Başında n olan 3 harfli 19 kelime var. N harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde n harfi olan kelimeler listesine ya da sonu n harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında n bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAH
-
-
[ünlem]
Bakınız işte
- "Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda."
-
[ünlem]
Bakınız işte
- NAM
-
Kelime Kökeni: Farsça nām
- NEM
-
Kelime Kökeni: Farsça nem
-
[isim]
Havada bulunan su buharı
-
Hafif ıslaklık; rutubet
-
[isim]
Havada bulunan su buharı
- NAL
-
Kelime Kökeni: Arapça naʿl
-
[isim]
At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası; nalça
- "Atların nal tıkırtıları, demir tekerlek gürültüleri işitildi."
-
[isim]
At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası; nalça
- NAN
-
Kelime Kökeni: Farsça nān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ekmek (I)
- "Alçak, nan ve nimet nankörü hain!"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ekmek (I)
- NOM
-
-
[isim, tarih]
Eski Mısır'da şehir devleti
-
[isim, tarih]
Eski Mısır'da şehir devleti
- NAS
-
Kelime Kökeni: Arapça naṣṣ
-
[isim]
Açıklık, açık ve kesin yargı
- "Birçok hâllerde de naslar, genel kurallar olarak değil, belirli sorunlar üzerine verilmiş yargılardır."
-
[felsefe]
Bakınız dogma
-
[isim]
Açıklık, açık ve kesin yargı
- NAR
-
Kelime Kökeni: Farsça nār, enār
-
[isim, bitki bilimi]
Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum)
-
Bu ağacın kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü, içinde çok sayıda kırmızımtırak, sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi
-
[isim, bitki bilimi]
Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum)
- NOD
-
Kelime Kökeni: İngilizce nod
- NAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça nāz
-
[isim]
Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
-
İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılan davranış
- "Çok naz âşık usandırır."
-
Şımarıkça davranış
-
[isim]
Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
- NİŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca niche
-
[isim, mimarlık]
Duvar içinde bırakılan oyuk
- "Nişlerden, gömme kitaplıklardan enli boylu, içleri kök boyalarla bezekli, altın varaklı kitaplar çekip okurdu."
-
[isim, mimarlık]
Duvar içinde bırakılan oyuk
- NEY
-
Kelime Kökeni: Farsça ney
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan yapılmış, üflemeli bir çalgı
- "Bu ücra ve metruk sarayda yalnız arada sırada bir Türk gencinin neyi işitiliyor."
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan yapılmış, üflemeli bir çalgı
- NET
-
Kelime Kökeni: Fransızca net
-
[sıfat]
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
-
İyi duyulan (ses)
-
Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan; safi
- "Bin beş yüz net veriyorlardı, vergi, sigorta çıktıktan sonra."
-
[mecaz]
Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan
- "Hayatını didik didik etmek, son beş altı yıllık çizgisini net olarak ortaya çıkarmak istiyordu."
-
[sıfat]
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
- NEV
-
Kelime Kökeni: Arapça nevʿ
-
[isim]
Çeşit, cins, tür
- "Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir."
-
[isim]
Çeşit, cins, tür
- NOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca note
-
[isim]
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
- "Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın."
-
Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece
-
[mecaz]
Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı
-
[isim]
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
- NUR
-
Kelime Kökeni: Arapça nūr
-
[isim]
Bakınız ışık
-
İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık
- "Kuru Kadı okurken önündeki mezarın bir yeşil nurla tutuştuğunu gördü."
-
[isim]
Bakınız ışık
- NİL
-
-
[isim]
Doğu Afrika'dan doğup Sudan ve Mısır'dan geçerek Akdeniz'e dökülen, dünyanın en uzun ırmaklarından biri
-
[isim]
Doğu Afrika'dan doğup Sudan ve Mısır'dan geçerek Akdeniz'e dökülen, dünyanın en uzun ırmaklarından biri
- NİM
-
Kelime Kökeni: Farsça nīm
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yarı
- "Nim resmî."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yarı
- NUH
-
Kelime Kökeni: Arapça nūḥ
-
[isim, din bilimi]
"İnat etmek, ayak diremek" anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve "çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş" anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
- "Tüm ricalarına rağmen karısı Nuh diyor, peygamber demiyordu."
-
[isim, din bilimi]
"İnat etmek, ayak diremek" anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve "çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş" anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz