Başında n olan 3 harfli 18 kelime var. N harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde n harfi olan kelimeler listesine ya da sonu n harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ekmek
    • "Alçak, nan ve nimet nankörü hain!" (Sermet Muhtar Alus)

NAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası
    • "Atların nal tıkırtıları, demir tekerlek gürültüleri işitildi." (Ömer Seyfettin)
    • "Kitap bastırmak, yazı yazmak takatinden mahrum, nalları dikeceksiniz." (Sait Faik Abasıyanık)

NAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Açıklık, açık ve kesin yargı
  2. Dogma

NEY

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan bir üflemeli çalgı
    • "Bu ücra ve metruk sarayda yalnız arada sırada bir Türk gencinin neyi işitiliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Astımı olmasa babası gibi ney üfürmeye bile heves edecektir" (Haldun Taner)

NAM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ad
    • "Çemberlitaş'ta bir kahvede sizin namınıza bir mektup varmış." (Peyami Safa)
    • "Karaman alayı, bizim harp tarihimizde büyük nam kazanmış bir alaydır." (Aka Gündüz)
  2. Ün

NET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
  2. İyi duyulan (ses)
  3. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi
    • "Bin beş yüz net veriyorlardı, vergi, sigorta çıktıktan sonra." (Haldun Taner)
  4. Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan
    • "Hayatını didik didik etmek, son beş altı yıllık çizgisini net olarak ortaya çıkarmak istiyordu." (Tarık Buğra)

NİL
...
NAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum)
  2. Bu ağacın kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü, içinde çok sayıda kırmızımtırak, sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi

NUH
...
NEV

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çeşit, cins, tür
    • "Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir." (Peyami Safa)

NUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aydınlık, ışık, parıltı, ziya
    • "Oğlan nur topu gibi idi." (Peyami Safa)
  2. İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık
    • "Kuru kadın okurken önündeki mezarın bir yeşil nurla tutuştuğunu gördü." (Ömer Seyfettin)

NİM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yarı
    • "Nim resmî."

NOM

  1. [isim] Eski Mısır'da şehir devleti

NİŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Duvar içinde bırakılan oyuk, göz, hücre

NAZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış, cilve, eda
    • "Bu kız araya girmemiş olsaydı, Sevim belki bana bir parça naz ederdi." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Cemal Paşa, gençlik akımı içinde hatırı sayılır olduğunu bildiği için sonuna kadar Halide Hanım'ın nazına katlandı." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Ben karım için çalışıyorum. Epeyce kazanıyorum. Onun nazını çekerek bütün çocuklarına katlanıyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılan davranış
    • "Çok naz âşık usandırır."
  3. Şımarıkça davranış

NEM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Havada bulunan su buharı
  2. Hafif ıslaklık, rutubet

NOD
...
NOT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
    • "Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Not alıyorum, Türkçeye mısra mısra hemen tercüme ediyorum." (Refik Halit Karay)
    • "Cevdet Paşa tezkeresine şöyle bir not düşmek zorunda kalır." (Salâh Birsel)
    • "Bunu not edin de unutmayın."
  2. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece
  3. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü