Sonunda lamak olan 7 harfli 25 kelime var. LAMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lamak olan kelimeler listesine ya da başında lamak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lamak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K L M

5 Harfli Kelimeler

ALMAK, KALMA, MALAK

4 Harfli Kelimeler

AKMA, ALMA, AMAL, KALA, KAMA, LAKA, LAMA, MALA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, AMA, KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANLAMAK

  1. [-i] Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak; fehmetmek
    • "Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum." (Ahmet Ümit)
  2. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek; fehmetmek
  3. Sorup öğrenmek
  4. Doğru ve yerinde bulmak
    • "Hani bunu anladık ama!"
  5. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek; çakozlamak, fehmetmek
    • "Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım." (Mithat Cemal Kuntay)
  6. [-den] Bir şey hakkında bilgisi bulunmak
    • "Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir." (İsmet Özel)
  7. [nesnesiz, -den] Yarar sağlamak
    • "Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım."
AYLAMAK

  1. [-de, ağızlardan] Bir aylık süreyi geçirmek
  2. Bir yerde aylarca kalmak
  3. [-de] Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak
OHLAMAK

  1. [nesnesiz] Oh sesini çıkarmak
    • "Nefesini boşaltmış gibi ohlayarak bekledi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Rahata ermek, rahata kavuşmak, rahat bir soluk almak
    • "Üç ay geçti, daha yeni ohladım."
UYLAMAK

  1. [nesnesiz] Sürekli aynı şeyi yapmak, bıktıracak kadar tekrarlamak
    • "Şu Fakiha Abla da amma uyladı ha!... Gidip gelip soruyor: Bir şey var mı?" (Mustafa Balel)
IHLAMAK

  1. [nesnesiz] Hastalıktan veya yorgunluktan inler gibi "ıh" sesi çıkarmak
OKLAMAK

  1. [nesnesiz] Ok gibi fırlamak
  2. [-i] Okla vurmak
AVLAMAK

  1. [-i] Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek; tutmak
  2. [mecaz] Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak
IRLAMAK

  1. [nesnesiz] Türkü, şarkı söylemek; yırlamak
    • "Bu çocuk kafilesi 'Allah Deyü Deyü' ilahisini cumhurca ırlayarak yola düzüldüler." (Yahya Kemal Beyatlı)
ALLAMAK

  1. [-i] Kırmızı duruma getirmek
UNLAMAK

  1. [-i] Una bulamak
  2. Üzerine un serpmek
ISLAMAK

  1. [-i] Bakınız ıslatmak
    • "Su kenarında davulcu mendilini ıslayarak tıraşlı kafasına yapıştırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
SULAMAK

  1. [-i] Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
    • "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu." (Peyami Safa)
  2. Hayvana su vermek
  3. [argo] Para ödemek, vermek, harcamak
    • "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."
ATLAMAK

  1. [-den] Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
    • "Kızın fırlayıp gittiğini gören Tolga duvardan atladı, etrafı kolaçan ederek çantaya gitti."
  2. [-e, -den] Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak
    • "Çukura atlamak."
  3. [-e] Bakınız binmek
    • "Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [-i] Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
  5. [-i] Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
  6. [-i] Sınıfı okumadan geçmek
    • "Birinci sınıfı atladı."
  7. Bakınız inmek
    • "Otomobilden atlayıp vapura doğru seğirten bir adama tutup sual sorulur mu?" (Sait Faik Abasıyanık)
  8. [-de, mecaz] Yanılmak, aldanmak
  9. [mecaz] Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek
AĞLAMAK

  1. [nesnesiz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
    • "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım" (Orhan Veli Kanık)
  2. [mecaz] Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den, mecaz] Herhangi bir şeyden yakınmak
  4. [-e, mecaz] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."
AHLAMAK

  1. [nesnesiz] İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
    • "Hatta kızın küçümseyişlerine katlandı, gözyaşları döktü, inledi, ahladı." (Tarık Buğra)
IKLAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Yük altında güçlükle solumak
  2. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek
YALAMAK

  1. [-i] Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek
  2. Dilini gezdirerek bir şeyin üzerindekini almak
    • "Kara üzüm tıkınıyor ya, parmak uçlarına bulaşan görünmez balını teker teker yalıyor." (Attilâ İlhan)
  3. [mecaz] Sıyırarak, dokunarak geçmek
    • "Bir güneş parçası binanın yüzünü yalayarak açık kapılardan içeri giriyor." (Refik Halit Karay)
  4. [denizcilik] Dalgalar geminin içine girmeyip yalnız bordasını sıyırarak geçmek
OTLAMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek; yayılmak
    • "Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Meşgul olmak
    • "Liseyi bitirmiş, üniversiteye gitmiş, birkaç sene otlamış orada, çakmış." (Attilâ İlhan)
  3. [argo] Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek
DOLAMAK

  1. [-e, -i] İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak
    • "İpleri sedirlerin bacaklarına doladılar." (Lâtife Tekin)
  2. Sarmak, kavuşturmak
    • "Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
OYLAMAK

  1. [-i] Oya koymak veya oya sunmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü