Sonunda me olan 6 harfli 147 kelime var. ME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da başında me olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİLEME
-
-
[isim]
Bilemek işi; bileğileme, bileyleme
- "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor."
-
[isim]
Bilemek işi; bileğileme, bileyleme
- ERİNME
-
-
[isim]
Bakınız üşenme
-
[isim]
Bakınız üşenme
- CEREME
-
Kelime Kökeni: Arapça cerīme
-
[isim]
Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme
- "Öde şunun ceremesi her neyse."
-
[isim]
Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme
- İÇERME
-
-
[isim]
İçermek işi; tazammun, ihtiva
-
[isim]
İçermek işi; tazammun, ihtiva
- BEHİME
-
Kelime Kökeni: Arapça behīme
-
[isim, eskimiş]
Dört ayaklı hayvan
- "Bu sefil, kalpsiz, hissiz, behimeyi andıran halka, gördüklerini naklettiler."
-
[isim, eskimiş]
Dört ayaklı hayvan
- ERSEME
-
-
[isim]
Ersemek durumu
-
[isim]
Ersemek durumu
- ÜNLEME
-
-
[isim]
Ünlemek işi
- "Bu renk dalgalanışına dalmışken kızları biri çağırdı galiba, bir ünleme duydum ve toparlanıp sığırcık sürüsü gibi gittiler."
-
[isim]
Ünlemek işi
- ÜÇLEME
-
-
[isim]
Üçlemek işi
-
[sıfat]
Üçü bir arada bükülmüş
- "Üçleme halat."
-
[edebiyat]
Bentleri üçer dizeli olan türkü
-
[edebiyat]
Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri; triloji
-
[din bilimi]
Bakınız teslis
- "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi."
-
[spor]
Bir oyuncunun aynı karşılaşmada üç sayı yapması durumu
-
[spor]
Bir maçta aynı oyuncunun üç gol atması
-
[isim]
Üçlemek işi
- BÜRÜME
-
-
[isim]
Bürümek işi
- "İnsanın gözünü hırs, para hırsı bürümeye görsün!"
-
[isim]
Bürümek işi
- BERTME
-
-
[isim]
Bakınız bertilme
-
[isim]
Bakınız bertilme
- ÖVÜLME
-
-
[isim]
Övülmek işi
-
[isim]
Övülmek işi
- ELLEME
-
-
[isim]
Ellemek işi
- "Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez."
-
[sıfat, ağızlardan]
Elle seçilmiş, iyi
- "Elleme kömür."
-
[isim]
Ellemek işi
- SÜRTME
-
-
[isim]
Sürtmek işi
-
[isim]
Sürtmek işi
- EKLEME
-
-
[isim]
Eklemek işi; ulama, izafe, munzam
-
[sıfat]
Eklenmiş
-
[isim]
Eklemek işi; ulama, izafe, munzam
- İLENME
-
-
[isim]
İlenmek işi; kargıma, kargışlama, inkisar, intizar
-
[isim]
İlenmek işi; kargıma, kargışlama, inkisar, intizar
- ÜTÜLME
-
-
[isim]
Ütülmek işi
-
[isim]
Ütülmek işi
- İŞLEME
-
-
[isim]
İşlemek işi
- "Mermeri peynir gibi yontar, onu müşterilerin zevkine göre işlemesini pek iyi bilirdi."
-
Şiş, tığ, iğne vb. araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı; el işi
- "Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."
-
[sıfat]
İnce ve süslü işlenmiş
-
[mecaz]
Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme
-
[sinema]
Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi
-
[isim]
İşlemek işi
- EŞİNME
-
-
[isim]
Eşinmek işi
-
[isim]
Eşinmek işi
- ÜLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız paylaşma
-
[isim]
Bakınız paylaşma
- İNLEME
-
-
[isim]
İnlemek işi; inildeme
- "Pansiyonun kağşamış tahta merdiveni ağır bir vücudun adımları altında inlemeye başladı."
-
[isim]
İnlemek işi; inildeme