Başında me olan 5 harfli 93 kelime var. Me ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında me bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEDYA
-
Kelime Kökeni: İngilizce media
-
[isim]
Bakınız iletişim ortamı
- "Medya dedikleri bu bin başlı ejderhayla baş edemedim."
-
Bakınız iletişim araçları
- "Medyanın marifetlerini aklı başında okur zaten biliyordu."
-
[isim]
Bakınız iletişim ortamı
- MEBİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mebīż
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız yumurtalık
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız yumurtalık
- MEMUR
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūr
-
[isim]
Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse; görevli, işyar
- "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır."
-
[sıfat]
Bakınız yükümlü
- "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun."
-
[isim]
Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse; görevli, işyar
- MEMUL
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūl
-
[sıfat, eskimiş]
Umulan, düşünülen
-
[sıfat, eskimiş]
Umulan, düşünülen
- MEŞRU
-
Kelime Kökeni: Arapça meşrūʿ
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız yasal
- "Meşru, gayrimeşru, ölümlü, ölümsüz çocuklarının sayısını bilen yok."
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız yasal
- MEŞBU
-
Kelime Kökeni: Arapça meşbūʿ
- MEMBA
-
Kelime Kökeni: Arapça menbaʿ
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- "Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi."
-
[mecaz]
Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
- "Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar."
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- MEŞİN
-
Kelime Kökeni: Farsça mīşīn
-
[isim]
İşlenmiş koyun derisi
-
[sıfat]
Bu deriden yapılan
- "Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı."
-
[isim]
İşlenmiş koyun derisi
- MEŞUM
-
Kelime Kökeni: Arapça meşʾūm
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uğursuz
- "İlk çocuğunu doğuran genç bir kadına meşum şeyler söylememeliydim, sustum."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uğursuz
- MEVKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mevḳiʿ
-
[isim]
Bakınız yer
- "Gelibolu civarında Akbaş mevkisinde bir cephane deposu vardı."
-
Bakınız makam
- "Senelerce devletin yüksek mevkilerinde bulundu."
-
Bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet ücretlerine göre düzenlenmiş yer
- "İkinci mevki sıralar oldukça dolmuş, localardan ise ancak bir ikisi tutulmuş."
-
Bakınız durum
- "Hey Allah'ım! Ben ne müşkülatlı bir mevkide kalmışım şimdi."
-
[isim]
Bakınız yer
- MEREK
-
-
[isim, ağızlardan]
Samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu veya ahır
-
[isim, ağızlardan]
Samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu veya ahır
- MECAL
-
Kelime Kökeni: Arapça mecāl
-
[isim]
Bakınız takat
- "Sesini çıkarmak, bağırmak istiyor, mecal bulamıyordu."
-
[isim]
Bakınız takat
- MEDAR
-
Kelime Kökeni: Arapça medār
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız dönence
-
Dayanak, yardımcı
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız dönence
- METOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca méthode
-
[isim]
Bakınız yöntem
- "Onun metodunu uygulamakla araştırıcının varamayacağı erek yoktur."
-
[isim]
Bakınız yöntem
- MEDÜZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız denizanası
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız denizanası
- MECAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mecāz
-
[isim, edebiyat]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
-
Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma; metafor
-
[isim, edebiyat]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
- METRO
-
Kelime Kökeni: Fransızca métro
-
[isim]
Büyükşehirlerde semtler arasında işleyen, ulaşımı yerin altında sağlayan tren; yer altı treni
- "Sizler de bir parça himmet edersiniz, Boğaz Köprüsü'nün, metroların kurulduğu bugünlerde, bizim dev harita da sıraya girer belki."
-
[isim]
Büyükşehirlerde semtler arasında işleyen, ulaşımı yerin altında sağlayan tren; yer altı treni
- MEVZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mevżiʿ
-
[isim]
Bakınız yer
-
[askerlik]
Askerî birliğin savaş sırasında savunma tedbirleri alarak yerleştiği yer
- "Ne olursa olsun, bizim vazifemiz cephaneyi topçu mevzilerine yetiştirmektir."
-
[isim]
Bakınız yer
- MEDET
-
Kelime Kökeni: Arapça meded
-
[isim]
Yardım, imdat
- "Bekleyiniz ha başlıyor ha başlayacak, ha bire medet efendim..."
-
[ünlem]
"Yardım edin, imdat" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
-
[isim]
Yardım, imdat
- METRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca mètre
-
[isim, matematik]
Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi
- "İskenderun Körfezi'ne sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum."
-
Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı
-
[isim, matematik]
Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi