Sonunda ne olan 12 harfli 24 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANAATKARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳanāʿat + Farsça -kār + Farsça -âne
-
[zarf]
Kanaat eden kimseye yakışır biçimde
-
[zarf]
Kanaat eden kimseye yakışır biçimde
- TENEFFÜSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça teneffus + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Genellikle okullarda, ders aralarında dinlenmek için öğrencilerin çıktığı salon veya bahçe
- "Gezintilerini ve jimnastiğini üstü örtülü teneffüshanede yapıyordu."
-
[isim, eskimiş]
Genellikle okullarda, ders aralarında dinlenmek için öğrencilerin çıktığı salon veya bahçe
- MİNNETTARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça minnet + Farsça -dār-āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız minnettarca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız minnettarca
- FOTOĞRAFHANE
-
Kelime Kökeni: Fransızca photographe + Farsça ḫāne
-
[isim]
Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer; fotoğrafçı
- "Fotoğrafhanenin yapay ev dekoru içinde, dal inceliğinde bir genç kadın, iki parmağını şakağına dayamış düşünüyordu."
-
[isim]
Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer; fotoğrafçı
- MÜCELLİTHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça mucellid + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ciltevi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ciltevi
- NANKÖRCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız nankörce
-
[zarf]
Bakınız nankörce
- PİSKOPOSHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız piskoposluk
-
[isim]
Bakınız piskoposluk
- MÜRETTİPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça murettib + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgi yeri
- "Mürettiphanede operatörler İhsan Baba'nın etrafını çevirmişler."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dizgi yeri
- KONSOLOSHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konsolosluk
- "Konsoloshane bu ilanı bütün gazetelere dağıttı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız konsolosluk
- TEPELEMESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız tepeleme
- "Testiyi dizine dayayıp eğdi, maşrapayı tepelemesine doldurdu."
-
[zarf]
Bakınız tepeleme
- MUVAKKİTHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳit + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Zamanı belirlemek için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu, genellikle büyük camilerin yanında yer alan, muvakkitlerin görev yaptığı yer veya bina
- "Burası yarı mektep, yarı medrese bir yer. Ön tarafı muvakkithane."
-
[isim, eskimiş]
Zamanı belirlemek için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu, genellikle büyük camilerin yanında yer alan, muvakkitlerin görev yaptığı yer veya bina
- TAHAFFUZHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥaffuẓ + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu
-
[isim, eskimiş]
Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu
- HÜRMETKARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥurmet + Farsça -kār-āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız saygılıca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız saygılıca
- EFENDİCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız efendice
- "Tekrar geldi, kendisiyle konuştum, terbiyeli terbiyeli, efendicesine konuştum."
-
[zarf]
Bakınız efendice
- SIRMAKEŞHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe sırma + Farsça -keş + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Sırma yapılan yer
-
[isim, eskimiş]
Sırma yapılan yer
- SESSİZCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız sessizce
-
[zarf]
Bakınız sessizce
- SERSEMCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız sersemce
-
[zarf]
Bakınız sersemce
- ALABİLDİĞİNE
-
-
[zarf]
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde
-
Olanca hızı ile
- "Demin bana, 'Şeker değiliz ya eriyeceğiz!' diyen arabacı artık beygiri çalakamçı sürüyor; genç, dinç hayvan da arabayı alabildiğine koşturuyordu."
-
[mecaz]
Aşırı derecede, gereğinden çok; gırla, sıvırya
- "Sınıfların ve sınıf farklarının tamamıyla yok edilmesi için Stahanov hareketi alabildiğine inkişaf ettiriliyor."
-
[zarf]
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde
- TEMBELCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız tembelce
-
[zarf]
Bakınız tembelce
- MARANGOZHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim]
Marangozun çalıştığı iş yeri
-
[isim]
Marangozun çalıştığı iş yeri