Başında mah olan 9 harfli 22 kelime var. Mah ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mah olan kelimeler listesine ya da sonu mah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında mah bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Mah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAM, MAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AM, HA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAHREMLİK
-
-
[isim]
Mahrem olma durumu
-
[isim]
Mahrem olma durumu
- MAHZUNLUK
-
-
[isim]
Mahzun olma durumu
- "Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama."
-
[isim]
Mahzun olma durumu
- MAHVOLMAK
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥv + Türkçe olmak
-
[nesnesiz]
Yok olmak
- "Bu derece intibak kabiliyeti, tekâmül kuvveti olan dinamik bir millet olmasak mahvolurduk."
-
Bozulup yararsız duruma gelmek
-
Onulmaz duruma gelmek
-
Boşa gitmek, heba olmak
-
[nesnesiz]
Yok olmak
- MAHSULDAR
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūl + Farsça -dār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız verimli
- "İstediğiniz kadar cennet köyler, sevişen insanlar, mahsuldar topraklar tahayyül edebiliriz."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız verimli
- MAHRUMLUK
-
-
[isim]
Bakınız yoksunluk
-
[isim]
Bakınız yoksunluk
- MAHPUSLUK
-
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- "Mahpusluk yaşamın akmadığı, zamanın geçmediği bir mekânda oturup kalmak olmalı."
-
Mahpus olma süresi
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- MAHMUDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥmūdiyye
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- "Karısının altınlarını, kızının mahmudiyelerini neleri varsa hep aldılar."
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- MAHFAZALI
-
-
[sıfat]
Mahfazası olan
-
Korunan, mahfuz
- "Mahfazalı köy."
-
[sıfat]
Mahfazası olan
- MAHZUNANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahzunca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahzunca
- MAHSUSTAN
-
-
[zarf]
İsteyerek, özellikle
- "Eve gelmeden her zamanki yolumdan saptım ve ıhlamurların altından geçtim, mahsustan."
-
[zarf]
İsteyerek, özellikle
- MAHCUBANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥcūb + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahcupça
- "Benimle göz göze gelince mahcubane başını indirdi."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mahcupça
- MAHCUPLUK
-
-
[isim]
Bakınız utangaçlık
-
[isim]
Bakınız utangaçlık
- MAHMURLUK
-
-
[isim]
İçki içmiş bir kimsenin duyduğu baş ağrısı ve sersemlik; ayıltı
- "O sermestliğin nasıl bir mahmurlukla bittiğini bir yana bırakalım."
-
Uykudan sonra duyulan ağırlık ve sersemlik
- "Elindeki şamdanın ışığı gözlerini kamaştırıyor, uyku mahmurluğu gözlerinden gitmiyor, bu da onu öyle güzelleştiriyordu ki tarif edilemez."
-
[isim]
İçki içmiş bir kimsenin duyduğu baş ağrısı ve sersemlik; ayıltı
- MAHKEMELİ
-
-
[sıfat]
Bakınız davalı
-
[sıfat]
Bakınız davalı
- MAHZURSUZ
-
-
[sıfat]
Sakıncası olmayan
-
[sıfat]
Sakıncası olmayan
- MAHVETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥv + Türkçe etmek
-
[-i]
Yok etmek
-
Bozup işe yaramaz duruma getirmek
- "Kuraklık ekinleri mahvetti."
-
Onmaz duruma getirmek
- "Beni bu güzel havalar mahvetti / Böyle havada istifa ettim / Evkaftaki memuriyetimden"
-
Boşa gitmesine sebep olmak; batırmak
- "Ufak bir dikkatsizlik bütün emeklerimi mahvetti."
-
[-i]
Yok etmek
- MAHALLECE
-
-
[zarf]
Mahallede oturanlar tarafından
- "Mahallece taşın başına gidilip ondan su dilendi."
-
Mahallede oturanlar olarak hep birlikte
- "O zaman bu güzelim İstanbul'da mahallece yaşardık."
-
[zarf]
Mahallede oturanlar tarafından
- MAHSUSLUK
-
-
[isim]
Mahsus (I) olma durumu; özgülük
-
[isim]
Mahsus (I) olma durumu; özgülük
- MAHKUMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥkūm + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Mahkûma yaraşır bir biçimde
- "Onun emrini yerine getirmekten mahkûmane bir zevk alıyor."
-
[zarf, eskimiş]
Mahkûma yaraşır bir biçimde
- MAHKUMLUK
-
-
[isim, hukuk]
Bakınız hükümlülük
-
[isim, hukuk]
Bakınız hükümlülük