Sonunda lmak olan 7 harfli 14 kelime var. LMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lmak olan kelimeler listesine ya da başında lmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K L M
3 Harfli Kelimeler
KAL, KAM, LAK, LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OVULMAK
-
-
[nesnesiz]
Ovma işine konu olmak
- "Tavanlar bir sabunla ovulmaktan parıl parıl parlıyor."
-
[nesnesiz]
Ovma işine konu olmak
- ATILMAK
-
-
[-den]
Atma işine konu olmak
- "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?"
-
[-e]
Saldırmak, hücum etmek
- "İlk fırsatta dağıtmak ve parçalamak için üzerine atıldı."
-
[nesnesiz]
Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak
- "Küçük köpek ince sevinç çığlıkları çıkarıyor, zıplıyor, havlıyor, atılıyordu."
-
[-e]
Sonunu hesaba katmadan kendini atmak
- "Bu gençlerden bir kısmı Anadolu içlerinde hatta Asya'da ne çetin sergüzeştlere atıldılar."
-
[nesnesiz]
Silah patlatılmak
-
Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak
-
[-den]
Atma işine konu olmak
- ANILMAK
-
-
[nesnesiz]
Anma işine konu olmak
- "Oğlakçı köyünün Kerem dede diye anılan beyaz sakallı, güzel yüzlü âşık bir şairi varmış."
-
[nesnesiz]
Anma işine konu olmak
- ONULMAK
-
-
[-den]
Onma işine konu olmak
- "Ağır ve onulmaz hastalıklar için yapılan tedavi, bir iyilik şeklinde görünse bile, azabı devam ettirmekten başka bir netice vermiyor."
-
[-den]
Onma işine konu olmak
- OYULMAK
-
-
[nesnesiz]
Oyma işi yapılmak
- "Her kelime kayaların içine oyulmuş çukurlara temel taşları gibi iniyordu."
-
[argo]
Bakınız kazıklanmak
-
[nesnesiz]
Oyma işi yapılmak
- UMULMAK
-
-
[nesnesiz]
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
- "Ne kadar beklenmez, umulmaz iş varsa benim karşıma çıkıyor."
-
[nesnesiz]
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
- UTULMAK
-
-
[-e, ağızlardan]
Yenme işi yapılmak veya yenme işine konu olmak
-
Ütme işi yapılmak veya ütme işine konu olmak
-
[-e, ağızlardan]
Yenme işi yapılmak veya yenme işine konu olmak
- AZALMAK
-
-
[nesnesiz]
Az denecek bir miktara inmek; daralmak
- "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış"
-
Eskisinden az bir duruma gelmek
- "Ana caddeden uzaklaştıkça yolun gürültüsü azalıyor, hafif bir uğultu hâline giriyor, tarla kuşlarının cıvıltıları işitiliyordu."
-
Etkisini yitirmek
- "Sancısı azaldı."
-
[nesnesiz]
Az denecek bir miktara inmek; daralmak
- ASILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük."
-
Bir yere tutunup sarkmak
-
Tutup çekmek
- "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
-
Hızla eline almak
- "Sabah ezanı okunur okunmaz hazırlanarak kimseye görünmeden, yalıdan bir sandala atlayarak küreklere asıldım."
-
[nesnesiz]
Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek; idam edilmek
- "Yeni icat mıdır, ip parasını asılan derbederden üste almak?"
-
[mecaz]
Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek
-
[mecaz]
Sonuna kadar mücadele etmek
- "Ufak tefek onarım işlerine koşacak yardımcılara her zaman ihtiyaç duyulurdu. Bunu bildiğinden daha çok asılıyordu işine."
-
[argo]
Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak; sulanmak
- "Bu kart adam bana asılıyor mu yoksa düşündüğünü dobra dobra söyleyen açık sözlü birisi mi bu adam?"
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- UFALMAK
-
-
[nesnesiz]
Büyükken daha ufak duruma gelmek; küçülmek
- "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu."
-
Büzülmek, küçülmek
- "Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum."
-
[mecaz]
Küçülmek, değersiz duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Büyükken daha ufak duruma gelmek; küçülmek
- AÇILMAK
-
-
[nesnesiz]
Açık duruma gelmek veya getirilmek
-
Renk daha açık bir tona gelmek
- "Perdenin rengi açıldı."
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek
- "Ateşi düşünce hasta açıldı."
-
[mecaz]
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
-
Kuruluş ilk kez veya yeniden işe başlamak
- "Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış."
-
İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
-
Geniş bir duruma gelmek
- "Ayakkabısı açıldı."
-
Yırtık duruma gelmek
- "Pantolonun dizleri açıldı."
-
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
- "Belki hava açılıyor."
-
[mecaz]
Gereken güce ulaşmak
- "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
-
[-den]
Kıyıdan uzaklaşmak
- "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım."
-
Kapı, yol vb. geçit vermek
- "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı."
-
Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak
-
[-e, mecaz]
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine anlatmak
- "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi."
-
[-e, mecaz]
Karşı cinse sevdiğini ilk kez dile getirmek
-
[nesnesiz]
Açık duruma gelmek veya getirilmek
- AYILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek; ayıkmak, aymak
-
[mecaz]
Aklı başına gelip gerçeği görmek; ayıkmak, aymak
- "Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden."
-
[nesnesiz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek; ayıkmak, aymak
- UYULMAK
-
-
[nesnesiz]
Uyma işi yapılmak
- "Her vakit herkese uyulmaz, ana."
-
[nesnesiz]
Uyma işi yapılmak
- AŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Aşma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Aşma işine konu olmak