Sonunda ne olan 6 harfli 52 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RAFİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
    • "Rafine yağ."
  2. Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
    • "Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi." (Haldun Taner)

TERANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ezgi, makam, nağme
  2. Çok tekrarlandığından usanç verici bir durum alan söz
    • "Bu teraneleri çok işittik. Gece o terane. Araboğlu, Araboğlu, ayakları Şam'a doğru diye bir teranedir tutturuyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

DETONE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Yanlış, kusurlu (ses)
    • "Radyo parazit yapsın, sokak satıcıları detone sesleriyle bağırsın istiyorum." (Ayşe Kulin)

NUMUNE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Göstermelik
    • "Ahlak bozukluğu adına ne kadar rezillik varsa her biri için orada numuneler bulunabilir." (Ahmet Rasim)

SÜLİNE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası, denizçakısı (Solen)

AŞHANE

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Aşevi
  2. Mutfak

KESENE

  1. [isim] Sözleşme, yazılı anlaşma
  2. [sıfat] Götürü, toptan
    • "Şimdi bu, kesene işlerine girişiyor, mekteplere ekmek veriyor. Trabzonlu bir ortakla bir eskici koltukçu dükkânı işletiyor." (Memduh Şevket Esendal)

ŞÖMİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak
    • "Müsveddeleri harıl harıl yanan açık şömineye atıyordu." (Halide Edip Adıvar)

ŞAHANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Çok güzel, mükemmel, üstün nitelikli
    • "Kadın biraz geçkin ama güzelliği şahane!" (Refik Halit Karay)
  2. Hükümdarla ilgili, hükümdara özgü olan
  3. Hükümdara yakışacak durumda olan

REÇİNE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı
    • "Ata Efendi, depoya yığılı kerestelerin reçine kokusundan hazzettiğini anladı." (Nezihe Araz)
  2. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde

HAZİNE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet
    • "Dünyanın hazinelerine başını çevirip bakmazdı." (Refik Halit Karay)
  2. Değerli şeylerin saklandığı yer
  3. Gömülü veya saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü
  4. Kaynak
    • "Ağaç, rutubetin hazinesidir." (Falih Rıfkı Atay)
  5. Devlet malı veya parası
  6. Devlet malının veya parasının saklandığı yer
  7. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam
  8. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse

ÇEDENE

  1. [isim] Kendirin tohumu

MATİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gündüz gösterimi
    • "Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim." (Behçet Necatigil)

MEYANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çorba vb. yiyeceklere lezzet kazandırmak için un ve yağla yapılan sos

KEMANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Keman ve kemençe yayı
  2. Bir tür halk çalgısı
  3. Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç
  4. Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım

MESANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İdrar torbası

YEGANE
...
ÜSTÜNE

  1. [zarf] İlişkin, üzerine, dair
    • "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Üstüne kuma gelmesi şart değil insanın bu acıyı tatması için." (Ayşe Kulin)
  2. Hesabına
    • "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. ...-e göre, uygun olarak
    • "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli." (Memduh Şevket Esendal)
  4. ...-den sonra
    • "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu." (Haldun Taner)
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    • "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..." (Sait Faik Abasıyanık)

MARİNE
...
GÖZENE

  1. [isim] Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü