Başında me olan 6 harfli 138 kelime var. Me ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında me bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MEZMUR

Kelime Kökeni: Arapça mezmūr

  1. [isim, eskimiş] Makamla okunan Zebur suresi
MEŞHUR

Kelime Kökeni: Arapça meşhūr

  1. [sıfat] Bakınız ünlü
    • "Yeni Park Gazinosunda kasabanın meşhur karadut şerbetiyle beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
MESTUR

Kelime Kökeni: Arapça mestūr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gizli
MEVZİİ

Kelime Kökeni: Arapça mevżiʿī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bölgesel
    • "Şark taarruzu, Alman taarruzu, ha bugün, ha yarın derken her şey kendi kendisine, mevzii bir müdafaa veya mevzii bir taarruz, mevzii bir tedbir veya mevzii bir mukabele yüzünden tam manasıyla inkişaf devresine girmiş bulunuyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [tıp] Bakınız yerel
MEŞHUT

Kelime Kökeni: Arapça meşhūd

  1. [sıfat, eskimiş] Görülen, gözle görülmüş, tanık olunmuş
MEVHUM

Kelime Kökeni: Arapça mevhūm

  1. [sıfat] Gerçekte olmayıp var sanılan, var diye düşünülen, kuruntuya dayanan
    • "Onun mevhum bir büyüklüğe bile tahammülü olamazdı." (Mithat Cemal Kuntay)
MELFUF

Kelime Kökeni: Arapça melfūf

  1. [sıfat, eskimiş] Sarılmış, bağlanmış, eklenmiş
MEYANE

Kelime Kökeni: Farsça miyāne

  1. [isim] Çorba vb. yiyeceklere lezzet kazandırmak için un ve yağla yapılan sos
    • "Beşamel salçasının meyanesini fazla mı kavurdu bilmem, yerken genizde acımtırak bir tat bırakıyordu." (Gülten Dayıoğlu)
METFUN

Kelime Kökeni: Arapça medfūn

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gömülü
    • "Bu selvi ormanının içinde nice vezirler, serdarlar, kazaskerler metfundur." (Sermet Muhtar Alus)
MECUSİ

Kelime Kökeni: Arapça mecūsī

  1. [sıfat, din bilimi] Mecus dininden olan (kimse)
MENKUL

Kelime Kökeni: Arapça menḳūl

  1. [sıfat] Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
  2. [eskimiş] Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
  3. [isim, hukuk] Bakınız taşınır
MEDYUM

Kelime Kökeni: Fransızca médium

  1. [isim] Ruhötesi iletişim kurma deneylerinde, ruhlarla insanlar arasında aracılık ettiğini ileri süren kimse
    • "Öğleden sonra ünlü bir medyumun evine çaya davetliyim." (Nazlı Eray)
MEYYİT

Kelime Kökeni: Arapça meyyit

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ölü
    • "Gözyaşı ile meyyitimi yusunlar / Yâr elinden şehit olan bu diye" (Ali İzzet Özkan)
MEDYUN

Kelime Kökeni: Arapça medyūn

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız borçlu
MEYDAN

Kelime Kökeni: Arapça meydān

  1. [isim] Bakınız alan
    • "Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri
    • "Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  3. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık
    • "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu." (Ömer Seyfettin)
  4. Fırsat, imkân veya vakit
  5. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer
MEZHEP

Kelime Kökeni: Arapça meẕheb

  1. [isim, din bilimi] Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri
    • "Anasının hatırasına bu derin hürmet, ömrünün sonlarına doğru, babamda âdeta bir mezhep hâlini almıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [mecaz] Anlayış, görüş
  3. [eskimiş] Bakınız öğreti
MERHEM

Kelime Kökeni: Arapça merhem

  1. [isim] Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etken madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı ilaç
    • "O eller seni kurtarmak içindi, o eller yarana merhem sürmek içindi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [mecaz] Herhangi bir soruna çare olan
MECAZİ

Kelime Kökeni: Arapça mecāzī

  1. [sıfat] Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan
MENGEN

  1. [isim] Bolu iline bağlı ilçelerden biri
MERGUP

Kelime Kökeni: Arapça merġūb

  1. [sıfat, eskimiş] Sevilip aranan, istenilen, beğenilen, rağbet edilen
    • "Böyle altı erkekli, iki kadınlı bir mecliste, kadınların en güzeli pek nadir ve merguptur." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü