Başında m olan 5 harfli 346 kelime var. M harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında m bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tapınak
    • "Bütün mabetler içinde güneşten ilk ışık alan camidir." (Ahmet Haşim)
  2. Özel bir konuda, sevgi ve saygı ile bağlanmanın ortaya konulduğu yer
    • "Burası jüri heyetinin toplanacağı mukaddes sanat mabedidir." (Halit Fahri Ozansoy)

MADİK

Kelime Kökeni : Ermenice

  1. [isim] Miskete fiske vurarak oynanan zıpzıp oyunu
  2. Dolap, hile
    • "Gazetecilerin pintiliklerinden, kitapçıların madiklerinden uzak ve serbest yaşıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

MAYNA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yelken indirme, fora karşıtı
    • "... filikalarını mayna etmişlerdi." (Atilla İlhan)
  2. Bırakılma, son verilme
    • "Kavga mayna oldu."
  3. [ünlem] "İndir" anlamında bir seslenme sözü
    • "Martı'ya beş metre kala "Mayna!" diye bağrıldı." (Halikarnas Balıkçısı)

MENFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olumsuz, negatif
    • "Hayatım üzerine yaptığı bu menfi tesirden kurtulamayacak mıyım?" (Aka Gündüz)
  2. Her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan
    • "Ortaya konanda kusur ararsanız, kusur bulursanız o zaman menfi adamsınız, yıkıcı adamsınız." (Nurullah ataç)
  3. Olumsuz
  4. Negatif

MAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kıç
  2. Anüs
  3. Minderli alçak sedir
    • "... duvardaki çiviye lambayı asarken odanın makatına yığılır gibi oldu." (Abbas Sayar )
  4. Minder yüzü, minderin üzerine yayılan kumaş

MEYVE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş
    • "Oğlu Hakan'ın doğduğu yıl meyveye duran dut, en doğurgan dönemindeydi." (Muzaffer Uyguner)
  2. Ürün, sonuç, kâr
    • "Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan'ında, en güzel meyve benim imzamdır." (Yusuf Ziya Ortaç)

MİSİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eş, benzer
    • "Misli görülmemiş bir refaha, bir saadete ermiştim." (Refik Halit Karay)
    • "Bu sonbahar sabahında Gülhane Parkının misli menendi yoktur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Miktar
  3. Defa, kez, kat
    • "Ona edeceğiniz her hareketi yüz misli ile size iade ederim." (Aka Gündüz)

MUHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
  2. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk

MISIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buğdaygillerden gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 m olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays)
  2. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü
  3. Bu ürünün taneleri

MATLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gök cisimlerinin doğması
  2. Gök cisimlerinin doğduğu yer
  3. Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk beyti

METİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı

MATBU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Basılı, basılmış (kâğıt, kitap vb.)

METRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, temel uzunluk ölçüsü birimi
    • "İskenderun körfezine sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum." (Refik Halit Karay)
  2. Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı

MİRAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke
    • "Erkek çocuk ne kadar miras yerse kız çocuk da o kadar miras yer." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Bizimkiler okkalı bir mirasa konmuşlar da o hergelenin hakkını mı yemişler ne?" (Haldun Taner)
  2. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
    • "Son zamanlarda İzmir'deki gazinocu bir amcasından beş bin liralık bir de miras yemişti." (Haldun Taner)
  3. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey
    • "Konukseverlik bize atalarımızdan mirastır."

MEMUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli
    • "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Yükümlü
    • "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun." (Refik Halit Karay)

MEVUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Vadolunmuş, söz verilmiş

MİSAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sözleşme, antlaşma, bağlaşma

MODÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir uzay taşıtının yapısı içinde yer alan ve kendi başına hareket edebilen bağımsız bölüm
  2. Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi
  3. Herhangi bir mekanik özelliği belirten kat sayı

MASAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür
    • "Masal olsun roman olsun, ikisi de anlatı sanatıdır." (Necati Cumalı)
  2. Boş, boşuna söylenmiş söz
    • "Müttefikler karşı hücuma geçtikten sonra, milleti aynı masalla uyutmak olanaksızlaştı." (Haldun Taner)
  3. Değersiz, önemsiz şey
    • "Yaratıcı gücü kalmayan bir yazıcı bir masaldan başka nedir?" (Halide Edip Adıvar)

MEDÜZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Denizanası

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü