Başında p olan 5 harfli 184 kelime var. P harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında p bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- POLKA
-
-
[isim]
Bir çeşit Polonya dansı
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Bir çeşit Polonya dansı
- PUMBA
-
-
[sıfat]
Kabartılmış, yumuşak duruma getirilmiş
- "Yün şilteler, pamuk şilteler, pumba yastıklar..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Kabartılmış, yumuşak duruma getirilmiş
- PİŞİK
-
-
[isim]
Apış yeri, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı
-
[isim]
Apış yeri, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı
- PİYAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı
-
[isim]
Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı
- PÜNEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Raptiye
-
[isim]
Raptiye
- PAPAZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hristiyan din adamı, peder
- "Bu gece beş, on para çıkarırsan izinli gecemde papaz uçururuz." (Kemal Tahir)
-
Üzerinde papaz resmi olan iskambil kâğıdı
-
[isim]
Hristiyan din adamı, peder
- POLİS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta
-
Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu
- "İki gün sonra, polisler eve giderek annesini götürdüler." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta
- PANİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü
- "Kendisi ile birlikte gelemeyeceğini anlayınca tam bir paniğe kapıldı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü
- POLİP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan
-
Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı bir armut biçiminde ur
-
[isim]
Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan
- PALTO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi
- "Burası çok sıcak, çıkar paltonu, getir as şuraya!" (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi
- PEREN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ülker yıldızı
-
[isim]
Ülker yıldızı
- PİKET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki, üç veya dört kişi arasında ve otuz iki kâğıtla oynanan bir tür iskambil oyunu
-
[isim]
İki, üç veya dört kişi arasında ve otuz iki kâğıtla oynanan bir tür iskambil oyunu
- PİLİÇ
-
-
[isim]
Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz
-
Genç, güzel ve alımlı kız veya kadın
-
[isim]
Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz
- PAYAS
- ...
- POLAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kutup
-
[isim]
Kutup
- PLAZA
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
İş merkezi
-
[isim]
İş merkezi
- PORTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı
-
Bir iş için gereken para tutarı
-
Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek
-
Değer, önem
-
[isim]
Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı
- PÜRÜZ
-
-
[isim]
Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
- "Cildin pürüzleri."
-
Engel, güçlük
-
[isim]
Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
- PUDRA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz
-
[isim]
Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz
- PARSA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
- "Ali direkten indikten sonra eline aldığı bir tepsi ile ahaliye sarıldı ve parsa toplamaya başladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para