Sonunda lmak olan 7 harfli 14 kelime var. LMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lmak olan kelimeler listesine ya da başında lmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L M

3 Harfli Kelimeler

KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OVULMAK

  1. [nesnesiz] Ovma işine konu olmak
    • "Tavanlar bir sabunla ovulmaktan parıl parıl parlıyor." (Ömer Seyfettin)
ATILMAK

  1. [-den] Atma işine konu olmak
    • "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?" (Adalet Ağaoğlu)
  2. [-e] Saldırmak, hücum etmek
    • "İlk fırsatta dağıtmak ve parçalamak için üzerine atıldı." (Ömer Seyfettin)
  3. [nesnesiz] Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak
    • "Küçük köpek ince sevinç çığlıkları çıkarıyor, zıplıyor, havlıyor, atılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [-e] Sonunu hesaba katmadan kendini atmak
    • "Bu gençlerden bir kısmı Anadolu içlerinde hatta Asya'da ne çetin sergüzeştlere atıldılar." (Falih Rıfkı Atay)
  5. [nesnesiz] Silah patlatılmak
  6. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak
ANILMAK

  1. [nesnesiz] Anma işine konu olmak
    • "Oğlakçı köyünün Kerem dede diye anılan beyaz sakallı, güzel yüzlü âşık bir şairi varmış." (Halide Edip Adıvar)
ONULMAK

  1. [-den] Onma işine konu olmak
    • "Ağır ve onulmaz hastalıklar için yapılan tedavi, bir iyilik şeklinde görünse bile, azabı devam ettirmekten başka bir netice vermiyor." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
OYULMAK

  1. [nesnesiz] Oyma işi yapılmak
    • "Her kelime kayaların içine oyulmuş çukurlara temel taşları gibi iniyordu." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [argo] Bakınız kazıklanmak
UMULMAK

  1. [nesnesiz] Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
    • "Ne kadar beklenmez, umulmaz iş varsa benim karşıma çıkıyor." (Peyami Safa)
UTULMAK

  1. [-e, ağızlardan] Yenme işi yapılmak veya yenme işine konu olmak
  2. Ütme işi yapılmak veya ütme işine konu olmak
AZALMAK

  1. [nesnesiz] Az denecek bir miktara inmek; daralmak
    • "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. Eskisinden az bir duruma gelmek
    • "Ana caddeden uzaklaştıkça yolun gürültüsü azalıyor, hafif bir uğultu hâline giriyor, tarla kuşlarının cıvıltıları işitiliyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. Etkisini yitirmek
    • "Sancısı azaldı."
ASILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
    • "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Bir yere tutunup sarkmak
  3. Tutup çekmek
    • "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
  4. Hızla eline almak
    • "Sabah ezanı okunur okunmaz hazırlanarak kimseye görünmeden, yalıdan bir sandala atlayarak küreklere asıldım." (İsmail Deniz)
  5. [nesnesiz] Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek; idam edilmek
    • "Yeni icat mıdır, ip parasını asılan derbederden üste almak?" (Kemal Tahir)
  6. [mecaz] Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek
  7. [mecaz] Sonuna kadar mücadele etmek
    • "Ufak tefek onarım işlerine koşacak yardımcılara her zaman ihtiyaç duyulurdu. Bunu bildiğinden daha çok asılıyordu işine." (Cemil Kavukçu)
  8. [argo] Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak; sulanmak
    • "Bu kart adam bana asılıyor mu yoksa düşündüğünü dobra dobra söyleyen açık sözlü birisi mi bu adam?" (Metin Savaş)
UFALMAK

  1. [nesnesiz] Büyükken daha ufak duruma gelmek; küçülmek
    • "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." (Peyami Safa)
  2. Büzülmek, küçülmek
    • "Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [mecaz] Küçülmek, değersiz duruma gelmek
AÇILMAK

  1. [nesnesiz] Açık duruma gelmek veya getirilmek
  2. Renk daha açık bir tona gelmek
    • "Perdenin rengi açıldı."
  3. Kendine gelmek, biraz iyileşmek
    • "Ateşi düşünce hasta açıldı."
  4. [mecaz] Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
  5. Kuruluş ilk kez veya yeniden işe başlamak
    • "Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış." (Ahmet Ümit)
  6. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
  7. Geniş bir duruma gelmek
    • "Ayakkabısı açıldı."
  8. Yırtık duruma gelmek
    • "Pantolonun dizleri açıldı."
  9. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
    • "Belki hava açılıyor." (Refik Halit Karay)
  10. [mecaz] Gereken güce ulaşmak
    • "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
  11. [-den] Kıyıdan uzaklaşmak
    • "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  12. Kapı, yol vb. geçit vermek
    • "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı." (Haldun Taner)
  13. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak
  14. [-e, mecaz] Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine anlatmak
    • "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi." (Peyami Safa)
  15. [-e, mecaz] Karşı cinse sevdiğini ilk kez dile getirmek
AYILMAK

  1. [nesnesiz] Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek; ayıkmak, aymak
  2. [mecaz] Aklı başına gelip gerçeği görmek; ayıkmak, aymak
    • "Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden." (Necip Fazıl Kısakürek)
UYULMAK

  1. [nesnesiz] Uyma işi yapılmak
    • "Her vakit herkese uyulmaz, ana." (Nâzım Hikmet)
AŞILMAK

  1. [nesnesiz] Aşma işine konu olmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü