Başında mu olan 6 harfli 46 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUTFAK

Kelime Kökeni: Arapça maṭbaḫ

  1. [isim] Yemek pişirilen yer; aş damı, aşhane, ocaklık
    • "Bir bütün günü mutfakta harcayıp çeşitli yemekler yapıyor." (Emine Işınsu)
  2. Yiyecek kültürünün tamamı
    • "Türk mutfağı."
MUĞBER

Kelime Kökeni: Arapça muġber

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gücenik
MUNDAR

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız murdar
MUASIR

Kelime Kökeni: Arapça muʿāṣir

  1. [sıfat] Bakınız çağdaş
    • "Hatta çok kere muasırlarından Namık Kemal ve Ziya Paşa bu hususta daha muvaffak olmuşlardır." (Nâzım Hikmet)
MUAVİN

Kelime Kökeni: Arapça muʿāvin

  1. [isim] Bakınız yardımcı
    • "Kalkmak üzere olan otobüsün muavini seslendi." (Necati Cumalı)
  2. Bir görevlinin, bir yöneticinin işine yardım eden, yokluğunda yerini ve yetkilerini üzerine alan kimse
  3. Bakınız şoför muavini
    • "Gidiyoruz be muavin bey ağabey, der." (Sait Faik Abasıyanık)
MUVAZİ

Kelime Kökeni: Arapça muvāzī

  1. [sıfat, eskimiş, matematik] Bakınız paralel
MUNZAM

Kelime Kökeni: Arapça munżamm

  1. [sıfat, eskimiş] Katılmış, ulanmış, eklenmiş
  2. [isim] Bakınız ekleme
MUAMMA

Kelime Kökeni: Arapça muʿammā

  1. [isim] Bakınız bilmece
    • "Eski kadınlar, çocukların zihinlerini bilmek için muammalara başvururlardı." (Ahmet Rasim)
  2. [edebiyat] Âşıklık geleneğinde manzum bilmece
  3. [mecaz] Anlaşılmayan, bilinmeyen şey
    • "Ruhu uykuda farz ettiğim kadın bana pek yaman bir muamma gibi geldi." (Halide Edip Adıvar)
  4. [sıfat] Anlaşılmayan, bilinmeyen
    • "Bırak muamma konuşmayı / Çıkar ağzından baklayı / Bahtımız aydınlanıversin" (Cahit Sıtkı Tarancı)
MUTSUZ

  1. [sıfat] Mutlu olmayan; bedbaht, saadetsiz
  2. Bakınız kara bahtlı
MUFLON

Kelime Kökeni: Fransızca mouflon

  1. [isim] Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar
  2. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş
  3. [hayvan bilimi] Bakınız yaban koyunu
MUHLİS

Kelime Kökeni: Arapça muḫliṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Dostluğunda ve inançlarında içten olan
MUZLİM

Kelime Kökeni: Arapça muẓlim

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karanlık
  2. [mecaz] Bakınız gizli
  3. Bakınız uğursuz
MURGUL

  1. [isim] Artvin iline bağlı ilçelerden biri
MUHTAÇ

Kelime Kökeni: Arapça muḥtāc

  1. [sıfat] Bir şeye gereksinim duyan
    • "Bunu işitmeye ne kadar muhtaçmış!" (Adalet Ağaoğlu)
  2. Yoksul, fakir (kimse)
    • "Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan
MURANA

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, hayvan bilimi] Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, üst çenesi alt çenesinden daha uzun, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı; şakıt (Muraena)
MUĞLAK

Kelime Kökeni: Arapça muġlaḳ

  1. [sıfat] Bakınız anlaşılmaz
    • "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi." (Peyami Safa)
MUTENA

Kelime Kökeni: Arapça muʿtenā

  1. [sıfat, eskimiş] Özenilmiş, özenli bir biçimde yapılmış
    • "En mutena çiçek muhakkak ki menekşedir." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız seçkin
    • "Bir dakika evvelki mutena alayın hayalini heyecanlı ve muzaffer gözlerle takip ediyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
MUSKAT

Kelime Kökeni: Fransızca muscade

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız Hint cevizi
MUKOZA

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, anatomi] Bakınız sümük doku
MUZLUK

  1. [isim] Muz yetiştirilen bahçe
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü