Başında mu olan 6 harfli 46 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUHRİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yakıcı
-
Yanık, dokunaklı (ses)
-
[sıfat]
Yakıcı
- MUHTEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Düzeni bozulmuş, bozuk
-
[sıfat]
Düzeni bozulmuş, bozuk
- MUKRİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
- MUHRİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Torpido, top ve denizaltılara karşı silahlarla donatılmış, küçük, hızlı giden savaş gemisi, destroyer
-
[isim]
Torpido, top ve denizaltılara karşı silahlarla donatılmış, küçük, hızlı giden savaş gemisi, destroyer
- MUZLUK
- ...
- MUSKAT
- ...
- MUĞBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gücenmiş, gücenik, küskün
-
[sıfat]
Gücenmiş, gücenik, küskün
- MUCİZE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık
- "Millî hareket bu son bir sene zarfında o kadar süratli bir mucize gösterdi ki büyüklüğüyle gözleri kamaştırıyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay
-
İnsan aklının alamayacağı olay
- "Şırınga nasılsa umduğumdan çok daha iyi bir tesir yaptı ve zavallı Hacı Ömer, bunu benim bir mucizem gibi gördü." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Olağanüstü, şaşırtıcı
- "Onların aşkı ve evlilikleri zaten bir mucize değil miydi?" (Tarık Buğra)
-
[isim]
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık
- MUKAAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İçbükey
-
[sıfat]
İçbükey
- MUASIR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çağdaş
- "Muasır medeniyet."
-
[sıfat]
Çağdaş
- MUİNLİ
-
-
[sıfat]
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan
-
[sıfat]
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan
- MURDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kirli, pis
- "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?" (Ahmet Mithat)
-
Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse)
-
Şeriata uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan)
-
[sıfat]
Kirli, pis
- MUTLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Salt
- "Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık
-
[zarf]
Kesinlikle
-
[sıfat]
Salt
- MUTFAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yemek pişirilen yer, aş damı
-
Yiyecekleri hazırlama sanatı
- "Türk mutfağı."
-
[isim]
Yemek pişirilen yer, aş damı
- MUHDES
- ...
- MUARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan
- "Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan
- MUĞLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık
- "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık
- MUALLA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yüksek, yüce
-
[sıfat]
Yüksek, yüce
- MUHKEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- "Duvarlar ses geçmeyecek derecede muhkemdi." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- MUHTAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeye gereksinim duyan
- "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." (Atatürk)
-
Yoksul, fakir (kimse)
- "Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan
-
[sıfat]
Bir şeye gereksinim duyan