Başında o olan 4 harfli 73 kelime var. O harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde o harfi olan kelimeler listesine ya da sonu o harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında o bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ONLU

  1. [sıfat] On parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden on tane bulunan
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda on işaretini taşıyan kâğıt veya pul

ODUN

  1. [isim] Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç
    • "Sobada çıralar hemen alev almış, odunları da tutuşturmuştu." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Anlayışsız ve kaba (kimse)

OLGU

  1. [isim] Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa
    • "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz." (Orhan Hançerlioğlu)
  2. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey
  3. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş

ONCA

  1. [sıfat] O kadar, o denli
    • "Koca Yusuf onca atın içinden üç at seçememişti." (Yahya Kemal)
  2. [zarf] Ona göre, onun düşüncesine göre
    • "Onca yapılacak şey bir gelin entarisi, iki sofra da yemek..." (Memduh Şevket Esendal)

OĞUL

  1. [isim] Erkek evlat
    • "Ertesi günü kardeşimin büyük oğlu geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz
    • "Hinoğluhin."
  3. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu
    • "Oğul arısı."
  4. [ünlem] Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü
    • "Bu su onu da devirir oğul!" (Sait Faik Abasıyanık)

OLTU
...
OFİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İş yeri, daire, büro
    • "Alım satım ofisi müdürü resmî kanaldan bir şey yapılamayacağını anlamıştı." (Refik Halit Karay)

ONAY

  1. [isim] Uygun bulma, tasdik, icazet, izin
    • "Orhan Veli'nin Garip'i arkadaşlarının onayını almadan çıkardığını anlatmıştır." (Salâh Birsel)
    • "... olağanüstü hâl ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur." (Anayasa)

OTSU

  1. [sıfat] Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul

OKUR

  1. [isim] Okuyan kimse, okuyucu, kari
    • "Bu iki yazar çok okuru olmanın tadını çıkarmasını da bilmişlerdir." (Salâh Birsel)

ORAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Ağızcıl
  2. Sözlü
  3. [zarf] Ağız yoluyla
  4. Söze dayanan

OZAN

  1. [isim] Sazla şiirler söyleyen halk şairi, âşık
    • "Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Şiir yazan kimse, şair

OMCA

  1. [isim] Kalça kemiğinin bir bölümü
  2. Kesilmiş ağaç kökü, bağ kütüğü

OBUA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Orkestrada yer alan çift kamışlı, tahtadan yapılmış üflemeli çalgı

OĞUZ

  1. İyi huylu (kimse)

OTLU

  1. [sıfat] Otu olan
    • "Ona çok güzel, sulak, otlu bir ova buldum." (Yahya Kemal)

ORDU

  1. [isim] Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü
    • "Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri
    • "Dördüncü Ordu Karargâhına gidiş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü
  4. Çok sayıda insan, kalabalık

OKRA
...
OTAĞ

  1. [isim] Büyük ve süslü çadır, çerge

OKSU
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü