Başında ne olan 7 harfli 27 kelime var. Ne ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ne bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEFSANİ

Kelime Kökeni: Arapça nefsānī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız nefsî
NEOZOİK

Kelime Kökeni: Fransızca néozoïque

  1. [sıfat, jeoloji] Üçüncü ve Dördüncü zamanla Çağ ile ilgili
NEZAHET

Kelime Kökeni: Arapça nezāhet

  1. [isim, eskimiş] Temizlik, ahlak temizliği
NEVAZİL

Kelime Kökeni: Arapça nevāzil

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız nezle
    • "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
NEVAZİŞ

Kelime Kökeni: Farsça nevāziş

  1. [isim, eskimiş] İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
    • "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim." (Orhan Seyfi Orhon)
NEVESER

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça es̱er

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
NEZETME

  1. [isim] Nezetmek işi veya durumu
NEBÜLÖZ

Kelime Kökeni: Fransızca nébuleuse

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız bulutsu
    • "Ulu, başına çok yüksek, kızgın bir nebülöz sanki." (Attilâ İlhan)
NECASET

Kelime Kökeni: Arapça necāset

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kirlilik
  2. Bakınız dışkı
NEKAHET

Kelime Kökeni: Arapça neḳāhet

  1. [isim] Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu
    • "His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Bakınız durgunluk
NECABET

Kelime Kökeni: Arapça necābet

  1. [isim, eskimiş] Temiz bir soydan gelme
    • "Eşyanın bile ihtiyarlamasında bir necabet vardı." (Mithat Cemal Kuntay)
NEZARET

Kelime Kökeni: Arapça neẓāret

  1. [isim] Bakma, gözetme, gözetim
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
  3. Bakınız nezarethane
    • "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [eskimiş] Bakınız bakanlık
  5. [eskimiş] Bakınız görü
NEFESLİ

  1. [sıfat] Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen
  2. [müzik] Bakınız üflemeli
  3. [mecaz] Nefesi güçlü olan
    • "Bir kere hepimizden nefesli idi." (Haldun Taner)
NESKAFE

Kelime Kökeni: Nescafe tescilli ürün adından

  1. [isim] Bakınız hazır kahve
NEZLELİ

  1. [sıfat] Nezlesi olan
    • "Bu nevi rahatsızlığı nezleli ve hafifçe sıtmalı olduğumuz zaman da duyarız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
NEDENLİ

  1. [sıfat] Bakınız sebepli
  2. [sıfat, zarf] Bakınız niçinli
NEBATAT

Kelime Kökeni: Arapça nebātāt

  1. [isim, eskimiş, bitki bilimi] Bitkiler
  2. Bakınız bitki bilimi
NEZAKET

Kelime Kökeni: Arapça nezāket

  1. [isim] Başkalarına karşı saygılı ve kibar davranma; naziklik
NEREDEN

  1. [zarf] Hangi yerden?
    • "Neriman’a bu yeni hevesler nereden geliyor?" (Peyami Safa)
  2. Nasıl, ne gibi bir ilişki ile
    • "Ay, bütün bunları nereden bileyim Meryem!.." (Emine Işınsu)
NEDAMET

Kelime Kökeni: Arapça nedāmet

  1. [isim] Bakınız pişmanlık
    • "Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum." (Hüseyin Cahit Yalçın)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü