Başında ma olan 5 harfli 119 kelime var. Ma ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ma olan kelimeler listesine ya da sonu ma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ma bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAİLE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aklan
-
[isim]
Aklan
- MAGRİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yılan balığıgillerden, Avrupa kıyılarında yaşayan, eti lezzetli büyük bir balık (Conger conger)
-
[isim]
Yılan balığıgillerden, Avrupa kıyılarında yaşayan, eti lezzetli büyük bir balık (Conger conger)
- MAKAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı
- "Her iki eliyle kullanırdı makasıyla tarağını." (Necati Cumalı)
-
Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet
-
Birbirini kesen demir yolu kavşağı
-
Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay
-
Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi
-
Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı
-
Çalma, kırpma
-
Dirsek
-
Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni
-
Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç
-
[isim]
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı
- MANEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kişinin iç dünyası yönünden, manevi bakımdan, maddeten karşıtı
- "Milletini maddeten ve manen yükseltmek istemeyen adam nasıl samimi Türkçü olabilir." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[zarf]
Kişinin iç dünyası yönünden, manevi bakımdan, maddeten karşıtı
- MAMBO
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans
- MARKİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk unvanı
-
[isim]
Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk unvanı
- MADEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[bağlaç]
"Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki
- "Bakma sen madem tanıdıkmış, bulur bir çaresini." (Çetin Altan)
-
[bağlaç]
"Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki
- MAKUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Akla uygun, akıllıca
- "Makul bir düşünce."
- "Öyle bir gazetenin yazarına da biraz daha makul, biraz daha dürüst, biraz daha geniş düşünceli olmak yaraşır." (Orhan Veli Kanık)
-
Akıllıca iş gören, mantıklı
- "Makul bir adam."
-
Belirli
- "Tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ... isteme hakları vardır." (Anayasa)
-
Aşırı olmayan, uygun, elverişli
- "Ev için makul bir fiyat istedi."
-
[sıfat]
Akla uygun, akıllıca
- MANDA
-
-
[isim]
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus)
-
[isim]
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus)
- MADAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Fransa'da evli kadınlara verilen san
-
Türkiye'de Müslüman olmayan evli kadın
-
[isim]
Fransa'da evli kadınlara verilen san
- MARİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hastalıklı, hasta olan
-
[sıfat]
Hastalıklı, hasta olan
- MATEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yas
- "Camiin methali, minberi, kâmilen siyah matem bayraklarıyla kaplı." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Yas
- MAVAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalan, uydurma söz
- "Bu sürgünlük mavalı neyin nesi? Aslı astarı var mı? Ya varsa ne yaparım ben?" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Yalan, uydurma söz
- MAFİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
"Yok, kalmadı" anlamında kullanılan bir söz
- "Bende para mafiş!"
-
[isim]
Bir çeşit yumurtalı ve hafif hamur tatlısı
-
[ünlem]
"Yok, kalmadı" anlamında kullanılan bir söz
- MAZAK
-
-
[isim]
Kırlangıç balığıgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara denizinde yaşayan, kırmızı renkli, lezzetli bir balık (Trigla lineata)
-
[isim]
Kırlangıç balığıgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara denizinde yaşayan, kırmızı renkli, lezzetli bir balık (Trigla lineata)
- MATBU
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Basılı, basılmış (kâğıt, kitap vb.)
-
[sıfat]
Basılı, basılmış (kâğıt, kitap vb.)
- MARAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hastalık
-
Dayanılması güç durum
-
[sıfat]
Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan
- "Aman ne maraz adamsın!"
-
[isim]
Hastalık
- MAHYA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılan resim
- "Japon fenerlerinin, mahyaların ve yıldızların renk renk birbirine karıştığı bir gece buraya gelmişlerdi." (Atilla İlhan)
-
Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm
-
[isim]
Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılan resim
- MALYA
-
-
[isim]
Deniz dibinde otlara takılmış oltayı kurtarmaya ve deniz derinliklerinden ağ, halat, sicim vb. şeyleri çıkarmaya yarayan dört tırnaklı demir
-
[isim]
Deniz dibinde otlara takılmış oltayı kurtarmaya ve deniz derinliklerinden ağ, halat, sicim vb. şeyleri çıkarmaya yarayan dört tırnaklı demir
- MAVNA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan, güvertesiz büyük tekne
- "Mavnalar kocaman gövdeleriyle sallanır..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi
- "Köpüklü denizin üstünde serseri martılar uçuşuyor, yanımızdan yelkenli bir mavna geçiyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan, güvertesiz büyük tekne