Başında mah olan 6 harfli 36 kelime var. Mah ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde mah olan kelimeler listesine ya da sonu mah ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında mah bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAM, MAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AM, HA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAHLUK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaratık
    • "Bütün arzum, bu kinsiz, gurursuz, sade ve sakin mahlukların içinde yaşamaktan ibaretti." (Reşat Nuri Güntekin)

MAHSUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş

MAHCUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Utangaç, sıkılgan
    • "Kenara mahcup bir çocuk gibi büzüldü." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Her yazdığımı tutan hocayı mahcup çıkarmamak için yazdıklarımı daha ciddi bir öz eleştiri eleğinden geçirir olmuştum." (Haldun Taner)
    • "Bu tekdir karşısında mahcup kalmak şöyle dursun, geniş geniş güldü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

MAHCUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kısıtlı

MAHDUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çevrilmiş, sınırlanmış
  2. Sayısı belli olan, sayılı, az
    • "Hükûmetler mahdut bir zaman içinde yaşar." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Dar, basit
    • "Heyhat, dedi, siz de mahdut fikirli bir muharrirmişsiniz!" (Ömer Seyfettin)

MAHRUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Koni

MAHSUS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Özgü
    • "Her sanata mahsus aletler vardır. Bize de böyle bir şeyler lazım..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır
    • "Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz." (Namık Kemal)
  3. Özel
    • "Kayseri'nin sayın valisine mahsus selam ederim." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  4. [zarf] Özellikle
    • "Buraya, mahsus bunun için geldim."
  5. [zarf] Bilerek, isteyerek, kasten
    • "... kapıyı mahsus açık bırakmıştı." (Atilla İlhan)
  6. [zarf] Şaka olarak, şakadan
    • "Mahsus söylüyor, inanmayın."

MAHZUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sakınca
    • "Ne gibi mahzurlar doğurabileceğini görmemezlikten gelmek mümkün değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Engel

MAHŞER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer
  2. Büyük kalabalık
    • "Yangın yeri bir mahşer." (Haldun Taner)

MAHPUS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kapatılmış, hapsedilmiş (kimse)
  2. [isim] Bir çeşit tavla oyunu
  3. [isim] Hapishane
    • "At martini Debreli Hasan, dağlar inlesin / Drama mahpusunda, aman dostlar dinlesin." (H. Türküsü)

MAHCUZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hacizli

MAHLAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Takma ad

MAHFUZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Saklanmış, korunmuş, korunan, saklı

MAHMUL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yüklü, dolu
    • "Telgraf hatları ziyadesiyle mahmul, çektikleri telgrafı babasıyla annesi bakalım alabilecekler mi?" (Atilla İlhan)
    • "Asıl şair, dilinin bütün imkânlarını, zenginliklerini bilen, hudutsuz bir sevgi, sonsuz bir hırs ve şehvetle mahmul olan kimsedir." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. Yükletilmiş
  3. [isim] Yüklem

MAHKUK
...
MAHZUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Üzgün
    • "Kızlar mahzun bir sessizlik içinde parça parça dökülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Harap mezarlığın öyle bir hâli vardır ki insanı ister istemez mahzun eder." (Memduh Şevket Esendal)

MAHDUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erkek evlat, oğul
    • "Fakat ne olmuşsa olmuş, geçen gün bizim mahdum top oynarken koca alameti devirmiş." (Haldun Taner)

MAHMUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan
  2. Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan
  3. Süzgün, dalgın bakışlı (göz)

MAHRUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yoksun
    • "Esef olunur ki memleket, ilmî ehliyeti haiz, üstün insanlardan mahrumdu." (Samiha Ayverdi)
    • "Servet, ondan mahrum olanların ahlaklarını bozmakta büyük bir amil değil midir?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

MAHREÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çıkış yeri, çıkak
  2. Boğumlanma noktası
  3. Payda

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü