Başında mec olan 35 kelime var. MEC ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mec olan kelimeler listesine ya da sonu mec ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

MECALSİZLİK, MECBURCULUK, MECMUACILIK

10 Harfli Kelimeler

MECBURİYET

9 Harfli Kelimeler

MECLİSARA, MECNUNANE, MECUSİLİK

8 Harfli Kelimeler

MECALSİZ, MECBURCU, MECBUREN, MECCANEN, MECİDİYE, MECİTÖZÜ, MECMUACI, MECNUNCA

7 Harfli Kelimeler

MECAZEN, MECAZLI, MECBURİ, MECCANİ, MECELLE, MECİDİT

6 Harfli Kelimeler

MECAZİ, MECBUR, MECLİS, MECLUP, MECMUA, MECNUN, MECRUH, MECUSİ, MECZUP

5 Harfli Kelimeler

MECAL, MECAZ, MECMU, MECRA, MECUS


Kelime bulma makinesi

C E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

CEM

2 Harfli Kelimeler

CE, EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MECMUACILIK

  1. [isim] Dergi işleriyle uğraşma
    • "Şimdi mizah gazeteciliği hatta mecmuacılık da hemen hemen yarı kusur, yarı kabahat bir acayip şekil aldı." (Refik Halit Karay)

MECBURCULUK

  1. Mecburcunun durumu

MECALSİZLİK

  1. [isim] Argınlık, dermansızlık, takatsizlik
    • "Genç kız mecalsizlikle bükülerek düşündü, düşündü." (Peyami Safa)

MECBURİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zorunluluk
    • "Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak mecburiyetindeyiz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yükümlülük

MECNUNANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çılgın gibi, çılgınca olan
    • "O anda zihnimden mecnunane bir fikir geçiverdi..." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [zarf] Mecnunca

MECLİSARA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Güzel konuşan, kendini toplantılarda konuşmasıyla sevdiren (kişi)
    • "Eskilerin hoşsohbet, meclisara, ağzına baktırır dedikleri kişiler vardı." (Haldun Taner)

MECUSİLİK
...
MECİTÖZÜ
...
MECCANEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Parasız olarak, bedava

MECNUNCA

  1. [zarf] Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi
    • "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)

MECBURCU

  1. [isim] Bazı iskambil oyunlarında oyuna kesin olarak katılması gereken kimse
  2. Herhangi bir şeyi yapmak zorunda bırakılan kimse

MECBUREN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak

MECALSİZ

  1. [sıfat] Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz
    • "Kendimi öyle yalnız, öyle mecalsiz, öyle bitkin hissediyorum ki..." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bir aralık kadının mecalsiz düştüğünü fark ettiler." (Refik Halit Karay)

MECMUACI

  1. [isim] Dergi işleriyle uğraşan kimse

MECİDİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Osmanlı Devleti'nde 1840 yılında basılmış, 20 kuruş değerinde olan gümüş sikke
    • "On iki mecidiyeyi almadan şuradan şuraya gitmezmiş." (Sermet Muhtar Alus)

MECAZEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Mecaz yoluyla, mecaz olarak

MECELLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kitap
  2. Fıkıh hükümleriyle bu konudaki türlü içtihadı bir araya getiren, Tanzimattan sonra hazırlanmış olan, yasa yerine kullanılan eser

MECCANİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Parasız, bedava

MECBURİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zorunlu
    • "Mecburi iniş."

MECİDİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Uranyum ve kalsiyum hidratlı doğal sülfatı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü