Başında mu olan 9 harfli 57 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUŞTALAMA

  1. [isim] Muştalamak işi
MUAYENECİ

  1. [isim] Araştıran, yoklayan kimse
    • "Eskiden İstanbul gümrüğünde muayeneciymiş." (Memduh Şevket Esendal)
MUARIZLIK

  1. [isim] Muarız olma durumu
    • "Modern şiirin yürekli isimlerinin modern ve modern sonrası hayata yönelttikleri muarızlık ne yazık ki bugün sürmüyor." (Celâl Fedai)
MUSLİHANE

Kelime Kökeni: Arapça muṣliḥ + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Barışçı bir yolla
    • "Asıl fenası böyle zamanlarda büyükannem de muslihane bir rol almaz." (Orhan Seyfi Orhon)
MUVAFAKAT

Kelime Kökeni: Arapça muvāfaḳat

  1. [isim] Uygun görme, onama, kabul etme
MUHTAÇLIK

  1. [isim] Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı olmayanların içinde bulunduğu durum
    • "Bir çocuğun beni babası yerine koyması bir kurnazlıktan mı yoksa sevgiye muhtaçlığından mı güç alıyor?" (Sevinç Çokum)
MUKADDİME

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddime

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ön söz
  2. Bir olayın başlangıcı
    • "Babam, 'eti senin, kemiği benim!' mukaddimesiyle beni hocaya emanet ettiğini söyledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MUMLANMAK

  1. [nesnesiz] Mumlamak işi yapılmak veya mumlamak işine konu olmak
MUTAASSIP

Kelime Kökeni: Arapça mutaʿaṣṣib

  1. [sıfat] Bakınız bağnaz
    • "Mutaassıptır, okuduğu birkaç esere saplanmıştır." (Halide Edip Adıvar)
MUZGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] Sıcak bölgelerde yetişen, özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası
MUAMMALIK

  1. [isim] Muamma dolu olma durumu
    • "Kadın ruhunun muammalığı ne zaman görülmüş ki?" (Aka Gündüz)
MUHALEFET

Kelime Kökeni: Arapça muḫālefet

  1. [isim] Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu; aykırılık
    • "Gizlice muhalefete kalktı mı dikkat etmeliyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu
  3. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler
MUAVİNLİK

  1. [isim] Muavin olma durumu
  2. Muavinin görevi
MUAHHAREN

Kelime Kökeni: Arapça muʾaḫḫaren

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız sonradan
MUMLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bal mumu durumuna gelmek
MUHABERAT

Kelime Kökeni: Arapça muḫāberāt

  1. [isim] Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılan yazışmalar
    • "Bu yolda cereyan etmiş olan muhaberattan bazılarını arz etmekliğime müsaadenizi rica ederim." (Atatürk)
MUHTEVALI

  1. [sıfat] Bakınız içerikli
MUKADDEMA

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddemā

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız eskiden
MUKARENET

Kelime Kökeni: Arapça muḳārenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaklaşma
  2. Bakınız yakınlık
  3. Bakınız uygunluk
MUSLUKSUZ

  1. [sıfat] Musluğu olmayan
    • "Kız, herkesten önce çeşmenin musluksuz oluğuna ağzını dayayıp lıkır lıkır ve kana kana suyunu içti." (Osman Cemal Kaygılı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü