Nabzına Göre Şerbet Vermek
-
birinin hoşuna gidecek, gururunu okşayacak yolda davranmak
-
"Nabzı durdu, nefesi durdu galiba."
(Yusuf Ziya Ortaç)
-
"Başına gelmeyen bela kalmadı. Azıcık nabza göre şerbet versen, başına bu dertler gelmezdi."
(Aydın Boysan)
-
"Doktor, hallacın yanına vardı. Nabzını tuttu."
(Sait Faik Abasıyanık)
-
"Milletin sesini işitmek, nabzını yoklamak, meselesini ve durumunu kaynakta öğrenmek istiyordu."
(Tarık Buğra)
Kelime Anlamı Kaynağı : Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü
Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz: