Başında m olan 6 harfli 529 kelime var. M harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında m bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MERKEP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Eşek
-
[isim]
Eşek
- MAAİLE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Ailece, ev halkıyla birlikte
- "Bir perşembe akşamı maaile atölyeye davet olunduk." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Ailece, ev halkıyla birlikte
- MAHSUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş
-
[sıfat]
Hesap edilmiş, hesaba geçirilmiş
- MİKRON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre
-
[isim]
Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre
- MIZMIZ
-
-
[sıfat]
Her şeyde kusur bulan, hiçbir şeyden memnun olmayan
- "Kız, bizden büyük olmalıydı; mızmız, zayıf, silik bir şeydi." (Emine Işınsu)
-
Çevresindekileri rahatsız edecek kadar yavaş olan
-
[sıfat]
Her şeyde kusur bulan, hiçbir şeyden memnun olmayan
- MÜFRİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Aşırı
-
[sıfat]
Aşırı
- MEDDAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Taklitler yaparak, hoş hikâye anlatarak halkı eğlendiren sanatçı
- "Ramazan geceleri bu kahveye meddahlar, cura, bağlama gibi meşhur saz çalanlar geliyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Öven, aşırı övgüde bulunan kimse
-
[isim]
Taklitler yaparak, hoş hikâye anlatarak halkı eğlendiren sanatçı
- MAZRUF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zarf içine konmuş, zarflı
-
[isim]
İçerik
- "Zarfa değil, mazrufa bakmalı."
-
[sıfat]
Zarf içine konmuş, zarflı
- MUFLON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pardösülerin içine iliklenerek geçirilen bir çeşit çok kalın, eğreti astar
-
Yaban koyunu
-
[isim]
Pardösülerin içine iliklenerek geçirilen bir çeşit çok kalın, eğreti astar
- MANZUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şiir biçiminde yazılmış
-
Düzenli, muntazam
-
[sıfat]
Şiir biçiminde yazılmış
- MELFUF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sarılmış, bağlanmış, eklenmiş
-
[sıfat]
Sarılmış, bağlanmış, eklenmiş
- MÜBREM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok gerekli olan, kaçınılmaz, vazgeçilmez
-
[sıfat]
Çok gerekli olan, kaçınılmaz, vazgeçilmez
- MAHSUS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Özgü
- "Her sanata mahsus aletler vardır. Bize de böyle bir şeyler lazım..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır
- "Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz." (Namık Kemal)
-
Özel
- "Kayseri'nin sayın valisine mahsus selam ederim." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[zarf]
Özellikle
- "Buraya, mahsus bunun için geldim."
-
[zarf]
Bilerek, isteyerek, kasten
- "... kapıyı mahsus açık bırakmıştı." (Atilla İlhan)
-
[zarf]
Şaka olarak, şakadan
- "Mahsus söylüyor, inanmayın."
-
[sıfat]
Özgü
- MECZUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse
-
Aklını yitirmiş, deli, sapık
- "Bunlardan başka köyün iki meczubu, bir cücesi vardır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Tanrı aşkıyla aklını yitirmiş kimse
- MUHZIR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- "Kadı ola davacı ve muhzır dahi şahit / Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet."
-
[isim]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- MİKTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
-
Ölçü
- "Yapılan yardımın miktarı artırıldı."
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
- MUĞBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gücenmiş, gücenik, küskün
-
[sıfat]
Gücenmiş, gücenik, küskün
- MAĞARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in
- "Şu karşıki dağda derin bir mağara vardır." (Aka Gündüz)
-
Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in
- MARAZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hastalıkla ilgili, hastalıklı
- "O marazi psikolojik an geçtikten sonra bunların manaları ne olduğunu yazan da seçemez." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Hastalık derecesinde olan
- "Marazi kıskançlık."
-
[sıfat]
Hastalıkla ilgili, hastalıklı
- MATLUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İstenilen, aranılan
-
[isim]
Alacak
-
[sıfat]
İstenilen, aranılan