Başında mi olan 9 harfli 49 kelime var. Mi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mi olan kelimeler listesine ya da sonu mi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında mi bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Mi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İM, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİNARECİK
-
-
[isim]
Küçük minare
- "Bu minarecik, köyün bütün evlerinden, bütün bacalarından yüksekti."
-
[isim]
Küçük minare
- MİNİBÜSÇÜ
-
-
[isim]
Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
-
[isim]
Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
- MİMARİSİZ
-
-
[sıfat]
Mimarlığa uygun olarak yapılmayan (kaba yapı)
- "Bu mimarisiz, çirkin fakat heybetli barbar bina..."
-
[sıfat]
Mimarlığa uygun olarak yapılmayan (kaba yapı)
- MİTOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca mythologique
-
[sıfat]
Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait; esatirî
-
[sıfat]
Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait; esatirî
- MİNEROLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca minéralogue
-
[isim]
Bakınız mineral bilimci
-
[isim]
Bakınız mineral bilimci
- MİNELEMEK
-
-
[-i]
Mine ile süslemek
-
[-i]
Mine ile süslemek
- MİNNETTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça minnet + Farsça -dār
-
[isim]
Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kimse; gönül borçlusu
- "Çocuklarıma karşı gösterdiğiniz ihtimam ve alakaya bilhassa minnettarım."
-
[isim]
Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kimse; gönül borçlusu
- MİZANTROP
-
Kelime Kökeni: Fransızca misanthrope
-
[sıfat]
Bakınız merdümgiriz
-
İnsandan nefret eden (kimse)
-
[sıfat]
Bakınız merdümgiriz
- MİLYARDER
-
Kelime Kökeni: Fransızca milliardaire
-
[isim]
Bir veya daha çok milyarı olan kimse
-
[mecaz]
Maddi varlığı bakımından zengin sayılan kimse
- "Sue, yetmiş yaşındaki milyarderin kırkını geçmiş karısı."
-
[isim]
Bir veya daha çok milyarı olan kimse
- MİLİMETRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca millimètre
-
[isim, matematik]
Bir metrenin binde biri uzunluğunda bir ölçü birimi; milim
-
[isim, matematik]
Bir metrenin binde biri uzunluğunda bir ölçü birimi; milim
- MİTLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Mit durumuna gelmek
- "Büyük sanatçılar, arayışı önce kendi varlıklarında sınayıp dile getirdikleri için ister istemez mitleşirler."
-
[nesnesiz]
Mit durumuna gelmek
- MİMARBAŞI
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı
- "Şehrin imar nizamını mimarbaşı denetler, kadı adına yıkım ve müsaade işlerini o yürütürdü."
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı
- MİKROSKOP
-
Kelime Kökeni: Fransızca microscope
-
[isim]
Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet
- "Sonra masaya oturarak mikroskopla bir müddet çalışır, tekrar notlara bakar."
-
[isim]
Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet
- MİYAVLAMA
-
-
[isim]
Miyavlamak işi
- "Kedinin miyavlamaları âdeta yanık bir yalvarıştır."
-
[isim]
Miyavlamak işi
- MİKROPLUK
-
-
[isim]
Yaramazlık, kötülük, fesatlık
- "Sarı saçlı mıncırık bir çocuk, yine senden çıktı mikropluk, dedi."
-
[isim]
Yaramazlık, kötülük, fesatlık
- MİHALGAZİ
-
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
- MİKSERLİK
-
-
[isim, mecaz]
Mikser olma durumu
-
[isim, mecaz]
Mikser olma durumu
- MİLLETTAŞ
-
-
[isim]
Aynı milletten olanlardan her biri; ulustaş
- "Kırk senedir hasret kaldığı millettaşlarını görmekten şaşırmıştı."
-
[isim]
Aynı milletten olanlardan her biri; ulustaş
- MİLYONLUK
-
-
[sıfat]
Niceliği milyonla ölçülen
- "Çanakkale'de hemen hemen bir milyonluk düşman ordusu eritildi."
-
Maddi varlığı milyon değerinde olan
-
[sıfat]
Niceliği milyonla ölçülen
- MİRASYEDİ
-
-
[isim]
Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse
- "Kiraladıkları otlakların sahibi yıllardır Manastır'a yerleşmiş bir mirasyediydi."
-
[mecaz]
Çok savurgan kimse
- "Hayatını, gençliğini bir mirasyedi gibi hiç düşünmeden yiyip bitirmiş."
-
[isim]
Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse