Başında me olan 9 harfli 94 kelime var. Me ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında me bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MEYLETMEK

Kelime Kökeni: Arapça meyl + Türkçe etmek

  1. [-e] Eğilmek; meyillenmek
  2. [mecaz] Gönül vermek
MESAFELİK

  1. [sıfat] Herhangi bir uzaklıkta olan
MEDENİLİK

  1. [isim] Bakınız uygarlık
    • "İnsanoğlunun, yaradılıştan medeniliğe eğilimi vardır." (Nurullah Ataç)
MENEDİLİŞ

  1. [isim] Menedilmek işi
MENSUPLUK

  1. [isim] Bir yerle, bir kimseyle ilgili, ilişkili olma durumu; mensubiyet
MEZOSEFAL

Kelime Kökeni: Fransızca mésocéphale

  1. [sıfat] Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
MEFKURECİ

  1. [sıfat] Mefkûre sahibi olan
    • "Çoğu zaman ihtirasların davalara yardımı, mefkûrelerin ve mefkûrecilerin yardımı kadar müspetti." (Tarık Buğra)
METHALDAR

Kelime Kökeni: Arapça medḫal + Farsça -dār

  1. [sıfat, eskimiş] Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan
MEMURİYET

Kelime Kökeni: Arapça meʾmūriyyet

  1. [isim] Bakınız memurluk
    • "Eski memuriyetleri bulsam ne yapacağımı bilirim." (Falih Rıfkı Atay)
MESTÇİLİK

  1. [isim] Mest yapma veya satma işi
MELANURYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
MEZİYETLİ

  1. [sıfat] Beğenilen, üstün nitelikleri bulunan
    • "Köy halkı meziyetli insanlardı. Haksızlıktan ve yalanlardan ürkerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
MECNUNANE

Kelime Kökeni: Arapça mecnūn + Farsça -āne

  1. [sıfat, eskimiş] Çılgın gibi, çılgınca olan
    • "O anda zihnimden mecnunane bir fikir geçiverdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [zarf] Bakınız mecnunca
MEGAHERTZ

Kelime Kökeni: Fransızca mégahertz

  1. [isim, fizik] Değeri bir milyon hertz olan frekans birimi
MEMELİLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı
MEVSİMSEL

  1. [sıfat] Bakınız mevsimlik
METALÜRJİ

Kelime Kökeni: Fransızca métallurgie

  1. [isim] Bakınız metal bilimi
MESULİYET

Kelime Kökeni: Arapça mesʾūliyyet

  1. [isim] Bakınız sorumluluk
    • "Hatta utanmasalar bütün Çırçır yangınının mesuliyetini ona yükleyecekler." (Reşat Nuri Güntekin)
MEMNUİYET

Kelime Kökeni: Arapça memnūʿiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yasaklık
MECLİSARA

Kelime Kökeni: Arapça meclis + Farsça -ārā

  1. [sıfat, eskimiş] Güzel konuşan, kendini toplantılarda konuşmasıyla sevdiren (kimse)
    • "Eskilerin hoşsohbet, meclisara, ağzına baktırır dedikleri kişiler vardı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü