Başında mu olan 7 harfli 93 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MURAKIP
-
Kelime Kökeni: Arapça murāḳib
-
[isim, eskimiş]
Bakınız denetçi
-
Tanrı'ya bağlanarak çile dolduran kimse
-
[isim, eskimiş]
Bakınız denetçi
- MUACCİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿacciz
-
[sıfat, eskimiş]
Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran
- "Bu buhran tatsız, münasebetsiz, muacciz bir buhrandı."
-
Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran
- MUATTAL
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿaṭṭal
-
[sıfat, eskimiş]
İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş
-
Boş, işsiz
-
[sıfat, eskimiş]
İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş
- MUŞTULU
-
-
[sıfat]
Muştusu olan; müjdeli
-
[sıfat]
Muştusu olan; müjdeli
- MUŞAMBA
-
Kelime Kökeni: Arapça muşammaʿ
-
[isim]
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
- "Ameliyat masasının beyaz muşambası üzerine yatırdılar."
-
[sıfat]
Bu bezden yapılan
- "Arabacı, yaylının muşamba perdelerini bağladı."
-
Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk
-
Bakınız linolyum
-
[isim]
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
- MUACCEL
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿaccel
-
[sıfat, eskimiş]
Acele olunmuş
-
[hukuk]
Peşin, hemen ödenmesi gereken
-
[sıfat, eskimiş]
Acele olunmuş
- MUADDEL
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿaddel
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız değişik
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız değişik
- MUSAHİP
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣāḥib
-
[isim, eskimiş]
Sohbet, arkadaşlık eden kimse
-
Alevilikte özel bir dinî tören ile atanan ve kişinin hem dünyada hem de ahirette kardeşi ve yoldaşı kabul edilen kimse
-
[tarih]
Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle padişahların güzel zaman geçirmelerini sağlamakla görevli, zeki, görgülü, hoşsohbet kimselere verilen ünvan
-
[isim, eskimiş]
Sohbet, arkadaşlık eden kimse
- MUZUMSU
-
-
[sıfat]
Bakınız muzsu
-
[sıfat]
Bakınız muzsu
- MUKTEZA
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳteżā
-
[sıfat]
Bakınız gerekli
-
[isim]
Bir iş yapılırken gerekli işlemlerin bütünü
-
[sıfat]
Bakınız gerekli
- MUHACİR
-
Kelime Kökeni: Arapça muhācir
-
[sıfat]
Bakınız göçmen
- "Yolda uzun bir muhacir kafilesine tesadüf ettik."
-
Hz. Muhammed'e uyarak Mekke'den Medine'ye göç eden
-
[sıfat]
Bakınız göçmen
- MUAZZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿaẓẓam
-
[sıfat]
Bakınız koskoca
- "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı."
-
Alışılmışın sınırlarını aşan, pek yüce
- "Ben, sadece hepimizi içine alan muazzam bir vahdetin parçası olduğuna iman ettim."
-
[mecaz]
Büyük bir değer ve önem taşıyan, çok önemli
- "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim."
-
[sıfat]
Bakınız koskoca
- MUHASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥāṣir
-
[isim, eskimiş]
Kuşatan, saran
-
[isim, eskimiş]
Kuşatan, saran
- MUTEKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿteḳid
-
[sıfat]
Bir şeye inanan, itikat eden (kimse)
- "Mutekit ve temiz kalpli olan seyyah buradan ayrılmadan evvel bir rüya görüyor ve bunu anlatıyor."
-
Dinine bağlı, imanlı, dindar (kimse)
-
[sıfat]
Bir şeye inanan, itikat eden (kimse)
- MUVAFIK
-
Kelime Kökeni: Arapça muvāfiḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uygun
- "Böyle bir teklifi kabul etmek kolay ve muvafık değildir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uygun
- MUKAVİM
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳāvim
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dayanıklı
-
[mecaz]
Karşı koyan, başkaldıran
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dayanıklı
- MUARAZA
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāraża
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çekişme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çekişme
- MUHACİM
-
Kelime Kökeni: Arapça muhācim
-
[isim, eskimiş]
Hücum eden, saldıran kimse
-
[spor]
Bakınız ileri uç oyuncusu
- "Fener takımının muhacimleri arasında şimşek diye anılan Mustafa'dan şikâyet etti."
-
[isim, eskimiş]
Hücum eden, saldıran kimse
- MURABBA
-
Kelime Kökeni: Arapça murabbaʿ
- MUKATAA
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳāṭaʿa
-
[isim, tarih]
Bakınız kesim
-
[isim, tarih]
Bakınız kesim