Sonunda mek olan 8 harfli 416 kelime var. MEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mek olan kelimeler listesine ya da başında mek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKLETMEK

  1. [-i] Ekleme işini yaptırmak

GENELMEK

  1. [nsz] Genişlemek

İNLETMEK

  1. [-i] İnlemesine yol açmak
  2. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek

KESİLMEK

  1. [nsz] Kesme işi yapılmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Dinmek
    • "Rüzgâr kesilmiş, toprak üstüne yalın ayak basılmayacak kadar ısınmıştı." (Necati Cumalı)
  6. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  7. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  8. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  9. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  10. Son veya aralık verilmek
    • "Dersler kesildi."
  11. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  12. Tutulmak, kapatılmak
  13. Makaslanmak
  14. Durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  15. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  16. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider, diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muammer İzgü)
  17. Çok beğenmek, çok hoşlanmak

BEŞLEMEK

  1. [nsz] Bir işi beş kez yapmak
  2. Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak

ÖLÇERMEK

  1. [-i] Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak

ELVERMEK

  1. [nsz] Yetmek, yetecek kadar olmak
    • "Bu kadar bana elverir."
    • "Elverir ki bir gün bana, derinden, / Ta derinden bir gün bana "Gel" desin"." (Ahmet Kutsi Tecer)
  2. Uygun gelmek
    • "O her vakit, benim zaman elverirse pek çok çalışabileceğimi söyler." (Memduh Şevket Esendal)

YÜRÜTMEK

  1. [-i] Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
  2. Gerektiği gibi yapmak, uygulamak
    • "İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar."
  3. Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak
  4. [nsz] Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek
    • "Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek."
  5. İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
    • "Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi." (Haldun Taner)
  6. Habersiz olarak almak, çalmak
    • "Bizim kalemi yürütmüşler."

ÇÖĞÜNMEK

  1. [nsz] Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak

DEVİNMEK

  1. [nsz] Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek
  2. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek

DİPLEMEK

  1. [-i] Bitkiyi kökünden sökmek
  2. İçilecek bir şeyi dibine kadar içmek

İTLENMEK

  1. [nsz] Terbiyesizce davranmak

KÖRLEMEK
...
YÜKÜNMEK

  1. [nsz] Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak

BEZİLMEK

  1. [nsz] Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek

DÜZELMEK

  1. [nsz] Düz duruma gelmek, düzleşmek
    • "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."
  2. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek
    • "İşler düzeldi. Vapur seferleri düzeldi."
  3. Soğuk ve yağış azalmak
  4. Hasta iyileşmek
    • "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir." (Halikarnas Balıkçısı)

ESRİTMEK

  1. [-i] Sarhoş olmasına yol açmak, sarhoş etmek

DÜZÜLMEK

  1. [nsz] Düzme işine konu olmak veya düzme işi yapılmak
    • "O araba önde, öteki arabalar arkada, süvariler ve yayalar yola düzüldüler." (Sait Faik Abasıyanık)

YÜKLEMEK

  1. [-i] Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
  2. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
  3. Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
    • "Çocuğun bakımını ona yüklediler."
  4. Bir suçu birinin üstüne atmak
    • "Ne yapalım, elimizden geleni yaptık ama olmadı der, kabahati kör talihe yükler geçersin." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [-i] Bir cisme elektrik gücü vermek
    • "Fazla elektrik yüklemek akünün bozulmasına yol açar."

DÖNÜLMEK

  1. [nsz] Dönme işi yapılmak
    • "Dönülmez akşamın ufkundayız." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü