Sonunda la olan 7 harfli 33 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GERİLLA

Kelime Kökeni: Fransızca guérilla

  1. [isim] Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk
  2. Bu topluluktan olan kimse
  3. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete
SABIRLA

  1. [zarf] Sabrederek, sabır göstererek
    • "Biz o evleri parayla pulla değil, sabırla yapmıştık." (Turgut Özakman)
HAYROLA

  1. [ünlem] "Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
    • "Ne o Rüstem, sabah sabah, hayrola?" (Talip Apaydın)
ARŞIALA

Kelime Kökeni: Arapça ʿarş + aʿlā

  1. [isim] Göğün dokuzuncu katı
    • "Öyle ki köyde şikâyet arşıâlâya bile çıksa gök kapıları kapanacaktır." (Şevket Süreyya Aydemir)
ZAMANLA

  1. [zarf] Aradan süre geçtikçe, giderek
    • "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür." (Necati Cumalı)
KARYOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca carriola

  1. [isim] Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası
    • "Babam karyolasında arkası üstü, upuzun yatıyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
VAVEYLA

Kelime Kökeni: Arapça vāveylā

  1. [isim] Bakınız çığlık
    • "Mısır'ın değme ağıtçıları bile sanırım vaveylalarında benimle yarışa giremezlerdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MISKALA

Kelime Kökeni: Arapça miṣḳale

  1. [isim, eskimiş] Metal veya deri parlatmaya yarar alet
YIĞINLA

  1. [sıfat] Çok, pek çok
    • "Avrupa'dan yığınla kitap getirmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
AKBAKLA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kuru fasulye
TOMARLA

  1. [sıfat] Bakınız pek çok
  2. [zarf] Çok fazla bir biçimde
    • "Parayı tomarla harcıyor."
SPATULA

Kelime Kökeni: İtalyanca spatola

  1. [isim, teknik] Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç
HOPPALA

  1. [isim] Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç
  2. [ünlem] Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz
    • "Atla bakayım ... Hoppala!"
  3. [ünlem] Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz
    • "Hoppala, bu da yeni çıktı."
ZEBELLA

Kelime Kökeni: Arapça zebellā

  1. [isim, ağızlardan] İri yarı kimse
PERGOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca pergola

  1. [isim] Bakınız gölgelik
TOPUKLA

  1. [argo] "hızla git" anlamında kullanılan bir söz
YOLUYLA

  1. [edat] “Aracılığıyla” anlamında kullanılan bir söz
    • "Dilekçesini kaymakamlık yoluyla göndermiş."
  2. [zarf] Yöntemiyle, usulüne uygun olarak
    • "Her işi yoluyla yapar."
  3. “Bir şeye göre, bir şeye uygun olarak” anlamında kullanılan bir söz
    • "Kanun yoluyla faizcilik yapan bankalar tutmuştur iki yanı." (Necati Cumalı)
MUŞMULA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Gülgillerden, dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica)
  2. Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi; döngel, beşbıyık
PİRZOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca brisiola

  1. [isim] Kasaplık hayvanda omurganın iki yanındaki kaburga kemiklerine bağlanan bölge
  2. Bu bölgeden dilimler hâlinde çıkarılan kemikli et parçası; kotlet
    • "Ardiyelerin arkasındaki bahçede pirzolalar pişer." (Sait Faik Abasıyanık)
HAVSALA

Kelime Kökeni: Arapça ḥavṣala

  1. [isim, eskimiş] Kuşun kursağı
  2. [anatomi] Bakınız leğen
  3. [mecaz] Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi
    • "Havsalasında olmadığı hâlde, karşısına çıkabilecek musibetleri öğrenmek için fal bakardı." (Elif Şafak)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü