Başında p olan 6 harfli 242 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİKOCU
-
-
[isim]
Piko yapan kimse veya piko yapılan yer
-
[isim]
Piko yapan kimse veya piko yapılan yer
- PARMAK
-
-
[isim]
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
- "Uzun, sinirli parmakları locanın kenarında uzanmış, boksörün kulağını koparıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Hele geçen gün o Meşincioğlu Kerim Bey'e yaptığın işe parmak ısırdım." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Bu küçük beldede kocaman işler göreceğini, herkese parmak ısırtacak eserler çıkaracağını zannediyordu." (Refik Halit Karay)
- "Ne istersin çocuk, çocuktan? dedi. Daha parmak kadar, kemikleri kırılacak, öyle ince." (Orhan Kemal)
-
[sıfat]
Eni bu organ kadar olan
- "Değneği iki parmak kısaltmalı."
- "Bu arada benim öteden beri gözüme çarpan bir noktaya şimdi parmak basacağım." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan
- "Bir parmak bal."
-
Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri
-
İnç
-
Bir işe karışmış olma ilgisi
- "Bu işte onun parmağı var."
-
Arşının yirmi dörtte biri
-
[isim]
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
- PARKÇI
-
-
[isim]
Parkı işleten kimse
-
[isim]
Parkı işleten kimse
- PİDELİ
-
-
[sıfat]
Pidesi olan, pideyle yapılan
-
[sıfat]
Pidesi olan, pideyle yapılan
- PRESÇİ
-
-
[isim]
Pres kullanan kimse
-
[isim]
Pres kullanan kimse
- PEKLİK
-
-
[isim]
Pek olma durumu
-
Kabız
-
Sağlamlık, dayanıklılık, direnç
-
[isim]
Pek olma durumu
- PASPAL
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Çok kepekli un
- "Dört sene çamurlu paspaldan ekmek yiye yiye bıktılar." (Aka Gündüz)
-
Bu un karıştırılarak hazırlanan yem
- "Bu boğayı iyi besle, kepeğini, paspalını eksik etme." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[sıfat]
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.)
-
Kötü cins esrar
-
[isim]
Çok kepekli un
- PAYDOS
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
İşi veya çalışmayı geçici olarak bırakma
- "Atatürk mektepten ayrılmak üzereyken paydos trampeti çaldığından hepimiz bahçeye boşandık." (Haldun Taner)
- "Birisi işini dokuzda paydos ederdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[ünlem]
Herhangi bir işi bıraktırmak için söylenen bir söz
- "Paydos! Ne nakış dersi var ne Türkçe." (Aka Gündüz)
-
[isim]
İşi veya çalışmayı geçici olarak bırakma
- PİYORE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Diş eti iltihabı
-
[isim]
Diş eti iltihabı
- PODYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer
-
[isim]
Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer
- PAPYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat
-
[isim]
Kelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat
- PİTAYA
- ...
- POSTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Duvara asılan büyük boy resim
-
Bilimsel toplantılarda panolara asılan kısa bildiri
-
[isim]
Duvara asılan büyük boy resim
- PROFAN
- ...
- PASTİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
-
Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
- PEPEME
-
-
[sıfat]
Pepe
-
[sıfat]
Pepe
- PERÇEM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı
-
Yele
- "At perçemi."
-
Kâkül
- "Selma alnına düşen bir perçemi eliyle kaldırıyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı
- PAHACI
-
-
[isim]
Pahalı mal satan kimse
-
[isim]
Pahalı mal satan kimse
- PERGEL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yay veya çember çizmekte ve ölçmekte kullanılan araç, yayçizer
- "Kalem Şakir düştü peşine, öylesine açmıştı ki pergelleri, koridorun ortasında yakaladı." (Rıfat Ilgaz)
-
[isim]
Yay veya çember çizmekte ve ölçmekte kullanılan araç, yayçizer
- PUSUCU
-
-
[isim]
Pusu kuran veya pusuya yatan kimse, yön belirteci
-
[isim]
Pusu kuran veya pusuya yatan kimse, yön belirteci