Başında mu olan 7 harfli 93 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUKABİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- "Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş." (Atatürk)
-
Bir şeyin karşısında bulunan
-
[zarf]
Karşılık olarak
- "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Rağmen
- "Annemi çok sevmesine mukabil, teyzemle arası bozuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- MUGADDİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Besleyici, besleyen
-
[sıfat]
Besleyici, besleyen
- MUTEBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer
- "Selanik'in en varlıklı, en muteber, en güzide ailelerinden sayılıyor." (Atilla İlhan)
- "Hükmün muteber olması için ittifakla alınması elzemdir." (Tarık Buğra)
-
İnanılır, güvenilir
-
Değerli
- "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." (Muhibbî)
-
Geçerli
-
[sıfat]
Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer
- MUHİBBE
- ...
- MUİNSİZ
-
-
[sıfat]
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olmayan
-
[sıfat]
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olmayan
- MUADELE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Eşitlik, beraberlik, denklik
-
Anlaşılmaz iş
-
Denklem
-
[isim]
Eşitlik, beraberlik, denklik
- MUGAYİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Uymaz, aykırı
-
[sıfat]
Uymaz, aykırı
- MUHARİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Savaşçı
-
[isim]
Savaşçı
- MUKATAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kesim
-
[isim]
Kesim
- MUTABIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan
- "O akşam da müzakere sonunda bu yaşıtım üvey dayımla mutabık kaldık." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Uygun
-
[sıfat]
Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan
- MUAYENE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma
- "En son bir de kan muayenesi yaptılar." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Ben de hastaları muayene ettiğim küçük odada yatıp kalkacağım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol
- "Gümrük muayenesi."
- "Küçük yokuşu muayene ettim, kimseler yok." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma
- MUHACİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Göçmen
- "Yolda uzun bir muhacir kafilesine tesadüf ettik." (Ömer Seyfettin)
- "Bunlar Kozan'dan Kırım'a, oradan da Tuna'ya muhacir gitmişler." (Peyami Safa)
-
Hz. Muhammed'e uyarak Mekke'den Medine'ye göç eden
-
Göçmen
- MUŞAMBA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
-
[sıfat]
Bu bezden yapılmış olan
- "Arabacı, yaylının muşamba perdelerini bağladı." (Halide Edip Adıvar)
-
Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk
-
Linolyum
-
[isim]
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
- MUŞMULA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Gülgillerden, 2-3 m yükseklikte dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica)
-
Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık
-
[isim]
Gülgillerden, 2-3 m yükseklikte dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica)
- MUATTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Itırlı, güzel kokulu
-
[sıfat]
Itırlı, güzel kokulu
- MUZUMSU
- ...
- MUKTEZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gerekli
-
[isim]
Bir iş yapılırken gerekli işlemlerin bütünü
-
[sıfat]
Gerekli
- MUAZZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman
- "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı." (Halide Edip Adıvar)
-
Alışılmışın sınırlarını aşan
-
Güçlü, önemli
- "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman
- MUHTERİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yeni bir şey yaratan, icat eden
-
Yalanlar uydurarak bir kimseye iftirada bulunan
-
[sıfat]
Yeni bir şey yaratan, icat eden
- MUSKACI
-
-
[isim]
Muska yazan kimse
-
[isim]
Muska yazan kimse