Sonunda le olan 5 harfli 43 kelime var. LE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde le olan kelimeler listesine ya da başında le olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HÜLLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi

TİRLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç

İMALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir tarafa yatırma, eğme
  2. Kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı

KULLE

  1. [isim] Büyük bağ evi
    • "Bağdaki ailelerin bütün çocuklarını kulle dışında bir başka evde toplamışlardı." (Tarık Dursun K)

SİLLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Elin iç yüzüyle vurulan tokat
    • "Adam keçinin gerisine hafif bir sille indirdi." (Necati Cumalı)

MÖBLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mobilya

BUKLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç
    • "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı." (Haldun Taner)

DİCLE
...
KÜTLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın
  2. Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kitle
  3. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı
    • "Seçmen kütlesi."
  4. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren kat sayı veya nesne niceliği

GÜLLE

  1. [isim] Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılan top mermisi
    • "Atılan gülle ve lağımlardan kale duvarlarında geniş menfezler açıldı." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257 kg, kadınlar için 4 kg olan madenî küre
    • "Ayakkabılarını giymeden gülle gibi çocukların yanına düştü." (Osman Cemal Kaygılı)

İZALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yok etme, giderme
    • "Ben sende hasıl olan fikirleri izale etmek isterim." (Memduh Şevket Esendal)

DUBLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı
    • "İçi öyle yanıyordu ki elinde olmadan buğulu bira dubleleri, bardak çatlatan nar şerbetleri kuruyor." (Atilla İlhan)
  2. Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek
  3. [sıfat] Bir kadeh miktarında olan
  4. [sıfat] İkili, gidiş ve gelişi ayrılmış (yol)

RAHLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üzerinde kitap okunan, yazı yazılan, bazıları açılıp kapanabilen alçak, küçük masa
    • "İlk defa yeni usul bir rahleye oturtuldum." (Yahya Kemal Beyatlı)

ACELE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi
    • "Aman, acele etmeli, vakit geçiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Satıcı aceleye getirerek elmanın çürüklerini vermiş."
  2. [zarf] Vakit geçirmeden, tez olarak
    • "Acele bir karar vermek ihtiyacındayım." (Peyami Safa)
    • "Acele etme, konuşuruz, sırası var." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Çabuk davranma

İHALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma

GAİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıkıntı, dert, keder, üzüntü
    • "Küçücük yaşta büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür." (Ahmet Mithat)
    • "Devletin başına sayısız gaileler açmak yolunda hiçbir fırsatı kaçırmadı." (Samiha Ayverdi)
  2. Uğraştırıcı, pürüzlü iş, yük
    • "Otuz iki senelik bir saltanatın binbir gailesi ve bu en son yıllarda geçirdiği ağır hastalığın tesiri yüzünden o, kendisini çok yorulmuş, yıpranmış, çökmüş hissediyordu." (Nahid Sırrı Örik)
  3. İstenmeyen durum, baş belası

KEHLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bit
    • "Günah kirli, kehle yüklü / Çamaşırlarımı yudum." (Ahmet Muhip Dranas)

İKİLE
...
EGALE
...
SUFLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sahnedeki oyunculara, izleyicilere duyurmadan unutulmuş bir sözü veya cümleyi hatırlatma
  2. Un, şeker, yumurta vb. maddelerin muhallebi kıvamına gelinceye kadar çırpılıp pişirilmesiyle yapılan bir tür tatlı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü