Sonunda ne olan 10 harfli 43 kelime var. NE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da başında ne olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRAATHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kahvehane
    • "Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane
CAMBAZHANE

Kelime Kökeni: Farsça cānbāz + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer
    • "Minimini bir cambaz kızını görmek için at cambazhanesine daldı." (Osman Cemal Kaygılı)
ABDESTHANE

Kelime Kökeni: Farsça āb + dest + ḫāne

  1. [isim] Bakınız tuvalet
    • "Koridorda kimselerin bulunmamasına sevindim ve süratle abdesthaneye yürüdüm." (Kemal Bilbaşar)
İMİŞÇESİNE

  1. [edat] Bakınız gibi
    • "Vücudumuza serinlik, ferahlık yayılıyor / Kan verilen bir yaralı imişçesine cismime can geliyor" (Refik Halit Karay)
MAHPUSHANE

Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız cezaevi
    • "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu." (Kerim Korcan)
TEVKİFHANE

Kelime Kökeni: Arapça tevḳīf + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tutukevi
    • "İstanbul tevkifhanesinde, yedi küsur yıldır yatan, yetmiş yaşında, kalbi yağmur suyu kadar berrak ve temiz bir insan vardı." (Necip Fazıl Kısakürek)
TEPHİRHANE

Kelime Kökeni: Arapça tebḫīr + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız buğuevi
AZİMKARANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿazm + Farsça -kār-āne

  1. [zarf, eskimiş] Kararlılıkla, kararlı olarak
    • "Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz." (Atatürk)
PATRİKHANE

Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne

  1. [isim] Patriğin makamı
  2. Patriğin görev yaptığı bina
    • "Dimitro'nun babası patrikhanede memurdu." (Sait Faik Abasıyanık)
İMARETHANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿimāret + Farsça ḫāne

  1. [isim, tarih] Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu; imaret
    • "Gönlü o kadar geniş imiş ki sair yoksullar gibi imarethaneden bir tas çorba içmeyi dahi açgözlülük sayarmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
NAKKARHANE

Kelime Kökeni: Arapça naḳḳār + Farsça ḫāne

  1. [isim, tarih] Bakınız mehter takımı
  2. Bu takımın bulunduğu yer
ÖLÜRCESİNE

  1. [zarf] Bakınız ölesiye
    • "Bu cins çocukların da ekmeğini taştan çıkarmak için ölürcesine çalıştıklarını görüyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
MİSKİNHANE

Kelime Kökeni: Arapça miskīn + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız miskinler tekkesi
SERMESTANE

Kelime Kökeni: Farsça ser + mestāne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız sarhoşça
HALVETHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḫalvet + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
    • "… her seferinde muvaffak olarak karısını nazikçe, incitmeden halvethaneye sürüklerdi." (Metin Savaş)
  2. Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda
EZERCESİNE

  1. [zarf] Ezer bir biçimde
    • "Kalabalık kendisini ezercesine sıkıştırır. Kravatı ters döner, gömleğinin yakası eğri büğrü hâle gelir." (Recep Bilginer)
ENSTANTANE

Kelime Kökeni: Fransızca instantané

  1. [isim] Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
  2. Bu yöntemle çekilen fotoğraf; enstantane fotoğraf
    • "Bir iki enstantane denemesi yapmak istiyorum." (Çetin Altan)
  3. [sıfat] Bakınız anlık (I)
    • "Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
TERKİPHANE

Kelime Kökeni: Arapça terkīb + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent
TEMBELHANE

Kelime Kökeni: Farsça tenbel + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer
HAŞHAŞHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḫaşḫāş + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Haşhaşın işlendiği yer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü