Sonunda ne olan 10 harfli 43 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIRAATHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kahvehane
- "Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?"
-
Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kahvehane
- CAMBAZHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça cānbāz + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer
- "Minimini bir cambaz kızını görmek için at cambazhanesine daldı."
-
[isim, eskimiş]
Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer
- ABDESTHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + dest + ḫāne
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- "Koridorda kimselerin bulunmamasına sevindim ve süratle abdesthaneye yürüdüm."
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- İMİŞÇESİNE
-
-
[edat]
Bakınız gibi
- "Vücudumuza serinlik, ferahlık yayılıyor / Kan verilen bir yaralı imişçesine cismime can geliyor"
-
[edat]
Bakınız gibi
- MAHPUSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- TEVKİFHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça tevḳīf + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tutukevi
- "İstanbul tevkifhanesinde, yedi küsur yıldır yatan, yetmiş yaşında, kalbi yağmur suyu kadar berrak ve temiz bir insan vardı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tutukevi
- TEPHİRHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça tebḫīr + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız buğuevi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız buğuevi
- AZİMKARANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿazm + Farsça -kār-āne
-
[zarf, eskimiş]
Kararlılıkla, kararlı olarak
- "Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz."
-
[zarf, eskimiş]
Kararlılıkla, kararlı olarak
- PATRİKHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim]
Patriğin makamı
-
Patriğin görev yaptığı bina
- "Dimitro'nun babası patrikhanede memurdu."
-
[isim]
Patriğin makamı
- İMARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿimāret + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu; imaret
- "Gönlü o kadar geniş imiş ki sair yoksullar gibi imarethaneden bir tas çorba içmeyi dahi açgözlülük sayarmış."
-
[isim, tarih]
Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu; imaret
- NAKKARHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳḳār + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
-
Bu takımın bulunduğu yer
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
- ÖLÜRCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız ölesiye
- "Bu cins çocukların da ekmeğini taştan çıkarmak için ölürcesine çalıştıklarını görüyorum."
-
[zarf]
Bakınız ölesiye
- MİSKİNHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça miskīn + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız miskinler tekkesi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız miskinler tekkesi
- SERMESTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ser + mestāne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sarhoşça
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sarhoşça
- HALVETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalvet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
- "… her seferinde muvaffak olarak karısını nazikçe, incitmeden halvethaneye sürüklerdi."
-
Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
- EZERCESİNE
-
-
[zarf]
Ezer bir biçimde
- "Kalabalık kendisini ezercesine sıkıştırır. Kravatı ters döner, gömleğinin yakası eğri büğrü hâle gelir."
-
[zarf]
Ezer bir biçimde
- ENSTANTANE
-
Kelime Kökeni: Fransızca instantané
-
[isim]
Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
-
Bu yöntemle çekilen fotoğraf; enstantane fotoğraf
- "Bir iki enstantane denemesi yapmak istiyorum."
-
[sıfat]
Bakınız anlık (I)
- "Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum."
-
[isim]
Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
- TERKİPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça terkīb + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent
- TEMBELHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça tenbel + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer
-
[isim, eskimiş]
İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer
- HAŞHAŞHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaşḫāş + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Haşhaşın işlendiği yer
-
[isim, eskimiş]
Haşhaşın işlendiği yer