Sonunda lı olan 7 harfli 359 kelime var. LI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lı olan kelimeler listesine ya da başında lı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BIÇAKLI
-
-
[sıfat]
Bıçağı olan
- "İyi saplansın diye bıçaklı kolumu havaya gerdim." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Bıçağı olan
- HIRKALI
-
-
[sıfat]
Hırkası olan
-
[sıfat]
Hırkası olan
- TIRAŞLI
-
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş
- "Matbaa makinisti bıyıkları tıraşlı da çenesinin ucunda sanki alay olsun diye bırakılmış bir sakalı var." (Memduh Şevket Esendal)
-
Tıraşı uzamış
-
Yontulmuş
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş
- HAMAYLI
-
-
[isim]
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ
-
Muska
-
[isim]
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ
- KULAKLI
-
-
[sıfat]
Kulağı herhangi bir biçimde olan
- "Küçük kulaklı."
-
Kulağa benzer çıkıntısı olan
-
[isim]
Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan
-
[isim]
İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan
-
[sıfat]
Kulağı herhangi bir biçimde olan
- KENYALI
- ...
- TARAZLI
- ...
- NİKAHLI
- ...
- DUYARLI
-
-
[sıfat]
Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, hassas
- "Ordu yürürse, sayısını, sırasını seçecek kadar duyarlı kulakları vardı." (Nezihe Araz)
-
[sıfat]
Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, hassas
- KAĞITLI
- ...
- DAYAKLI
-
-
[sıfat]
Dayağı olan
- "Yapılan şakalar bazen dayaklı kavgalara meydan açacak derecede canlanıp kızışır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Dayağı olan
- KILIÇLI
-
-
[sıfat]
Kılıç taşıyan
- "Seni gelin edeceğiz, kılıçlı bir subayın koluna gireceksin." (Halide Edip Adıvar)
-
Kılıcı olan
-
Üzerinde kılıç motifi olan
- "Memleketimde bir de kılıçlı liyakat madalyası kazandım." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Kılıç taşıyan
- MARAŞLI
- ...
- ÇARŞILI
-
-
[isim]
Çarşı esnafı
- "Çarşılı hep onun yazıhanesine toplanır, birbirinin ağzından laf kapmaya çalışırlardı." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Çarşısı olan
-
[isim]
Çarşı esnafı
- SAKIZLI
-
-
[sıfat]
Sakızı olan, içinde sakız bulunan
-
[sıfat]
Sakızı olan, içinde sakız bulunan
- TAHTALI
-
-
[sıfat]
Tahtası olan
-
Tahtalı güvercin
-
[sıfat]
Tahtası olan
- FAKATLI
- ...
- KALIPLI
-
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
-
Düzgün, biçimli
- "Hüseyin Efendi, ütülü pantolonu, kalıplı fesi, yeni kravatı, temiz gömleği ve olgun konuşması ile sahiden efendiydi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
İri yapılı, heybetli
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
- SİYAHLI
- ...
- KANATLI
-
-
[sıfat]
Kanadı olan
- "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az." (Ahmet Haşim)
-
[sıfat]
Kanadı olan