Başında na olan 6 harfli 40 kelime var. Na ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında na bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Na Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAKKAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳḳāş
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına birtakım resim veya şekillerle süslemeler yapan usta; bezekçi
- "Fırçayı tutamıyor parmakları nakkaşın / Mermeri oymaz oldu eli heykeltıraşın"
-
[eskimiş]
Bakınız nakışçı
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına birtakım resim veya şekillerle süslemeler yapan usta; bezekçi
- NAPALM
-
Kelime Kökeni: Fransızca napalm
-
[isim, kimya]
Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde
-
[isim, kimya]
Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde
- NAMECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Mektup yazan kimse
-
[isim, eskimiş]
Mektup yazan kimse
- NAKDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳden
-
[zarf]
Para olarak
- "Karı koca üç senede bir apartman, bir konak ve nakden altmış beş bin lira yediler."
-
Peşin olarak
-
[zarf]
Para olarak
- NARENÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça nārenc
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunç
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunç
- NAYLON
-
Kelime Kökeni: Fransızca nylon
-
[isim]
Dayanıklı ve esnek döküm maddesi
- "Geç saatlere kadar çöpten toplayacakları demirleri, şişeleri, naylonları nasıl satacaklarını konuştular."
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılan
- "Plastik deyince bu devirde birtakım naylon eşya, şu bu geliyor hatıra."
-
[sıfat, mecaz]
Düzme, düzmece, sahte
-
[isim]
Dayanıklı ve esnek döküm maddesi
- NARVAL
-
Kelime Kökeni: (Danca nahrval sözlerinin kısaltılmış biçimi)
-
[isim, hayvan bilimi]
Atlas Okyanusu'nun Antartika bölgesinde yaşayan bir tür balina; nar balinası (Monodon monoceros)
-
[isim, hayvan bilimi]
Atlas Okyanusu'nun Antartika bölgesinde yaşayan bir tür balina; nar balinası (Monodon monoceros)
- NAKZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳżen
-
[zarf, eskimiş]
Bozarak
- "İşte artık teşrinievveli beklemek lazımdır. O vakte kadar temyizden nakzen gelir ise âlâ, gelmez ise af veya tecili bekleyeceğiz."
-
[zarf, eskimiş]
Bozarak
- NAMZET
-
Kelime Kökeni: Farsça nāmzed
-
[isim]
Bakınız aday
- "Bana göre masal dinlemeyen bir çocuk çok bedbaht bir insan olmaya namzet bir insandır."
-
[ağızlardan]
Sözlü, yavuklu
-
[isim]
Bakınız aday
- NAZİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓīre
-
[isim]
Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz
-
[edebiyat]
Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir
- "Yahya Kemal'e bayılıyor, boş zamanlarında onun rubailerine nazireler yazmaya çalışıyordu."
-
[isim]
Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz
- NANKÖR
-
Kelime Kökeni: Farsça nānkūr
-
[sıfat]
Bakınız iyilikbilmez
- "Nankörler! Yediğiniz ekmek boğazınızda dursun."
-
[sıfat]
Bakınız iyilikbilmez
- NARMAN
-
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
- NASSAU
-
-
[isim]
Bahamalar'ın başkenti
-
[isim]
Bahamalar'ın başkenti
- NASFET
-
Kelime Kökeni: Arapça naṣfet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hakkaniyet
- "Nasfet ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk milleti, Türkiye'nin müstakbel çocukları, bunu, bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hakkaniyet
- NADİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça nādīde
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- NAFİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça nāfile
-
[sıfat]
Bakınız yararsız
- "Delikanlı çağımızdaki cevher / Yalvarmak, yakarmak nafile bugün"
-
[zarf]
Bakınız boşuna
- "Avukata söyle, nafile beklemesin."
-
[isim, din bilimi]
Bir kimsenin dinen zorunlu olmadığı hâlde yalnızca Allah rızasını kazanmak amacıyla farz dışında kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve yaptığı her türlü hayırlı iş ve davranış
-
[sıfat]
Bakınız yararsız
- NALBUR
-
Kelime Kökeni: Arapça naʿl + Farsça -ber
-
[isim]
At nalı yapan demirci
-
Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse
-
[isim]
At nalı yapan demirci
- NARKOZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca narcose
-
[isim, tıp]
Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin uyuşturulması için ekseriya solunum yoluyla verilen anestezik madde
- "Bir insan narkoz almadan, kesilip biçilecek yerini uyuşturmadan kendini kendi eliyle ameliyat eder."
-
Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum yoluyla anestezik madde verilerek uyuşturulması
-
[isim, tıp]
Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin uyuşturulması için ekseriya solunum yoluyla verilen anestezik madde
- NAKİSA
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳīṣa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eksiklik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eksiklik
- NAMDAR
-
Kelime Kökeni: Farsça nāmdār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ünlü
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ünlü