Başında m olan 4 harfli 85 kelime var. M harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında m bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MANİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı
-
[isim]
Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı
- MORG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam
-
Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer
-
[isim]
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam
- MESH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyi elle sıvazlama
- "Kavuklarını kaldırıp usturayla tıraş edilmiş başlarını mesh ederlerdi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme
-
[isim]
Bir şeyi elle sıvazlama
- MİSK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde
-
Mis
-
[isim]
Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde
- META
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mal, ticaret malı
-
Sermaye
- "Batıdan aldığımız öteberi arasında en kıymetli meta kendi memleketimizi karış karış dolaşma arzusu olmalıdır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Mal, ticaret malı
- MAZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geçmiş
- "Genç olmak maziyi ulu orta tahkir için bir mazeret değildir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Geçmiş zaman
-
[isim]
Geçmiş
- MÜLK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal
-
Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı
-
Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke
- "Adalet mülkün temelidir."
-
[isim]
Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal
- MEME
-
-
[isim]
Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik
- "Genç kadın arkasını dönerek göğsünü açtı ve özenle meme vermeye başladı." (Aka Gündüz)
-
Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü
- "Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu." (Rıfat Ilgaz)
-
Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı
- "O, sağ elinin parmaklarını bükerek kulak memesinin altına koymuş, ağzı açıktı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı
- "Tüfek memesi."
-
Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer
-
[isim]
Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik
- MUTA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Veri
-
[isim]
Veri
- MALT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa
-
[isim]
Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa
- MEKE
-
-
[isim]
Su kıyılarındaki böcekleri yiyerek yaşayan yaban ördeği
-
Alt çene
-
Çocukların oyun oynadıkları küçük ve yassı taş
-
Sönmüş yanardağ
-
Mısır ve tanesi
-
Mısır unundan yapılan ekmek
-
[isim]
Su kıyılarındaki böcekleri yiyerek yaşayan yaban ördeği
- MANO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kumar oynatan kişinin kazançtan aldığı pay
-
[isim]
Kumar oynatan kişinin kazançtan aldığı pay
- MODA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik
-
Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük
- "Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
- "Bu işin modası geçti, onu vaktiyle yapmak gerekti."
-
[sıfat]
Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan
- "Moda şapka."
-
[isim]
Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik
- MİAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin yapılması için tanınan süre
- "Bakkalın veresiyeyi kestiği bir gün, artık bu işin miadı geldiğine kanaat ederek satış hususunda ısrar edecek olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Bir şeyin yerine yenisinin verilebilmesi için kabul edilmiş bulunan süre, kullanma süresi
- "Asker ayakkabısının miadı altı aydır."
-
[isim]
Bir şeyin yapılması için tanınan süre
- MALİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Mal ile ilgili
- "Mali durumu zaten kötü." (Haldun Taner)
-
Parasal
-
Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili
- "Mali önlemler."
-
[sıfat]
Mal ile ilgili
- MEGA
- ...
- MİDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası
- "Dibinde, kıyılmış kertenkele ve yılan parçaları varmış gibi midesini bulandırmıştı." (Peyami Safa)
- "Mebuslardan midesi ekşiyen birine bizmut, başı ağrıyan bir başkasına veronal verdim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Karın, karın bölgesi
-
Yemek yeme isteği
-
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası
- MUTİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yumuşak başlı, itaat eden
- "Genç Çerkez'in daima kendisine muti ve ikinci safta kalacağını ümit ederek dışarıdan gelin almamayı tercih etmişti." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Yumuşak başlı, itaat eden
- MEAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlam, kavram, mefhum
- "Her cepheden tek mealde bir telgraf geliyor." (Aka Gündüz)
-
Ortaya çıkan şey, sonuç, netice
-
[isim]
Anlam, kavram, mefhum
- MALÇ
-
-
[isim]
Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı
-
[isim]
Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı