Sonunda olan 5 harfli 89 kelime var. LI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lı olan kelimeler listesine ya da başında lı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ORALI

  1. [sıfat] O yerden olan
    • "Oralı mıdır, değil midir, beni zerre kadar ilgilendirmez." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Hiç oralı olmaz ve hâlinden yakınır." (Salâh Birsel)

BAŞLI

  1. [sıfat] Başı olan
    • "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya." (Peyami Safa)

ARALI
...
TAVLI

  1. [sıfat] Tavlanmış, tavı olan, tav verilmiş
  2. Semiz, şişman

DALLI

  1. [sıfat] Dalları olan
  2. Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş)

NALLI
...
SAÇLI

  1. [sıfat] Saçı olan
    • "Ak saçlı. Sarı saçlı."

VANLI
...
DAĞLI

  1. [sıfat] Dağlık bölge halkından olan
  2. Dağa ait
  3. Kaba saba, görgüsüz
    • "Batıl itikatlara inanmış, dağlı, cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

RAFLI
...
YASLI

  1. [sıfat] Yas tutan (kimse), matemli
    • "Ben bir hasta hâli almış, susmuş, sade, yaslı gözlerle etrafıma bakınıyordum." (Refik Halit Karay)

KATLI

  1. [sıfat] Katlanmış, bükülmüş
    • "Katlı mendilleri dolaba koydu."
  2. Katı veya katları olan
    • "Yolun sonunda iki katlı eski bir bina yükseliveriyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

YAĞLI

  1. [sıfat] Üzerinde veya içinde yağı olan
  2. Yağı çok olan
  3. Yağla yapılmış
    • "Yağlı çörek."
  4. Besili, semiz
    • "Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun." (Osman Cemal Kaygılı)
  5. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan
    • "Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor." (Ömer Seyfettin)
  6. Parası bol, zengin
    • "Dükkâna yağlı bir müşteri arıyordu." (Refik Halit Karay)
  7. Bol ve kolay kazanç sağlayan
    • "Yağlı bir iş."

TAÇLI

  1. [sıfat] Tacı olan
    • "Bir orman melikesi gibi, tahta taçlı başı dimdik ... azametle tek başına orada dinleniyordu." (Refik Halit Karay)
  2. Taç yaprağı olan

ASILI

  1. [sıfat] Asılmış olan

HIZLI

  1. [sıfat] Çabuk, seri, süratli
    • "Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Bu hızlı yaşamaya elli iki yıl dayanabilmişti ancak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [zarf] Güç kullanarak, şiddetle
    • "Hızlı vurmak."
  3. [zarf] Çabuk çabuk
    • "Hızlı konuşmak."
  4. Uçarı, çapkın, hovarda

BAÇLI
...
EDALI

  1. [sıfat] Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan
  2. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli
    • "Edalı bir kadın."

DUALI

  1. [sıfat] Dua okuyan, dua eden

BAĞLI

  1. [sıfat] Bir bağ ile tutturulmuş olan
    • "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı." (Halikarnas Balıkçısı)
    • "Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma ant içerim." (Anayasa)
    • "Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir." (Anayasa)
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    • "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı." (Behçet Necatigil)
    • "İhtiyarın Arslan Bey'e bu kadar bağlı olması, Giray'ı sık sık bir tarafa itmesi canını sıkıyordu." (Sevinç Çokum)
  3. Sınırlanmış, sınırlı
    • "Tüzüğe bağlı bir işlem."
  4. Kapatılmış olan, kapalı
    • "Bağlı geçit."
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
    • "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."
  6. Sadık
    • "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir." (Anayasa)
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun
    • "Çocuklarına bağlı ana."
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü