Sonunda le olan 6 harfli 41 kelime var. LE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde le olan kelimeler listesine ya da başında le olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KABİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Boy (II)

KAFİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birlikte yolculuk eden topluluk
    • "Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy
    • "Sağımızda yürüyen kafile, yolunu değiştirdi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü
    • "Malların ilk kafilesi dün geldi."

MAAİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ailece, ev halkıyla birlikte
    • "Bir perşembe akşamı maaile atölyeye davet olunduk." (Haldun Taner)

HALİLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki (Terminalia citrina)
    • "Kara halile."

AMBALE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [-i] "Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz

NEVALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gereken yiyecek ve içecek şeyler, azık
    • "Halk, sırtlarında heybeleri, ellerinde nevale sepetleriyle vapura girdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Elinde yiyecek paketleriyle evin nevalesini düzmüş, geri dönüyor." (Refik Halit Karay)

AŞKALE
...
ESEFLE

  1. [zarf] Üzülerek, acınarak
    • "Gencecik karısı varken ... diye esefle başını salladı." (Nezihe Araz)

PİYALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şarap bardağı, içki kadehi
    • "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşındaki şu gülgûn piyale." (Ahmet Haşim)

ÇETELE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Çizilerek veya oyularak açılan kertik
  2. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı

DEFİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi
    • "Bir moda salonunda defileye bakıyormuşçasına baştan ayağa kadar süzdüğünü fark ettim." (Refik Halit Karay)

MEŞALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek
    • "Jandarmalar petrolle külü karıştırarak meşale yapıyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir düşüncenin öncüsü

HAMULE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yük
  2. Kâğıt dolgu maddesi

JÜBİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği
  2. Bir sanat veya spor dalında uzun süre çalışanların onuruna düzenlenen kutlama töreni
    • "Onun bu jübile saplantısı, meslektaşları arasında alay konusu bile olmuştu." (Haldun Taner)
  3. Tevrat'a göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl
  4. Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl

NİHALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Sofrada kullanılan, tencere, çaydanlık, tava altlığı

MAKULE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Takım, çeşit
  2. Ulam

ŞELALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyük çağlayan, çavlan

SİNGLE

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız tekli (1)

HAVALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
    • "Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor."
    • "Mahkemeye havale edeceğim, orada bülbül gibi söylersin." (Ömer Seyfettin)
    • "Posta ile beş milyon liralık bir havale gönderdim."
  2. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para
    • "Ay başında havaleyi postaneye yatırdım."
  3. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename
  4. Gebelerde, küçük çocuklarda görülen bir çeşit çırpınmalı, bazen ateşli de olabilen hastalık
  5. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar
    • "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  6. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma

NAFİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yararsız
  2. [isim] Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç
  3. [zarf] Boşuna, boş yere
    • "Avukata söyle, nafile beklemesin." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü