Başında o olan 8 harfli 122 kelime var. O harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OYNAKLIK

  1. [isim] Oynak olma durumu
  2. Oynakça davranış
    • "Kadınlarında ne bir oynaklık, erkeklerinde ne bir haşarılık." (Refik Halit Karay)

OYNATMAK

  1. [-i] Oynamasını sağlamak
    • "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı." (Peyami Safa)
  2. Kımıldamasına yol açmak
    • "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [nsz] Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
    • "Ayı oynatmak."
  4. [nsz] Bir araç, gereç kullanmak
    • "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?" (Ömer Seyfettin)
  5. [nsz] Aklını yitirmek
    • "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Korkutmak, heyecanlandırmak
    • "Yüreğimi oynattın."
  7. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
    • "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
  8. [nsz] Sahneye koymak
    • "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız." (Halide Edip Adıvar)

ORTOKLAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir çeşit potasyum feldspat, ortoz

OKŞANMAK

  1. [nsz] Okşama işine konu olmak
    • "Zavallı çocuk bu okşanıp öpülmelerden pancar gibi kızarmış bir hâlde kurtuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

OYDURMAK

  1. [-i] Oymasını sağlamak

OYDAŞMAK

  1. [nsz] Düşünce birliği içerisinde olmak

OYALANTI

  1. [isim] Oyalanmak için yapılan şey
    • "Araban, yazlığın, kışlığın, çiftliğin, hafta sonu evin, hobilerin, oyalantıların var." (Haldun Taner)

OTOTROFİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Öz beslenme

ORALILIK

  1. [isim] Oralı olma durumu
    • "Gözlerinde bir uzaklık, bir oralılık hâli sezerdim." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ORYANTAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan
  2. [isim] Genellikle Doğu ülkelerinde, kadınların tek başlarına ve yarı çıplak olarak müzik eşliğinde yaptıkları, vücut ve göbek hareketlerine dayalı dans
  3. [isim] Bu dansı yapan kadın

ONARTMAK

  1. [-i] Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek
    • "Fatih Sultan Mehmet onu onarttığı gibi III. Murat da 1582 yılında yenilemiştir." (Salâh Birsel)

ONAYLAMA

  1. [isim] Onaylamak işi, tasdik, konfirmasyon

OMURİLİK

  1. [isim] Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, boz madde ve ak maddeden oluşan sinir dokusu, murdar ilik

ORGANLIK

  1. [sıfat] Organ olma durumu
    • "Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ... yargı yolu ile olur." (Anayasa)

OTURAKLI

  1. [sıfat] Sağlam, gösterişli
    • "Çoğu dört köşe, kalın, oturaklı olan Arap üslubu minareler o ruhaniliği vermez." (Refik Halit Karay)
  2. Yerinde sağlam duran
  3. Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz)
  4. Saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse)
    • "Seçmenleriniz sizin daha bir oturaklı, daha bir ağırbaşlı, daha bir ölçülü olmanızı isterler." (Haldun Taner)

OBSESYON

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Takıntı

ONDURMAK

  1. [-i] Onmasını sağlamak, iyiye döndürmek
    • "Onu, ağına düşmüş bir av gibi ne öldürdü ne ondurdu." (Samiha Ayverdi)

OLGUNLUK

  1. [isim] Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
  2. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal
    • "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)

OĞLANEVİ

  1. [isim] Evlilikte erkek tarafı, erkekevi
    • "Bir gün kız, bir gün oğlanevinde iki gün sürecekti düğün." (Necati Cumalı)

ORGANTİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
    • "Sahnede siyah organtin tuvaletiyle beli incelmiş, göğsü kabarmış." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü