Başında ne olan 6 harfli 40 kelime var. Ne ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ne olan kelimeler listesine ya da sonu ne ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ne bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEVMİT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Umutsuz, çaresiz
- "Bu dönüşlerde Fahim Bey yorgun, bezgin, nevmit olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Umutsuz, çaresiz bir biçimde
- "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Umutsuz, çaresiz
- NEBBAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mezar soyguncusu
-
[isim]
Mezar soyguncusu
- NERESİ
-
-
[zamir]
Hangi yönü
- "Bunun neresi güzel?"
-
[zarf]
Nerede, hangi yerde
- "İlkokul neresi?"
-
[zamir]
Hangi yönü
- NEBATİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bitki ile ilgili, bitkisel
-
[sıfat]
Bitki ile ilgili, bitkisel
- NEKTAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yunan mitolojisinde, içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi
-
Meyvenin özü
-
Bal özü
-
[isim]
Yunan mitolojisinde, içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi
- NEODİM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 60, atom ağırlığı 144,3, yoğunluğu 6,96 olan, seryumdan daha sert bir element (simgesi Nd)
-
[isim]
Atom numarası 60, atom ağırlığı 144,3, yoğunluğu 6,96 olan, seryumdan daha sert bir element (simgesi Nd)
- NETİCE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sonuç
-
[isim]
Sonuç
- NEVALE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gereken yiyecek ve içecek şeyler, azık
- "Halk, sırtlarında heybeleri, ellerinde nevale sepetleriyle vapura girdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "Elinde yiyecek paketleriyle evin nevalesini düzmüş, geri dönüyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Gereken yiyecek ve içecek şeyler, azık
- NETLİK
-
-
[isim]
Net olma durumu
- "Ferit gözlerini açınca evvela etrafı görüşündeki netliğin verdiği hayret içinde Vafi Bey'in açık yeşil gözlerindeki berrak huzurla karşılaştı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Net olma durumu
- NEDRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Nicelik bakımından alışılanın, umulanın veya gerekenin altında olma durumu, azlık, seyreklik
-
[isim]
Nicelik bakımından alışılanın, umulanın veya gerekenin altında olma durumu, azlık, seyreklik
- NEREYE
-
-
[zarf]
Hangi yere?
- "Kitabı nereye koydun?"
-
[zarf]
Hangi yere?
- NEŞİDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir toplulukta okunmaya değer şiir
- "Neşidesini okurken, birdenbire bir açılışı, bir derinleşmesi vardır." (Memduh Şevket Esendal)
-
Atasözü gibi kullanılan beyit veya dize
-
[isim]
Bir toplulukta okunmaya değer şiir
- NEYMİŞ
-
-
söylendiğine göre, güya
- "Ne âlem çocuksun!"
- "Onda para ne arar!"
- "Sen burada ne arıyorsun, haydi çabuk eve!"
- "Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?" (Memduh Şevket Esendal)
-
söylendiğine göre, güya
- NERELİ
-
-
[sıfat]
Birinin memleketini sormak için kullanılan bir söz
- "Siz nerelisiniz?"
-
[sıfat]
Birinin memleketini sormak için kullanılan bir söz
- NERVÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir veya iki milimlik pili
-
Direnci artıran çıkıntı
- "Bazı demirlerin üzerinde nervür vardır."
-
[isim]
Bir veya iki milimlik pili
- NEMCİL
-
-
[sıfat]
Nemden ve nemli yerden hoşlanan (bitki), higrofil
-
[sıfat]
Nemden ve nemli yerden hoşlanan (bitki), higrofil
- NEZGEP
-
-
[isim]
Başa takılan bürgü ve saçları tutmaya yarayan üzerinde eski Türk motifleri bulunan başlık
-
[isim]
Başa takılan bürgü ve saçları tutmaya yarayan üzerinde eski Türk motifleri bulunan başlık
- NEŞREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yayım yoluyla
-
[zarf]
Yayım yoluyla
- NESNEL
-
-
[sıfat]
Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı
-
Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif
-
Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif
-
[sıfat]
Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı
- NEFTÇİ
- ...