Başında n olan 5 harfli 144 kelime var. N harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde n harfi olan kelimeler listesine ya da sonu n harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında n bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NESİH

Kelime Kökeni: Arapça nesḫ

  1. [isim, eskimiş] Kaldırma, hükümsüz bırakma
  2. Arap harflerinin, basımda ve yazma kitaplarda en çok kullanılan türü
NEDEN

  1. [zarf] Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; ne
    • "Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz?" (Haldun Taner)
  2. [isim] Bakınız sebep
    • "İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden onu ayrıca ilgilendiriyor." (Attilâ İlhan)
  3. Bakınız niçin
  4. [felsefe] Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey; sebep, illet
NEPAL

  1. [isim] Himalayalar'da, Hindistan ile Çin arasında bir ülke; başkenti Katmandu
NİSAİ

Kelime Kökeni: Arapça nisāʾī

  1. [sıfat, eskimiş] Kadınla ilgili
    • "Nisai hastalık."
  2. Kadın hastalıkları ile ilgili
  3. Bakınız kadınsı
NEZİR

Kelime Kökeni: Arapça neẕr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız adak
    • "Yerden bir avuç saman aldı, ellerinin arasında bir nezri yerine getirir gibi ovuşturup havaya üfledi." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
NAMLI

  1. [sıfat] Bakınız ünlü
    • "Namlı, şanlı, iri yarı bir delikanlının buncacık kıza âşık olması ne demekti?" (İlhan Tarus)
NİNNİ

  1. [isim] Bebeklerin uyumasına yardımcı olmak için söylenen türkü
    • "Gırç gırç bir beşik sallanıyor, kalın, uzun bir kadın sesi ninni söylüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. [ünlem] Bu türkülerin sonunda tekrarlanan söz
    • "Uyusun da büyüsün ninni!"
NİSPİ

Kelime Kökeni: Arapça nisbī

  1. [sıfat] Birbirine göre (olan), önceki duruma göre
    • "Özel hukuk alanında kesin hükmün kural olarak sadece nispi bir bağlayıcılığı vardır." (Kemal Gözler)
  2. [eskimiş, felsefe] Bakınız bağıntılı
    • "Zenginlik, fukaralık nispi durumlardır."
NEZİH

Kelime Kökeni: Arapça nezīh

  1. [sıfat] Kötülüklerden uzak, temiz, şık (yer, ortam)
  2. Kötülükten, kabalıktan uzak olan (kimse)
    • "Bununla beraber sitemleri ve tarizleri onunkilerden çok daha ince ve nezihtir." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  3. Temiz ahlaklı
NISIF

Kelime Kökeni: Arapça niṣf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yarı
    • "Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu." (Nâzım Hikmet)
NAHİV

Kelime Kökeni: Arapça naḥv

  1. [isim, eskimiş, dil bilgisi] Bakınız cümle bilgisi
NUBUK

Kelime Kökeni: İngilizce nubuck

  1. [isim] Yüzeyi zımparalanarak kadifemsi bir görünüm verilmiş sığır derisi
NEZİF

Kelime Kökeni: Arapça nezf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kanama
    • "Bu şiddetli nezfin önüne geçememekten korkuyordu." (Peyami Safa)
NAMLU

Kelime Kökeni: Farsça nāmlū

  1. [isim, askerlik] Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça
    • "Anlaşılıyor ki en evvel namlu ağzından çıkan ateş, barutun namlu içinde yanan kısmının ateşidir." (Ahmet Midhat Efendi)
  2. Kasatura, kılıç, meç, bıçak vb. kesici silahların uzun ve keskin bölümü
NAZİK

Kelime Kökeni: Farsça nāzuk

  1. [sıfat] Başkalarına karşı saygılı davranan
    • "Vesime, hakikaten talihli kızmış, Remzi Bey biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. İnce yapılı, narin
    • "Kadın fevkalade nazik ve güzel, çocuklar oya gibi idiler." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen
    • "Nazik bir bitki."
  4. Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan; kritik
    • "Şimdi devleti tehlikeden kurtaracak pek nazik zamandır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. Dikkat isteyen, özen gerektiren; tetik (II)
    • "Rica ederim gülmeyiniz, iş pek naziktir, şaka götürmez." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
NAURU

  1. [isim] Büyük Okyanus'ta, dünyanın en küçük ada ülkelerinden biri
NAZİL

Kelime Kökeni: Arapça nāzil

  1. [sıfat, eskimiş] İnen, inmiş
  2. Konaklayan
NAZIM

Kelime Kökeni: Arapça naẓm

  1. [isim, edebiyat] Bakınız şiir
NAZİR

Kelime Kökeni: Arapça naẓīr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız benzer
NURLU

  1. [sıfat] Bakınız ışıklı
    • "Mehtap bize bir nurlu avize gibi gelirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [mecaz] Saygı uyandıran
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü