Sonunda m olan 4 harfli 70 kelime var. M harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da başında m harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İSİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ad
    • "Ama siz ecnebiler ismi çıkmış yerlerden hoşlanırsınız." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Fabrika sahibinin ismini cismini aldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kişi, insan
    • "Biz eskidikçe yaşlarımız yirmiden yirmi bire, yirmi birden yirmi ikiye bastıkça yeni yüzler, yeni isimler katılıyor aramıza." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Ad

OYUM

  1. [isim] Oyma işi
    • "Tünel açmak için bu dağın oyumu iki ay sürdü."

İÇİM

  1. [isim] İçme işi veya biçimi, içiş
  2. Bir şey içilirken alınan tat
    • "Bu çayın rengi yok ama içimi iyi."
  3. [sıfat] Bir yudumda içilecek miktarda olan

ATIM

  1. [isim] Atma işi
    • "Kimi yayı öptü, kimi fırlattı / En er kemankeşe yetti üç atım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
    • "Bir kurşun atımı yer."

PRİM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para
    • "Kimi mutluluğu attığı golde, aldığı primde, kırdığı rekorda bulur." (Haldun Taner)
  2. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret
  3. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış

ALIM

  1. [isim] Alma işi
  2. Kurum, çalım, gurur
  3. Çekicilik
    • "O ne eda, o ne alım, o ne çalım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

UYUM

  1. [isim] Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk, entegrasyon
    • "Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı." (Nezihe Araz)
  2. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat

İZAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimseyi gönderme, yollama

ESİM

  1. [isim] Yelin esişi

AÇIM

  1. [isim] Açma, açılış, küşat
    • "Abdülhak Hamit köşesinin açım töreni yapıldı."

BROM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 35, atom ağırlığı 79,909, yoğunluğu 2,97 olan, deniz sularında az, bazı göllerde çok miktarda bulunan, kırmızı renkli, pis kokulu, zehirli, sıvı bir element (simgesi Br)

ÖDEM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi

ÖLÜM

  1. [isim] Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat
    • "Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Ölüm var dirim var, bu parayı alıp saklamalı."
    • "Kim bilir hangi aşüftenin biri idi bu, ölümü göze alarak arkasından koştuğun mahluk?" (Refik Halit Karay)
    • "Yüz yaşından daha çok insan ne kadar yaşar ki ölümün soluğunu ensemde duyuyorum." (Yahya Kemal)
  2. Ölme biçimi
    • "Yanarak ölümü, feciydi."
    • "Ölüm Allahın emri, bu işi yapacağım."
  3. İdam cezası
    • "Ölüme mahkûm oldu."
  4. [ünlem] Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz
    • "Zalimlere ölüm!"
  5. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma
    • "Küçük sanayinin ölümü."
  6. Çok büyük sıkıntı, üzüntü
    • "Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)

ERİM

  1. [isim] Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
    • "El erimi. Göz erimi."

İNAM

  1. [isim] Emanet, vedia

KROM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Krom kaplama."

ÖNEM

  1. [isim] Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet
    • "Mustafa Kemal'in hareketine gittikçe daha çok önem vermektedir." (Falih Rıfkı Atay)

ELEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Acı, üzüntü, dert, keder
    • "... dayanılmaz bir elemle yüreği sızladı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÜREM

  1. [isim] Faiz, getiri

EKİM

  1. [isim] Ekme işi
    • "... ekim biçim işlerini tamamıyla kadınlara bırakmışlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. Yılın otuz bir gün süren, onuncu ayı, teşrinievvel

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü