Başında nez olan 24 kelime var. Nez ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde nez olan kelimeler listesine ya da sonu nez ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında nez bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

NEZAKETSİZLİK

12 Harfli Kelimeler

NEZAKETLİLİK

11 Harfli Kelimeler

NEZARETHANE

10 Harfli Kelimeler

NEZAKETSİZ, NEZARETSİZ

9 Harfli Kelimeler

NEZAKETEN, NEZAKETLİ, NEZARETLİ, NEZRETMEK

8 Harfli Kelimeler

NEZDİNDE, NEZETMEK, NEZRETME

7 Harfli Kelimeler

NEZAFET, NEZAHET, NEZAKET, NEZARET, NEZETME, NEZLELİ

6 Harfli Kelimeler

NEZGEP

5 Harfli Kelimeler

NEZİF, NEZİH, NEZİR, NEZLE

4 Harfli Kelimeler

NEZT


Kelime bulma makinesi

E N Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ZEN

2 Harfli Kelimeler

EN, NE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEZAKETSİZLİK

  1. [isim] İnce ve nazik olmama durumu, kabalık
    • "Bir iki kere aklıma geldi, nezaketsizlik olmasın diye sormadım." (Atilla İlhan)

NEZAKETLİLİK

  1. [isim] Nezaketli olma durumu

NEZARETHANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gözaltına alınan kimselerin konulduğu yer, nezaret
    • "Emniyet müdürlüğünde nezarethane dedikleri yerdi burası." (Çetin Altan)

NEZARETSİZ

  1. [sıfat] Görünüşü olmayan, manzarasız, görüntüsüz
    • "O oda hem daraş hem nezaretsiz hem de lodosa karşı..." (Sermet Muhtar Alus)

NEZAKETSİZ

  1. [sıfat] Nazik olmayan
    • "Birdenbire tavırlarını değiştirmişler, nezaketsiz diyemeyeceğim ama oldukça soğuk bir eda takınmışlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

NEZARETLİ

  1. [sıfat] Görünüşlü, görüntüye sahip, manzaralı
    • "Yüksek, havadar, nezaretli bir ev." (Sermet Muhtar Alus)

NEZAKETLİ

  1. [sıfat] İnce, nazik
    • "... geniş bilgili, çok nezaketli, şahsına hürmet telkin ettirmiş ve dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı." (Abdülhak Şinasi Hisar)

NEZRETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Adamak

NEZAKETEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Nezaket olarak, nazik davranarak
    • "Senede dört kelime konuşmadığım adama nezaketen gülmeye bile mecbur değilim." (Sait Faik Abasıyanık)

NEZDİNDE

  1. [zarf] Yanında, huzurunda, gözetiminde

NEZRETME

  1. [isim] Nezretmek işi veya durumu

NEZETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Koparmak, çekip almak
    • "Bu hakkı benden nezedemezsiniz."
  2. [nsz] Can çekişmek

NEZAHET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Temizlik, ahlak temizliği

NEZARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bakma, gözetme, gözetim
    • "Sevincimi belli etmemek için tekerleklerin çıkarılmasına hâlâ nezaret ediyorum." (Aka Gündüz)
  2. Gözaltı
  3. Nezarethane
    • "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bakanlık
  5. Görü

NEZETME

  1. [isim] Nezetmek işi veya durumu

NEZLELİ

  1. [sıfat] Nezlesi olan
    • "Bu nevi rahatsızlığı nezleli ve hafifçe sıtmalı olduğumuz zaman da duyarız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

NEZAKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik, zarafet
    • "Ben bu kıza bir türlü nezaket öğretemedim." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir iş veya durum için önemli olma, dikkatli davranmayı gerektirme

NEZAFET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Temizlik, paklık

NEZGEP

  1. [isim] Başa takılan bürgü ve saçları tutmaya yarayan üzerinde eski Türk motifleri bulunan başlık

NEZİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Adak
    • "Yerden bir avuç saman aldı, ellerinin arasında bir nezri yerine getirir gibi ovuşturup havaya üfledi." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü