Başında n olan 3 harfli 19 kelime var. N harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde n harfi olan kelimeler listesine ya da sonu n harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında n bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NAH

  1. [ünlem] Bakınız işte
    • "Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda." (Attilâ İlhan)
NAM

Kelime Kökeni: Farsça nām

  1. [isim] Bakınız ad (I)
    • "Çemberlitaş'ta bir kahvede sizin namınıza bir mektup varmış." (Peyami Safa)
  2. Bakınız ün
NEM

Kelime Kökeni: Farsça nem

  1. [isim] Havada bulunan su buharı
  2. Hafif ıslaklık; rutubet
NAL

Kelime Kökeni: Arapça naʿl

  1. [isim] At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası; nalça
    • "Atların nal tıkırtıları, demir tekerlek gürültüleri işitildi." (Ömer Seyfettin)
NAN

Kelime Kökeni: Farsça nān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ekmek (I)
    • "Alçak, nan ve nimet nankörü hain!" (Sermet Muhtar Alus)
NOM

  1. [isim, tarih] Eski Mısır'da şehir devleti
NAS

Kelime Kökeni: Arapça naṣṣ

  1. [isim] Açıklık, açık ve kesin yargı
    • "Birçok hâllerde de naslar, genel kurallar olarak değil, belirli sorunlar üzerine verilmiş yargılardır." (Niyazi Berkes)
  2. [felsefe] Bakınız dogma
NAR

Kelime Kökeni: Farsça nār, enār

  1. [isim, bitki bilimi] Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum)
  2. Bu ağacın kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü, içinde çok sayıda kırmızımtırak, sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi
NOD

Kelime Kökeni: İngilizce nod

  1. [isim, tıp] Bakınız yumru
  2. [bilişim] Bakınız düğüm
NAZ

Kelime Kökeni: Farsça nāz

  1. [isim] Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
  2. İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılan davranış
    • "Çok naz âşık usandırır."
  3. Şımarıkça davranış
NİŞ

Kelime Kökeni: Fransızca niche

  1. [isim, mimarlık] Duvar içinde bırakılan oyuk
    • "Nişlerden, gömme kitaplıklardan enli boylu, içleri kök boyalarla bezekli, altın varaklı kitaplar çekip okurdu." (Sevinç Çokum)
NEY

Kelime Kökeni: Farsça ney

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan yapılmış, üflemeli bir çalgı
    • "Bu ücra ve metruk sarayda yalnız arada sırada bir Türk gencinin neyi işitiliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
NET

Kelime Kökeni: Fransızca net

  1. [sıfat] Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
  2. İyi duyulan (ses)
  3. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan; safi
    • "Bin beş yüz net veriyorlardı, vergi, sigorta çıktıktan sonra." (Haldun Taner)
  4. [mecaz] Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan
    • "Hayatını didik didik etmek, son beş altı yıllık çizgisini net olarak ortaya çıkarmak istiyordu." (Tarık Buğra)
NEV

Kelime Kökeni: Arapça nevʿ

  1. [isim] Çeşit, cins, tür
    • "Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir." (Peyami Safa)
NOT

Kelime Kökeni: Fransızca note

  1. [isim] Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
    • "Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece
  3. [mecaz] Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı
NUR

Kelime Kökeni: Arapça nūr

  1. [isim] Bakınız ışık
  2. İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık
    • "Kuru Kadı okurken önündeki mezarın bir yeşil nurla tutuştuğunu gördü." (Ömer Seyfettin)
NİL

  1. [isim] Doğu Afrika'dan doğup Sudan ve Mısır'dan geçerek Akdeniz'e dökülen, dünyanın en uzun ırmaklarından biri
NİM

Kelime Kökeni: Farsça nīm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yarı
    • "Nim resmî."
NUH

Kelime Kökeni: Arapça nūḥ

  1. [isim, din bilimi] "İnat etmek, ayak diremek" anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve "çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş" anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
    • "Tüm ricalarına rağmen karısı Nuh diyor, peygamber demiyordu." (Ayşe Kulin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü