Başında mu olan 5 harfli 42 kelime var. Mu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında mu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUMCU

  1. [isim] Mum yapan veya satan kimse
  2. [tarih] Yeniçeri Ocağında çavuşlardan sonra gelen, yeniçeri ağasına bağlı on iki subaydan her biri
  3. [eskimiş] Fitilli tüfek kullanan asker
MUMLU

  1. [sıfat] Mumu olan, mum konulmuş olan
    • "Yedi mumlu pasta."
  2. Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan
    • "Mehmet geldiği zaman mektubu bitirmiş, mumlu çaputa sarmıştı." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
MUTLU

  1. [sıfat] Yaşadıklarından veya karşılaştıklarından dolayı hoşnutluk içinde bulunan; ongun (I), saadetli, bahtiyar, berhudar, hümayun, mesut
    • "Beni orada sıcak bir yuva, huzurlu konuklar, mutlu bir kadın bekliyor." (Reha Mağden)
  2. Mutluluk veren
    • "Mutlu bir olay."
MURİS

Kelime Kökeni: Arapça mūris̱

  1. [sıfat, eskimiş] Miras bırakan
MUARE

Kelime Kökeni: Fransızca moiré

  1. [isim] Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş
    • "Markizeti, muareyi kaç kişi biliyor günümüzde?" (Selim İleri)
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılan
    • "Sık sık muare elbisesinin ceplerini yokluyor." (Selim İleri)
MURAT

Kelime Kökeni: Arapça murād

  1. [isim] Bakınız dilek
  2. Bakınız amaç
    • "Günlerdir gelip bizimle sohbet ediyorsun. Muradın nedir?" (Necip Fazıl Kısakürek)
MUHAL

Kelime Kökeni: Arapça muḥāl

  1. [sıfat, eskimiş] Olması, gerçekleşmesi olanaksız
    • "Gizli düşmanların elinden memleketi kurtarmak muhal bulunuyordu." (Sâmiha Ayverdi)
MUHAT

Kelime Kökeni: Arapça muḥāṭ

  1. [sıfat, eskimiş] Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
  2. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk
MUTAF

Kelime Kökeni: Farsça mūytāb

  1. [isim, eskimiş] Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse
  2. Keçi kılından dokunmuş veya örülmüş çul, çuval, yem torbası vb. şey
MUHİT

Kelime Kökeni: Arapça muḥīṭ

  1. [isim] Bakınız çevre
    • "Geniş enginlere, bitmez ufuklara alışan korsanı bu dar muhit sıkıyordu." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu insanlar topluluğu; çevre
    • "Büyük bir sevinç içinde olan Mevlâna, artık onu muhitine bağlayabilmek için bir çare düşünmüştü." (Asaf Halet Çelebi)
MUHİP

Kelime Kökeni: Arapça muḥibb

  1. [sıfat, eskimiş] Seven, sevgi besleyen, dost olan
MUTAT

Kelime Kökeni: Arapça muʿtād

  1. [sıfat] Bakınız alışılmış
    • "Halk onu okuyor ve seviyor, polis ve mürteci çevreler ise ona kin besliyor ve mutat vasıtalarla tasfiye etmeye çalışıyorlardı." (Nâzım Hikmet)
MUHİL

Kelime Kökeni: Arapça muḫill

  1. [sıfat, eskimiş] Dokunan, bozan, ihlal eden
MUZSU

  1. [sıfat] Muzu andıran, muza benzeyen, muz gibi; muzumsu
MUTÇU

  1. [sıfat, felsefe] Mutçuluk öğretisini benimseyen; evdemonist
MUHİK

Kelime Kökeni: Arapça muḥiḳḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız haklı
MUFLA

Kelime Kökeni: Fransızca moufle

  1. [isim, kimya] Cisimleri, aleve değdirmeden ateşin etkisine uğratmak için kullanılan büyük toprak kap
  2. Porselen fırını
MUZIR

Kelime Kökeni: Arapça mużirr

  1. [sıfat] Bakınız zararlı
    • "Görüyorsunuz ya iki gözüm, işsizliğin fazlası hem işverenler hem işçi arayanlar için muzırdır, iki gözüm, muzırdır doğrusu!" (Nâzım Hikmet)
  2. Her şeyi bozan, karıştıran, zararlı işler yapan (çocuk)
  3. Cinsel gelişmeye zararı olan
  4. Sağlığı bozan
MUJİK

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim] Rus köylüsü
    • "Avrupa görmüş derebeyleri, elde kırbaç, yoksulluğun karanlık mağarasındaki simsiyah mujikleri dövüyordu." (Attilâ İlhan)
    • "Mujikler ölçüyü ellerine alınca, sınırların üstünden tavşan seker gibi, rahat, telaşsız koşup gidiyorlardı." (Şevket Süreyya Aydemir)
MUCUK

  1. [isim, ağızlardan] Bir tür küçük sinek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü