Başında m olan 6 harfli 529 kelime var. M harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında m bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAARİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilgi ve kültür
-
Öğretim ve eğitim sistemi
- "En büyük emelim, maarif vekili olarak yurdumun irfanını yükseltmektir." (Atatürk)
-
[isim]
Bilgi ve kültür
- METRİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan toprak siper
-
[isim]
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan toprak siper
- MİDYAT
- ...
- MIŞMIŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kayısı veya zerdali
-
[isim]
Kayısı veya zerdali
- MÜTHİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Korkuya düşüren, korkunç, dehşetli
- "Müthiş bir fırtına çıktı."
-
Çok rahatsız eden, dayanılmaz
- "Bu müthiş yokluğa, bu derin acıya tahammül edemiyordum." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Şaşılacak kadar değişik
- "Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti." (Şevket Rado)
-
[ünlem]
"Ne acayip şey" anlamında kullanılan bir söz
-
[sıfat]
Korkuya düşüren, korkunç, dehşetli
- MAŞRIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğu
-
[isim]
Doğu
- MASTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız yüksek lisans
-
Bakınız temel, esas
-
[isim]
Bakınız yüksek lisans
- MÜDAVİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hastaya bakan (kimse)
-
[sıfat]
Hastaya bakan (kimse)
- MİNBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Camilerde hatibin çıkıp hutbe okuduğu merdivenli, yüksekçe yer
-
[isim]
Camilerde hatibin çıkıp hutbe okuduğu merdivenli, yüksekçe yer
- MAKYÖZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında boyama ve değişim yapan kadın
-
[isim]
İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında boyama ve değişim yapan kadın
- MÜRŞİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz
- "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." (Atatürk)
-
Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi
-
[isim]
Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz
- MAHKUK
- ...
- MATARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- MEDDAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Taklitler yaparak, hoş hikâye anlatarak halkı eğlendiren sanatçı
- "Ramazan geceleri bu kahveye meddahlar, cura, bağlama gibi meşhur saz çalanlar geliyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Öven, aşırı övgüde bulunan kimse
-
[isim]
Taklitler yaparak, hoş hikâye anlatarak halkı eğlendiren sanatçı
- MİDECİ
-
-
[sıfat]
Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse)
- "Mademki her baktığı insanın ciğerini dahi okuyordu, nasıl olup da etrafını saran mideci dalkavukların ikiyüzlülüğünü anlayamıyordu." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse)
- MİMARİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mimarlık
-
Yapı
- "Marcel Proust'un bir Mikel Angelo hummasıyla meydana koyduğu o heybetli roman mimarisi karşısında gene böyle bir fütura kapılarak sindiğimi, ezildiğimi hissetmekteyim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Mimarlıkla ilgili, mimarlığa ilişkin
-
[isim]
Mimarlık
- MURGUL
- ...
- MAKBUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Alındı
-
[isim]
Alındı
- MANYOK
-
-
[isim]
Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü veya yedisi bir arada yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç (Manihot utilissima)
-
[isim]
Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü veya yedisi bir arada yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç (Manihot utilissima)
- MECRUH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Yaralı
- "Harbiye nazırıyla sadrazamı vurmuşlar. Ahmet Rıza tehlikeli surette mecruh..." (Ömer Seyfettin)
-
İncinmiş olan (kimse)
-
Yaralı