Başında o olan 8 harfli 148 kelime var. O harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında o bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ORGANLIK
-
-
[sıfat]
Organ olma durumu
- "Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ... yargı yolu ile olur." (Anayasa)
-
[sıfat]
Organ olma durumu
- OLDURGAN
-
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
- OYACILIK
-
-
[isim]
Oya yapma ve satma işi
-
[isim]
Oya yapma ve satma işi
- ODONTOSİ
- ...
- ONAYLAMA
-
-
[isim]
Onaylamak işi, tasdik, konfirmasyon
-
[isim]
Onaylamak işi, tasdik, konfirmasyon
- OBSESYON
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Takıntı
-
[isim]
Takıntı
- ORSALAMA
-
-
[isim]
Orsalamak işi
-
[isim]
Orsalamak işi
- OYNAKLIK
-
-
[isim]
Oynak olma durumu
-
Oynakça davranış
- "Kadınlarında ne bir oynaklık, erkeklerinde ne bir haşarılık." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Oynak olma durumu
- ODAKLAMA
-
-
[isim]
Odaklamak işi
-
[isim]
Odaklamak işi
- ONGUNLUK
-
-
[isim]
Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet
-
[isim]
Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet
- ORİJİNAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Özgün
- "Teslim, bu orijinal isimli kadın, dayımın emektar aşçısıdır." (Refik Halit Karay)
-
Fabrikası tarafından yapılmış olan, taklit olmayan (araç ve gereç)
-
Otantik
-
Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan
- "Ankara ikliminin en orijinal tarafını ısıda buluruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Özgün
- OMUZLAMA
-
-
[isim]
Omzuna alma, omzuna vurma
-
Destek olma
-
[isim]
Omzuna alma, omzuna vurma
- OSMANELİ
- ...
- OTUZARLI
- ...
- ORANTILI
-
-
[sıfat]
Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip
- "Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır." (Haldun Taner)
-
Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir
-
[sıfat]
Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip
- OTÇULLAR
-
-
[isim]
Bitki yiyerek beslenen canlılar, otoburlar
-
[isim]
Bitki yiyerek beslenen canlılar, otoburlar
- OLADURMA
- ...
- ONLARDAN
-
-
karşı taraftan olan (kimse)
- "O kış, önceki kışlardan daha az üşüdüm." (Necati Cumalı)
- "O duvar senin, bu duvar benim, sağdan sola, soldan sağa yalpa vurarak halkın önüne çıkıvermiş." (Halit Fahri Ozansoy)
- "... o gün bugün bir kere bile hastalanıp yatmamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Oyunları o kadar güzel olurmuş ki bunlar millî bir edebiyat eseri sayılırmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
karşı taraftan olan (kimse)
- ODOGRAFİ
- ...
- OLİGARŞİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki
- "Bugün Fransa gibi iki yüz yıl önce oligarşiyi yıkmış bir ülkede hâlâ kral diye bağıranlar vardır." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki