Başında m olan 4 harfli 85 kelime var. M harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında m bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MANİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı

MORG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam
  2. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer

MESH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi elle sıvazlama
    • "Kavuklarını kaldırıp usturayla tıraş edilmiş başlarını mesh ederlerdi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme

MİSK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde
  2. Mis

META

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mal, ticaret malı
  2. Sermaye
    • "Batıdan aldığımız öteberi arasında en kıymetli meta kendi memleketimizi karış karış dolaşma arzusu olmalıdır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

MAZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geçmiş
    • "Genç olmak maziyi ulu orta tahkir için bir mazeret değildir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Geçmiş zaman

MÜLK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal
  2. Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı
  3. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke
    • "Adalet mülkün temelidir."

MEME

  1. [isim] Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik
    • "Genç kadın arkasını dönerek göğsünü açtı ve özenle meme vermeye başladı." (Aka Gündüz)
  2. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü
    • "Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu." (Rıfat Ilgaz)
  3. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı
    • "O, sağ elinin parmaklarını bükerek kulak memesinin altına koymuş, ağzı açıktı." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı
    • "Tüfek memesi."
  5. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer

MUTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Veri

MALT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa

MEKE

  1. [isim] Su kıyılarındaki böcekleri yiyerek yaşayan yaban ördeği
  2. Alt çene
  3. Çocukların oyun oynadıkları küçük ve yassı taş
  4. Sönmüş yanardağ
  5. Mısır ve tanesi
  6. Mısır unundan yapılan ekmek

MANO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kumar oynatan kişinin kazançtan aldığı pay

MODA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik
  2. Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük
    • "Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
    • "Bu işin modası geçti, onu vaktiyle yapmak gerekti."
  3. [sıfat] Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan
    • "Moda şapka."

MİAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin yapılması için tanınan süre
    • "Bakkalın veresiyeyi kestiği bir gün, artık bu işin miadı geldiğine kanaat ederek satış hususunda ısrar edecek olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir şeyin yerine yenisinin verilebilmesi için kabul edilmiş bulunan süre, kullanma süresi
    • "Asker ayakkabısının miadı altı aydır."

MALİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Mal ile ilgili
    • "Mali durumu zaten kötü." (Haldun Taner)
  2. Parasal
  3. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili
    • "Mali önlemler."

MEGA
...
MİDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası
    • "Dibinde, kıyılmış kertenkele ve yılan parçaları varmış gibi midesini bulandırmıştı." (Peyami Safa)
    • "Mebuslardan midesi ekşiyen birine bizmut, başı ağrıyan bir başkasına veronal verdim." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Karın, karın bölgesi
  3. Yemek yeme isteği

MUTİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yumuşak başlı, itaat eden
    • "Genç Çerkez'in daima kendisine muti ve ikinci safta kalacağını ümit ederek dışarıdan gelin almamayı tercih etmişti." (Halide Edip Adıvar)

MEAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlam, kavram, mefhum
    • "Her cepheden tek mealde bir telgraf geliyor." (Aka Gündüz)
  2. Ortaya çıkan şey, sonuç, netice

MALÇ

  1. [isim] Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü