Başında ne olan 7 harfli 27 kelime var. Ne ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ne bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ne Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEFSANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nefsānī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nefsî
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nefsî
- NEOZOİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca néozoïque
-
[sıfat, jeoloji]
Üçüncü ve Dördüncü zamanla Çağ ile ilgili
-
[sıfat, jeoloji]
Üçüncü ve Dördüncü zamanla Çağ ile ilgili
- NEZAHET
-
Kelime Kökeni: Arapça nezāhet
-
[isim, eskimiş]
Temizlik, ahlak temizliği
-
[isim, eskimiş]
Temizlik, ahlak temizliği
- NEVAZİL
-
Kelime Kökeni: Arapça nevāzil
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız nezle
- "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..."
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız nezle
- NEVAZİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça nevāziş
-
[isim, eskimiş]
İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
- "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim."
-
[isim, eskimiş]
İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
- NEVESER
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça es̱er
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
- NEZETME
-
-
[isim]
Nezetmek işi veya durumu
-
[isim]
Nezetmek işi veya durumu
- NEBÜLÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca nébuleuse
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız bulutsu
- "Ulu, başına çok yüksek, kızgın bir nebülöz sanki."
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız bulutsu
- NECASET
-
Kelime Kökeni: Arapça necāset
- NEKAHET
-
Kelime Kökeni: Arapça neḳāhet
-
[isim]
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu
- "His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı."
-
[mecaz]
Bakınız durgunluk
-
[isim]
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu
- NECABET
-
Kelime Kökeni: Arapça necābet
-
[isim, eskimiş]
Temiz bir soydan gelme
- "Eşyanın bile ihtiyarlamasında bir necabet vardı."
-
[isim, eskimiş]
Temiz bir soydan gelme
- NEZARET
-
Kelime Kökeni: Arapça neẓāret
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
-
[hukuk]
Bakınız gözaltı
-
Bakınız nezarethane
- "Zaptiye nezaretinde temiz bir dayaktan sonra hepimizi bir yere sürdüler."
-
[eskimiş]
Bakınız bakanlık
-
[eskimiş]
Bakınız görü
-
[isim]
Bakma, gözetme, gözetim
- NEFESLİ
-
-
[sıfat]
Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen
-
[müzik]
Bakınız üflemeli
-
[mecaz]
Nefesi güçlü olan
- "Bir kere hepimizden nefesli idi."
-
[sıfat]
Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen
- NESKAFE
-
Kelime Kökeni: Nescafe tescilli ürün adından
-
[isim]
Bakınız hazır kahve
-
[isim]
Bakınız hazır kahve
- NEZLELİ
-
-
[sıfat]
Nezlesi olan
- "Bu nevi rahatsızlığı nezleli ve hafifçe sıtmalı olduğumuz zaman da duyarız."
-
[sıfat]
Nezlesi olan
- NEDENLİ
-
- NEBATAT
-
Kelime Kökeni: Arapça nebātāt
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bitkiler
-
Bakınız bitki bilimi
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bitkiler
- NEZAKET
-
Kelime Kökeni: Arapça nezāket
-
[isim]
Başkalarına karşı saygılı ve kibar davranma; naziklik
-
[isim]
Başkalarına karşı saygılı ve kibar davranma; naziklik
- NEREDEN
-
-
[zarf]
Hangi yerden?
- "Neriman’a bu yeni hevesler nereden geliyor?"
-
Nasıl, ne gibi bir ilişki ile
- "Ay, bütün bunları nereden bileyim Meryem!.."
-
[zarf]
Hangi yerden?
- NEDAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça nedāmet
-
[isim]
Bakınız pişmanlık
- "Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum."
-
[isim]
Bakınız pişmanlık