Sonunda ne olan 6 harfli 52 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

REHİNE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse, tutak
    • "Bu anda elimizde, bir rehinemiz var, onun için karşı karşıya olan vaziyetimiz sizinkinden çok sağlamdır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

İŞKİNE

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Taş balığı

DÜZİNE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım

KESENE

  1. [isim] Sözleşme, yazılı anlaşma
  2. [sıfat] Götürü, toptan
    • "Şimdi bu, kesene işlerine girişiyor, mekteplere ekmek veriyor. Trabzonlu bir ortakla bir eskici koltukçu dükkânı işletiyor." (Memduh Şevket Esendal)

RAFİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
    • "Rafine yağ."
  2. Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
    • "Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi." (Haldun Taner)

REÇİNE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı
    • "Ata Efendi, depoya yığılı kerestelerin reçine kokusundan hazzettiğini anladı." (Nezihe Araz)
  2. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde

BİGANE
...
VİRANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı
    • "Viranede oynayan çocukların sesleri gittikçe azalıyor." (Peyami Safa)
  2. Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı, ören
    • "Kim bilir hangi viranelerden, tarlalardan, bahçelerden ... kucak kucak odun, çalı çırpı toplayıp getiriyor." (Reşat Nuri Güntekin)

BEÇENE
...
ÜSTÜNE

  1. [zarf] İlişkin, üzerine, dair
    • "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Üstüne kuma gelmesi şart değil insanın bu acıyı tatması için." (Ayşe Kulin)
  2. Hesabına
    • "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. ...-e göre, uygun olarak
    • "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli." (Memduh Şevket Esendal)
  4. ...-den sonra
    • "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu." (Haldun Taner)
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    • "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..." (Sait Faik Abasıyanık)

NUMUNE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Göstermelik
    • "Ahlak bozukluğu adına ne kadar rezillik varsa her biri için orada numuneler bulunabilir." (Ahmet Rasim)

EFSANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
  2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb
    • "Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de onun müthiş bir aşk yüzünden bu hâle geldiğidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

JAPONE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi)

STEPNE

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yedek lastik

YERİNE

  1. [zarf] Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
    • "Bana haftalık yerine gündelik ver." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Başkasının adına
    • "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı." (Haldun Taner)
  3. [isim] Alegori

YEGANE
...
AKSİNE

  1. [zarf] Tersine
    • "Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere." (Necati Cumalı)

KABİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bakanlar Kurulu, hükûmet
  2. Hekim muayenehanesi
    • "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor." (Aka Gündüz)
  3. Kabin
    • "Bir kabineye girip soyundum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Hela

MATİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gündüz gösterimi
    • "Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim." (Behçet Necatigil)

DİVANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Deli, kaçık, budala
  2. Bir şeye çok düşkün olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü