Sonunda ne olan 6 harfli 52 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YERİNE
-
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
- "Kadınlar bütün mallarını, vitrin yerine kullandıkları pencerelerde sergiliyorlardı."
-
Başkasının adına
- "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız alegori
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
- KABİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca cabinet
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
-
Hekim muayenehanesi
- "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor."
-
Bakınız kabin
- "Bir kabineye girip soyundum."
-
Bakınız tuvalet
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- KEMANE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemāne
-
[isim, müzik]
Keman ve kemençe yayı
-
[müzik]
Bakınız kabak kemane
-
Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç
-
[denizcilik]
Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım
-
[isim, müzik]
Keman ve kemençe yayı
- AKSİNE
-
-
[zarf]
Bakınız tersine
- "Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere."
-
[zarf]
Bakınız tersine
- İŞKİNE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız taş balığı
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız taş balığı
- DETONE
-
Kelime Kökeni: Fransızca détonné
-
[sıfat, müzik]
Kusurlu olan
- "Radyo parazit yapsın, sokak satıcıları detone sesleriyle bağırsın istiyorum."
-
[sıfat, müzik]
Kusurlu olan
- REÇİNE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi; ağaç sakızı, akındırık, akma
- "Ata Efendi, depoya yığılı kerestelerin reçine kokusundan hazzettiğini anladı."
-
[kimya]
Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde
-
[isim, bitki bilimi]
Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi; ağaç sakızı, akındırık, akma
- MARİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca mariné
-
[sıfat]
"Etleri yumuşatmak ve daha lezzetli duruma getirmek için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı vb. ilave edilerek hazırlanan sosun içerisinde bekletmek” anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Balıklara güzelce yedirip, buzdolabında yarım saat kadar bekletip marine edin."
-
[sıfat]
"Etleri yumuşatmak ve daha lezzetli duruma getirmek için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı vb. ilave edilerek hazırlanan sosun içerisinde bekletmek” anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- SEFİNE
-
Kelime Kökeni: Arapça sefīne
-
[isim, eskimiş, denizcilik]
Bakınız gemi
- "Kaptan Abdullah Bey yirmi beş sene harp sefinelerinde süvarilik yapmıştı."
-
[isim, eskimiş, denizcilik]
Bakınız gemi
- ERGENE
-
-
[isim]
Maden çıkarılan yer
-
[isim]
Maden çıkarılan yer
- KARİNE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarīne
-
[isim]
Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan ipucu
-
[isim]
Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan ipucu
- EFSANE
-
Kelime Kökeni: Farsça efsāne
-
[isim, edebiyat]
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye; söylence
-
[mecaz]
Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb
- "Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de onun müthiş bir aşk yüzünden bu hâle geldiğidir."
-
[mecaz]
Olağanüstü bir başarı elde etmiş kimse, kurum vb
-
[isim, edebiyat]
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye; söylence
- SEKENE
-
Kelime Kökeni: Arapça sekene
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde oturanlar, sakinler
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde oturanlar, sakinler
- KESENE
-
-
[isim, ağızlardan]
Sözleşme, yazılı anlaşma
-
Götürü veya toptan satış
- "Şimdi bu, kesene işlerine girişiyor, mekteplere ekmek veriyor. Trabzonlu bir ortakla bir eskici koltukçu dükkânı işletiyor."
-
[isim, ağızlardan]
Sözleşme, yazılı anlaşma
- BAHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça bahāne
-
[isim]
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep; mazeret
- "Birtakım bahanelerle elimden kurtulacağını mı sanıyorsun?"
-
[isim]
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep; mazeret
- RAFİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca raffiné
-
[sıfat]
Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.)
-
[mecaz]
Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
- "Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi."
-
[sıfat]
Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.)
- FASONE
-
Kelime Kökeni: Fransızca façonné
-
[isim]
Çözgü veya atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş
-
Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği
-
[isim]
Çözgü veya atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş
- ÇEDENE
-
-
[isim, ağızlardan]
Kendirin tohumu
-
[isim, ağızlardan]
Kendirin tohumu
- ECZANE
-
Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ + Farsça ḫāne
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
- REZENE
-
Kelime Kökeni: Farsça rāziyāne
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare)
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare)