Sonunda olan 5 harfli 89 kelime var. LI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lı olan kelimeler listesine ya da başında lı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANTLI

  1. [sıfat] Ant içmiş
  2. Ant içirilmiş

HAKLI

  1. [sıfat] Hakka uygun, doğru, yerinde
    • "Fakat aşkta ne hak ne haklı ne haksız ne de bir hakikat vardır." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Müdür onu haklı buldu."
    • "Bu tartışmada o haklı çıktı."
    • "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım." (Refik Halit Karay)
  2. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse)
    • "İkisinden hangisinin haklı olduğu anlaşılamadı."

TATLI

  1. [sıfat] Şeker tadında olan
    • "Tatlı nar. Tatlı elma."
    • "Hayır kardeşim, istemez diye tatlıya bağladım." (Orhan Veli Kanık)
  2. Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen
    • "Tatlı su. Tatlı salatalık."
  3. [isim] Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek
    • "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."
  4. [zarf] Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla
    • "Ne tatlı bakıyordu."
  5. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren
    • "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı." (Yusuf Ziya Ortaç)

CAZLI

  1. [sıfat] Cazı olan
    • "Eğer gürültülü, cazlı bir yerde yemeği tercih etmezseniz sizi lokantaya götürecektim." (Refik Halit Karay)

ASILI

  1. [sıfat] Asılmış olan

BAĞLI

  1. [sıfat] Bir bağ ile tutturulmuş olan
    • "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı." (Halikarnas Balıkçısı)
    • "Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma ant içerim." (Anayasa)
    • "Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir." (Anayasa)
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    • "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı." (Behçet Necatigil)
    • "İhtiyarın Arslan Bey'e bu kadar bağlı olması, Giray'ı sık sık bir tarafa itmesi canını sıkıyordu." (Sevinç Çokum)
  3. Sınırlanmış, sınırlı
    • "Tüzüğe bağlı bir işlem."
  4. Kapatılmış olan, kapalı
    • "Bağlı geçit."
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
    • "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."
  6. Sadık
    • "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir." (Anayasa)
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun
    • "Çocuklarına bağlı ana."
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek)

DALLI

  1. [sıfat] Dalları olan
  2. Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş)

SANLI

  1. [sıfat] Sanı olan, ünlü
    • "Adlı sanlı bir adam."

HIRLI

  1. [sıfat] İşinde doğru, uslu, iyi (kimse)
    • "Ben onu tanımıyorum, hırlı mıdır, hırsız mıdır bilmem!"
  2. Yaramaz, şımarık, kötü (kimse)

NAZLI

  1. [sıfat] Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
    • "Nazlı mı nazlı, süzüm süzüm süzülen bir kız çocuğuydu." (Tarık Buğra)
  2. Üstüne titrenilen, değer verilen
    • "Ben çocukluğumdan beri gayet nazlı büyüdüm." (Peyami Safa)
  3. Özen isteyen, nazik
  4. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren

ÇAYLI

  1. [sıfat] İçinde çay bulunan

FASLI
...
ORALI

  1. [sıfat] O yerden olan
    • "Oralı mıdır, değil midir, beni zerre kadar ilgilendirmez." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Hiç oralı olmaz ve hâlinden yakınır." (Salâh Birsel)

YANLI

  1. [isim] Yandaş

SAZLI

  1. [sıfat] Saz çalınarak yapılan
    • "Köşkte sık sık sazlı toplantılar olurmuş." (Reşat Nuri Güntekin)

ŞANLI

  1. [sıfat] Tanınmış, ünlü
  2. Yüce, ulu, büyük
    • "Milletimin büyük ve şanlı mazisi hatıramda uyanıyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)

MIHLI

  1. [sıfat] Mıhı olan
  2. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş
  3. Dimdik, sabit
    • "O telaş durumunda kımıldanamayarak sürekli mıhlı duruşları gözlerimi yoruyor ve yüreğimi eziyor." (Refik Halit Karay)

HARLI

  1. [sıfat] Kuvvetli, harıl harıl yanan
    • "Cezveyi ateşin harlı tarafına sürmez." (Refik Halit Karay)

KINLI

  1. [sıfat] Kını olan, bir kınla sarılı olan
  2. [isim] Kını çok gelişerek bağlı bulunduğu sapı az veya çok saran yaprak

SAÇLI

  1. [sıfat] Saçı olan
    • "Ak saçlı. Sarı saçlı."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü