Sonunda mar olan 20 kelime var. MAR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mar olan kelimeler listesine ya da başında mar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

TOPLARDAMAR

9 Harfli Kelimeler

ATARDAMAR

8 Harfli Kelimeler

İSTİSMAR

7 Harfli Kelimeler

KALAMAR, PALAMAR, TALİMAR, TARUMAR

6 Harfli Kelimeler

KUŞMAR

5 Harfli Kelimeler

ÇOMAR, DAMAR, HUMAR, İŞMAR, KOMAR, KUMAR, MİMAR, ŞAMAR, TIMAR, TOMAR

4 Harfli Kelimeler

İMAR, UMAR


Kelime bulma makinesi

A M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

RAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, RA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TOPLARDAMAR

  1. [isim] Kanın, vücudun her yanından kalbe gitmesine yarayan damar, verit

ATARDAMAR

  1. [isim] Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan

İSTİSMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birinin iyi niyetini kötüye kullanma
  2. Sömürme
    • "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar, bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar." (Atilla İlhan)

KALAMAR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Mürekkep balığının bir türü (Loligo vulgaris)

TARUMAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dağınık, karışık, perişan
    • "Cemiyetin kuruluşunu tarumar etmek için doğmuş bir ihtilalci gibi tasarlıyordu." (Peyami Safa)
    • "Sen gittin soframız oldu tarumar." (Cahit Sıtkı Tarancı)

PALAMAR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat
    • "Bir gün tekrar bıkkın demir alınır, palamar çözülür, flok açılıp kürek çekilir." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bir kere palamarı çözmeye muvaffak olsa bir yere kapağı atmanın çaresini bulabilirdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

TALİMAR

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme

KUŞMAR

  1. [isim] Kuş avlamak için hazırlanmış tuzak, kuş tuzağı

İŞMAR

  1. [isim] El, göz veya baş ile yapılan işaret
    • "Yanındaki başka tarafa baktı, işmar geçti diye haraza da hazır." (Sermet Muhtar Alus)

TOMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dürülerek boru biçimi verilmiş deri, kâğıt
  2. Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk
  3. Yığın, küme

MİMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse
    • "Binanın mimarını da bulsanız bu sualinize cevap vermez." (Halit Fahri Ozansoy)

HUMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçki veya uyku sersemliği

DAMAR

  1. [isim] Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
    • "Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu." (Peyami Safa)
    • "Birden nasihat damarlarının kabardığını duydu." (Ömer Seyfettin)
    • "Tutarsa onun bir damarı, yıkar adamın başına çadırı." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "En ufak şeye kızan insanın damarına basarlar." (Peyami Safa)
  2. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi
  3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı
    • "Zengin bir altın damarı."
  4. Soy, yaradılış
  5. Huy, mizaç
    • "Cimrilik damarı. Şairlik damarı."
  6. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru
  7. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ

TIMAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yara bakımı
  2. Ağaç bakımı
    • "Merkeplere atladılar, şeftali bahçelerinden geçtikten sonra tımar görmemiş sık, gür bir ayvalığa daldılar." (Refik Halit Karay)
    • "Arabacı atları tımar ediyordu." (Aka Gündüz)
  3. Binek hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme
    • "Tımar tam bir saat sürüyor, yarım saat hayvanın bir tarafı, yarım saat öbür yanı." (Haldun Taner)

ÇOMAR

  1. [isim] İri köpek, çoban köpeği

KUMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu
    • "Ağır bir kumar borcunu ödemek zorunda kalan soylular gibiydi." (Necati Cumalı)
    • "Kazanacağından emin olmadıkça kumar oynamak deliliktir." (Atilla İlhan)

KOMAR

  1. [isim] Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 m boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum)

ŞAMAR

  1. [isim] Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş
    • "Çavuş onun omzuna kuvvetli bir şamar indirdi." (Reşat Enis)
    • "Sağ avcumun bir şamar patlatmak için nasıl kaşındığını hâlâ unutmuyorum." (Tomris Uyar)

UMAR

  1. [isim] Çare

İMAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bayındırlık
    • "Bu şehri imar etmek yalnız sokak açmak, alan yapmak değildir." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Boğaziçi sırtları imara açıldı." (Aydın Boysan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü