Sonunda lık olan 6 harfli 63 kelime var. LIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lık olan kelimeler listesine ya da başında lık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KIL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VARLIK
-
-
[isim]
Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
-
Var olan her şey
- "Canlı varlıklar."
-
Para, mal, mülk, zenginlik, variyet
-
Önemli, yararlı, değerli şey
- "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar." (Anayasa)
-
Ömür, hayat
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben." (Ahmet Kutsi Tecer)
-
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
-
[isim]
Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
- AMALIK
- ...
- ŞIKLIK
-
-
[isim]
Şık olma durumu
-
[isim]
Şık olma durumu
- BAŞLIK
-
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş
- "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş tanımışlardı." (Necati Cumalı)
- "Marifet makaleye başlık koymakta değil, koyduğu prensibe uymaktadır." (Refik Halit Karay)
-
Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon
-
Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
-
Bir sütunun, bir direğin tepeliği
- "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı." (Samiha Ayverdi)
-
Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet
-
Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha
-
Bazı bölgelerde, evlenirken, damadın kaynatasına ödemesi görenek olan para
-
Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
-
Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım, top
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş
- SAĞLIK
-
-
[isim]
Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet
- "Sağlığa zarar veren şeylerden kaçınmalı."
- "Sürahi kırıldı diye üzülme, sağlık olsun!"
-
Sağ, canlı, diri olma durumu
- "Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet
- ÇAMLIK
-
-
[isim]
Çam ağaçları çok olan yer
-
Çam korusu
- "Merdivenleri, çamlığı ve çardağı bir geyik gibi sekerek koştu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Çam ağaçları çok olan yer
- HANLIK
-
-
[isim]
Han olma durumu
- "Hanlığı dokuz yıl sürdü."
-
Hanın egemenliğindeki ülke
- "Kırım Hanlığı."
-
Hanın yönetimi
-
[isim]
Han olma durumu
- KAPLIK
-
-
[isim]
Kap kacak koymaya yarayan yer
-
[sıfat]
Defter, kitap vb.ni kaplamaya yarayan
- "Kaplık kâğıt."
-
[sıfat]
Herhangi bir kap dolduracak miktarda olan
- "İki kaplık aşure."
-
[isim]
Kap kacak koymaya yarayan yer
- BALLIK
-
-
[isim]
Bal konulan kap
-
Bağlarda görülen külleme hastalığı
-
Ballıbaba
-
[isim]
Bal konulan kap
- YAZLIK
-
-
[isim]
Yazın oturulan yer
- "Onun yazlığı Bakırköy'deki köşkü idi." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Bu sene yazlığa çıkmışlar, Boyacıköyü'ndeki yeni yalıya taşınmışlar." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yazın kullanılan (giyecek, ev vb.)
- "Yazlık ev."
-
[isim]
Yazın oturulan yer
- KIRLIK
-
-
[isim]
Kır olan yer, şehir dışında açıklık yer
- "Etrafı kırlık, mezarlık, uzun bir yoldan gidiyorduk." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Kır olan yer, şehir dışında açıklık yer
- YARLIK
-
-
[isim]
Ferman
-
[isim]
Ferman
- KAVLIK
-
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
- DARLIK
-
-
[isim]
Dar olma durumu
-
Geçim zorluğu
-
İç sıkıntısı
- "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Dar olma durumu
- SAKLIK
-
-
[isim]
Uyanıklık, teyakkuz
-
[isim]
Uyanıklık, teyakkuz
- ÇIĞLIK
-
-
[isim]
Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan
- "İki kardeş güzel güzel oynarken ne oldu ise birdenbire bir ağlama, bir çığlık başladı." (Memduh Şevket Esendal)
- "Martılar acı çığlıklar atarak birbirlerinin ağzından balık kapıyorlar." (Haldun Taner)
- "Bir gün işte bu çalgı çalınırken küçük kız olanca kuvveti ile tepinmeye, çığlık basmaya başlamıştır." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan
- KIZLIK
-
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir
-
[sıfat]
Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü
- "İşte bu onun kızlık odası." (Memduh Şevket Esendal)
-
Üvey kız
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir
- AĞALIK
-
-
[isim]
Ağa olma durumu
-
Cömertlik
- "Ağalığını ve eşraflığını hiç unutmamıştı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Ağa olma durumu
- TAMLIK
-
-
[isim]
Eksik olmama durumu
-
Olgunluk
- "... binbir çeşit meziyet, fazilet, tamlık ve kemal..." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Eksik olmama durumu
- ACILIK
-
-
[isim]
Acı olma durumu
- "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu." (Ömer Seyfettin)
-
Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık
- "Yüreğinde derin bir üzüntüyle acılık vardı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Acı olma durumu