Sonunda lü olan 8 harfli 34 kelime var. LÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lü olan kelimeler listesine ya da başında lü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜZGÜNLÜ
-
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmüş olan
- "... suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı bir kadıncağızmış." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmüş olan
- GÜNDÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari
- "Akşam etütte yoklama yapılınca o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın gündüzlülere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari
- KOSTÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Kostüm giymiş olan
-
Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen
-
[sıfat]
Kostüm giymiş olan
- MENTOLLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- "Mentollü kâğıt mendil."
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- ÖNGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
-
[sıfat]
Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
-
Üzüntü veren
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- GÜLÜNÇLÜ
-
-
[sıfat]
Güldürücü, eğlendirici özellikleri bulunan (oyun, hikâye, söz)
-
[sıfat]
Güldürücü, eğlendirici özellikleri bulunan (oyun, hikâye, söz)
- İKİYÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai
- "Kocasının zayıf bir adam olduğunu bilmez miydi, bilirdi, şimdi bir de ikiyüzlü olduğunu gözleriyle görüyordu." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai
- KAŞKOLLÜ
- ...
- NERVÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Nervürü olan
-
[sıfat]
Nervürü olan
- İÇGÜDÜLÜ
-
-
[sıfat]
İçgüdüsü olan, insiyaki
-
[sıfat]
İçgüdüsü olan, insiyaki
- SENSÖRLÜ
- ...
- KONTÖRLÜ
-
-
[sıfat]
Kontörü bulunan
-
[sıfat]
Kontörü bulunan
- PÜRTÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Pürtükleri olan
- "Sanki bu daktilo gürültüleri içinden, sesi pürtüklü bir trombon, tek başına hâlâ o rumbayı çalmakta idi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Pürtükleri olan
- PLANÖRLÜ
- ...
- ŞARJÖRLÜ
-
-
[sıfat]
Şarjörü olan
-
[sıfat]
Şarjörü olan
- PÜRÇÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Pürçeği olan
-
[sıfat]
Pürçeği olan
- GÖZLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- "Posta müvezzilerinden gözlüklü olanı, ta uzaktaki masadan lafa karıştı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- KÜKÜRTLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde kükürt bulunan
- "Kükürtlü sabun."
-
[sıfat]
İçinde kükürt bulunan
- BİNGÖLLÜ
- ...