Sonunda nmak olan 10 harfli 133 kelime var. NMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde nmak olan kelimeler listesine ya da başında nmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K M N

3 Harfli Kelimeler

KAM, KAN, NAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYGULANMAK

  1. [nesnesiz] Uygulama işine konu olmak
    • "Müdür, emrinin tastamam uygulandığını duyarak memnun oldu." (Kerim Korcan)
UĞURLANMAK

  1. [nesnesiz] Uğurlama işi yapılmak
    • "Andelip, İstanbul'daki belli başlı hemşirelere yazılmış tavsiye mektuplarıyla kasabadan uğurlanır." (Reşat Nuri Güntekin)
HARILANMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan huysuzlanmak, huysuzluk etmek
BUĞULANMAK

  1. [nesnesiz] Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak; puslanmak
    • "Cigara dumanı, solukların sıcaklığı ile kahvelerin camları iyice buğulanmıştı." (Necati Cumalı)
  2. Göz nemlenmek
  3. [mecaz] Canlılığını yitirmek
    • "Tek tük ampullerden dökülen kırık dökük ışık demetleri adamakıllı buğulanmıştı." (Bedii Faik Akın)
AĞAÇLANMAK

  1. [nesnesiz] Ağaçlı duruma gelmek
    • "Şahsen meşhur olacağıma yani koyun sürüsüyle iç içe yaşayacağıma ağaçlanan bir fundalıkta ölmeyi yeğlerim."
ZIRHLANMAK

  1. [nesnesiz] Zırh giymek
    • "O Kureyşliler, neleri var, neleri yoksa topladılar, çarşı pazar sattılar, elli bin altın tedariklediler; tepeden tırnağa zırhlandılar, pusatlandılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Zırh kuşatılmak
BABALANMAK

  1. [nesnesiz] Babaları tutmak, çok öfkelenmek
  2. [argo] Diklenerek kabadayıca davranmak
    • "Hemen babalanarak ben çekerim küreği, dedi ve bir kayık kiraladık." (Fatma Bayram)
  3. Babalı olmak, babalı duruma gelmek
    • "Af geldi, af geldi de Müslüman evleri şeneldi, babasız evler babalandı, oğulsuz evler oğullandı, yüreğimiz yağlandı, kursağımız ısındı." (Cengiz Tuncer)
AYAKLANMAK

  1. [nesnesiz] Çocuk yürümeye başlamak
  2. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek
  3. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak
  4. [mecaz] Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek
  5. [mecaz] Uyanmak, uyanıp kalkmak
    • "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu." (Tarık Buğra)
GAGALANMAK

  1. [nesnesiz] Gagalama işi yapılmak
  2. [mecaz] Azarlanmak, hırpalanmak
ALIMLANMAK

  1. [nesnesiz] Alımlama işi yapılmak
YURTLANMAK

  1. [nesnesiz] Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak
SIRTLANMAK

  1. [-i] Sırtlamak işi yapılmak
  2. [mecaz] Sorumluluk almak, üstüne almak
    • "Eşini pek az görmüş, çocuklarının mesuliyetini tek başına sırtlanmak zorunda kalmış." (Ayşe Kulin)
AYARLANMAK

  1. [nesnesiz] Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek
    • "Saat ayarlandı. Fiyatlar ayarlandı."
ÇABALANMAK

  1. [nesnesiz] Çabalama işi yapılmak
ADAKLANMAK

  1. [nesnesiz, -le] Adına adak adanmak
    • "Adak kurbanın eti ise incelediğimiz bölgelerde adaklanmış kimseler tarafından yenmez..." (Yaşar Kalafat)
  2. [ağızlardan] Bakınız nişanlanmak
EMROLUNMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız emredilmek
HAVALANMAK

  1. [nesnesiz] Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek
    • "Oda her gün havalanmalı."
  2. Yerden ayrılıp göğe yükselmek
    • "Top ileri geri her havalandıkça bar bar bağırıyorlardı." (Nâzım Hikmet)
  3. Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek
  4. [mecaz] Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak
  5. [mecaz] Yerinde oturamaz duruma gelmek
  6. [mecaz] Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak
ARAKLANMAK

  1. [nesnesiz] Araklama işine konu olmak
YUVALANMAK

  1. [nesnesiz] Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak
  2. [askerlik] Silah, görünmeyecek bir biçimde gizlenmek
  3. [mecaz] Bir yerde birikmek, toplanmak
    • "Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
SIRALANMAK

  1. [nesnesiz] Sıra oluşturacak biçimde yer almak
    • "Rafların üst katlarında düzenli düzenli sıralanmış kitaplar, alt katlara doğru bir karmaşa hâlini almış." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Sıraya, düzene konulmak
    • "Her lakırtı konuşulmuş, yapılacak şeyler sıralanmış, yalnız onları yapmak, yaptırmak kalmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü