Sonunda me olan 6 harfli 147 kelime var. ME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da başında me olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLEME

  1. [isim] Bilemek işi; bileğileme, bileyleme
    • "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor." (Haldun Taner)
ERİNME

  1. [isim] Bakınız üşenme
CEREME

Kelime Kökeni: Arapça cerīme

  1. [isim] Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme
    • "Öde şunun ceremesi her neyse." (Kemal Tahir)
İÇERME

  1. [isim] İçermek işi; tazammun, ihtiva
BEHİME

Kelime Kökeni: Arapça behīme

  1. [isim, eskimiş] Dört ayaklı hayvan
    • "Bu sefil, kalpsiz, hissiz, behimeyi andıran halka, gördüklerini naklettiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
ERSEME

  1. [isim] Ersemek durumu
ÜNLEME

  1. [isim] Ünlemek işi
    • "Bu renk dalgalanışına dalmışken kızları biri çağırdı galiba, bir ünleme duydum ve toparlanıp sığırcık sürüsü gibi gittiler." (Sevinç Çokum)
ÜÇLEME

  1. [isim] Üçlemek işi
  2. [sıfat] Üçü bir arada bükülmüş
    • "Üçleme halat."
  3. [edebiyat] Bentleri üçer dizeli olan türkü
  4. [edebiyat] Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri; triloji
  5. [din bilimi] Bakınız teslis
    • "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  6. [spor] Bir oyuncunun aynı karşılaşmada üç sayı yapması durumu
  7. [spor] Bir maçta aynı oyuncunun üç gol atması
BÜRÜME

  1. [isim] Bürümek işi
    • "İnsanın gözünü hırs, para hırsı bürümeye görsün!" (Sait Faik Abasıyanık)
BERTME

  1. [isim] Bakınız bertilme
ÖVÜLME

  1. [isim] Övülmek işi
ELLEME

  1. [isim] Ellemek işi
    • "Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez." (Necati Cumalı)
  2. [sıfat, ağızlardan] Elle seçilmiş, iyi
    • "Elleme kömür."
SÜRTME

  1. [isim] Sürtmek işi
EKLEME

  1. [isim] Eklemek işi; ulama, izafe, munzam
  2. [sıfat] Eklenmiş
İLENME

  1. [isim] İlenmek işi; kargıma, kargışlama, inkisar, intizar
ÜTÜLME

  1. [isim] Ütülmek işi
İŞLEME

  1. [isim] İşlemek işi
    • "Mermeri peynir gibi yontar, onu müşterilerin zevkine göre işlemesini pek iyi bilirdi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  2. Şiş, tığ, iğne vb. araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı; el işi
    • "Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [sıfat] İnce ve süslü işlenmiş
  4. [mecaz] Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme
  5. [sinema] Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi
EŞİNME

  1. [isim] Eşinmek işi
ÜLEŞME

  1. [isim] Bakınız paylaşma
İNLEME

  1. [isim] İnlemek işi; inildeme
    • "Pansiyonun kağşamış tahta merdiveni ağır bir vücudun adımları altında inlemeye başladı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü