Sonunda me olan 5 harfli 120 kelime var. ME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da başında me olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÖNME
-
-
[isim]
Sönmek işi
- "Aşk tuzakları birçok ocakların sönmesine sebep olmuştur."
-
[isim]
Sönmek işi
- YETME
-
-
[isim]
Yetmek işi
-
[isim]
Yetmek işi
- SERME
-
-
[isim]
Sermek işi
-
[ağızlardan]
Bakınız sac ekmeği
-
[isim]
Sermek işi
- ÇEKME
-
-
[isim]
Çekmek işi
- "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."
-
Bakınız çekmece
- "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."
-
Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
-
Parmak veya mızrapla çalınan çalgı
-
Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
-
İş yaparken giyilen bir şalvar türü
-
[sıfat]
Çekilerek giyilen veya kullanılan
- "Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı."
-
[sıfat]
Düzgün biçimli
- "Çekme burun."
-
[spor]
Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması
-
[isim]
Çekmek işi
- OKUME
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Afrika’da yetişen, parlak, yumuşak ve hafif kerestesi mobilyacılıkta kullanılan, iyi boya ve cila tutan, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
-
[isim, bitki bilimi]
Afrika’da yetişen, parlak, yumuşak ve hafif kerestesi mobilyacılıkta kullanılan, iyi boya ve cila tutan, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
- DÜĞME
-
-
[isim]
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
- "Sımsıkı bağlanmış bir örme kese çıkarıyor, birer birer düğmelerini çözüyor."
-
Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça
- "Radyonun düğmesi."
-
[hayvan bilimi]
Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı
- "Kalkan balığının düğmeleri."
-
[isim]
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
- ZAHME
-
Kelime Kökeni: Arapça żaḫme
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
-
Kudüm çalmakta kullanılan ucu topuzlu uzun değnek
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
- ÇİTME
-
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
- TÜYME
-
-
[isim]
Tüymek işi
-
[isim]
Tüymek işi
- DİKME
-
-
[isim]
Dikmek işi
-
Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri
-
[mecaz]
Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk
-
[ağızlardan]
Ağaçtan direk
-
[ağızlardan]
Bakınız fidan
-
[denizcilik]
Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna
-
[matematik]
Dikey olan doğru veya düzlem; amut
-
[isim]
Dikmek işi
- YÜZME
-
-
[isim]
Yüzmek işi
-
Yüzme sporu
-
[isim]
Yüzmek işi
- GELME
-
-
[isim]
Gelmek işi
- "Ne söylense duyulur bir ürperme sesinde / Neden hayır olmasın üç beyin gelmesinde"
-
[sıfat]
Gelmiş olan
- "Avrupa'dan gelme bir televizyon."
-
[sıfat]
Eğitim alma
- "İyi aileden gelme çocuk."
-
[fizik]
Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi
-
[isim]
Gelmek işi
- SÜZME
-
-
[isim]
Süzmek işi
-
[sıfat]
Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen
- "Süzme bal. Süzme yoğurt."
-
[sıfat, argo]
Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse)
-
[sıfat, argo]
Katışıksız, saf
- "Son derece zeki babalardan süzme salak oğulların çıktığı görülmüştü."
-
[isim]
Süzmek işi
- SİNME
-
-
[isim]
Sinmek işi; pısma
- "En iyi korunma çaresi yeşil dal altlarına sinmeye kaldı!"
-
[isim]
Sinmek işi; pısma
- ÇÖĞME
-
-
[isim]
Çöğmek işi
-
[isim]
Çöğmek işi
- TÜNME
-
-
[isim]
Tünmek işi
-
[isim]
Tünmek işi
- ÇÖKME
-
-
[isim]
Çökmek işi; çöküntü, obruma
- "Her şeyden önce insanın tabii ömründe üç çağ vardır: Büyüme çağı, duraklama çağı, çökme çağı."
-
[jeoloji]
Bakınız çöküntü
-
[kimya]
Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması
-
[isim]
Çökmek işi; çöküntü, obruma
- SİYME
-
-
[isim]
Siymek işi
-
[isim]
Siymek işi
- BÜKME
-
-
[isim]
Bükmek işi
-
Bükülmüş kaytan veya iplik
-
[spor]
Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı
-
[isim]
Bükmek işi
- VERME
-
-
[isim]
Vermek işi; lütfetme, lütfeyleme
- "Ay başlarında borçlarımızı vermeye annemle birlikte çıkardık."
-
[isim]
Vermek işi; lütfetme, lütfeyleme