Sonunda m olan 4 harfli 70 kelime var. M harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da başında m harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PRİM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para
    • "Kimi mutluluğu attığı golde, aldığı primde, kırdığı rekorda bulur." (Haldun Taner)
  2. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret
  3. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış

ADAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsan
    • "Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu." (Refik Halit Karay)
    • "İşimiz adamına düştü de kolayca yapıldı."
  2. Erkek kişi, kadın karşıtı
    • "İyi bir adam isterse, babası da verirse, varacak." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Şimdiki belediye başkanı sayesinde şehir adama benzedi."
  3. Birinin yanında ve işinde bulunan kimse
    • "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar." (Kemal Tahir)
  4. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse
    • "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı." (Cemil Meriç)
  5. Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı
    • "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."
  6. Görevli kimse
    • "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse." (Refik Halit Karay)
  7. İyi huylu, güvenilir kimse
    • "Amcam, güngörmüş bir adamdı." (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Bir alanda derin bilgisi olan kimse
    • "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır." (Haldun Taner)
  9. Bir alanı benimseyen kimse
  10. [ünlem] Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz
    • "Adam, vazgeç!"
  11. Eş, koca

EĞİM

  1. [isim] Eğilmiş olma durumu
  2. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil
    • "Yamacın eğimi."

ESİM

  1. [isim] Yelin esişi

TAAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yemek, yiyecek
    • "Yemekte salçalı bir taam vardı." (Burhan Felek)

İLAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bildirme, anlatma
  2. Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge

ASIM

  1. [isim] Asma işi

NORM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Düzgü
    • "Norma göre yapılmış eser."

KROM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Krom kaplama."

ELEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Acı, üzüntü, dert, keder
    • "... dayanılmaz bir elemle yüreği sızladı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ERİM

  1. [isim] Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
    • "El erimi. Göz erimi."

İLİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilim
    • "Kılıç gibi kesen ve şakırdayan mantığıyla ilmin askerleşmiş tipiydi." (Peyami Safa)
    • "Onun ilminden anlayan şoför seni istediği yere götürür." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Ayrıntı, özellik, nitelik

OYUM

  1. [isim] Oyma işi
    • "Tünel açmak için bu dağın oyumu iki ay sürdü."

ÜREM

  1. [isim] Faiz, getiri

ONUM

  1. [isim] Kötü bir durumdan kurtulma

ULAM

  1. [isim] Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, zümre, grup, kategori
    • "İnsan üstüne düşünenlerin hepsi, her iki ulamda da yetkinliğe az rastlandığı görüşünde birleşirler." (Azra Erhat)
  2. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori

ATIM

  1. [isim] Atma işi
    • "Kimi yayı öptü, kimi fırlattı / En er kemankeşe yetti üç atım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
    • "Bir kurşun atımı yer."

ALIM

  1. [isim] Alma işi
  2. Kurum, çalım, gurur
  3. Çekicilik
    • "O ne eda, o ne alım, o ne çalım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

UYUM

  1. [isim] Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk, entegrasyon
    • "Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı." (Nezihe Araz)
  2. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat

AŞIM

  1. [isim] Aşma işi
  2. Erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi
    • "Hayvan aşım istasyonu."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü