Sonunda ltı olan 7 harfli 41 kelime var. LTI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ltı olan kelimeler listesine ya da başında ltı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞARILTI
-
-
[isim]
Şarıldayan şeyin çıkardığı ses, şarıldama sesi
- "Derenin şarıltısı buradan duyuluyor."
-
[isim]
Şarıldayan şeyin çıkardığı ses, şarıldama sesi
- ÇAĞILTI
-
-
[isim]
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı yansıma ses
- "Yalnız koca arktan akan suyun serin çağıltısı duyuluyordu." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı yansıma ses
- BAŞALTI
-
-
[isim]
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları
- "Bütün tayfa sandıklarını ve torbalarını başaltıdan güverteye taşımışlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları
- BUNALTI
-
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- FIŞILTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
- "... önümdeki denizin fışıltısını duyuyordum." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Fışırdama sesi
- SIZILTI
-
-
[isim]
Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet
- "Bizim Aksaray kahveleri bu inilti ve sızıltı ile akşama kadar sızlıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Hoşnutsuzluk
-
[isim]
Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet
- VIZILTI
-
-
[isim]
Vızıldama sesi
- "Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma
- "Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Vızıldama sesi
- FISILTI
-
-
[isim]
Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan ses
- "Bahçenin ta nihayetinden birtakım fısıltılar geliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan ses
- KÖYALTI
- ...
- DIRILTI
-
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme, dırdır
- "Başın dinç gönlün rahat. Karı dırıltısı, çocuk gürültüsü yok." (Necati Cumalı)
- "Rica ederim bey, gelir gelmez ayağının tozuyla dırıltı çıkarma." (Mahmut Yesari)
-
Çekişme, atışma
- "Her gün ana oğul arasında dırıltı eksik değildi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme, dırdır
- CIRILTI
-
-
[isim]
"Cır cır" diye çıkan ses
-
[isim]
"Cır cır" diye çıkan ses
- KOŞALTI
-
-
[isim]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
-
[isim]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
- VINILTI
-
-
[isim]
Vınlama sesi
- "Vantilatörün vınıltısındaki donukluğun nedeni de aynı şey, işi gücü anlamsız bir değirmen gibi o soğuk loşluğu öğütmek!" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Vınlama sesi
- YANILTI
-
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
- ALÇALTI
-
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
-
Küçük düşürme, hor görme, zillet
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
- ŞIRILTI
-
-
[isim]
Şırıldayan suyun çıkardığı ses
- "Yüksekten karşıda çağlayanın şırıltısı duyuluyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Şırıldayan suyun çıkardığı ses
- KIMILTI
-
-
[isim]
Hafif ve sürekli kımıldama
-
[isim]
Hafif ve sürekli kımıldama
- ZIRILTI
-
-
[isim]
Zırıldama sesi veya işi
- "Durup dururken zırıltı mı çıkarmalı?" (Memduh Şevket Esendal)
-
Zımbırtı
- "Bırak hırboluğu diyor, çıkar o yenindeki zırıltıyı." (Atilla İlhan)
-
Can sıkan veya hoşa gitmeyen ses çıkaran nesne
- "Elindeki o zırıltıyı bırak."
-
Anlaşmazlık sebebiyle çıkan kavga, geçimsizlik
-
[isim]
Zırıldama sesi veya işi
- YERALTI
-
-
[sıfat]
Gizli ve zararlı
- "Yeraltı faaliyet."
-
[sıfat]
Gizli ve zararlı
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Boşaltım
-
[isim]
Boşaltım