Sonunda la olan 6 harfli 45 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİBULA
...
MAŞALA

Kelime Kökeni : Ermenice

  1. [isim] Bağ ve bahçelerde kenarları set biçiminde birbirinden ayrılan, genellikle dikdörtgen toprak parçası
  2. Gece avlarında kullanmak üzere yakılan, telden örülmüş sepet içinde veya bir sopa üzerinde bağ biçiminde yapılmış çıra

HEYULA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Korkunç hayal

PEKALA
...
ÇAPULA

  1. [isim] Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı

BUDALA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zekâca geri olan (kimse), alık
    • "Biz ondan yaşlı üç akıllı bu budalaya inandık." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ahmak, bön
    • "Kendisi için bu budalaların arasında bir dakika geçirmek artık bir asır kaybetmeye müsaviydi." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir şeye aşırı düşkün
    • "Kibarlık budalası."

İNATLA
...
SAÇULA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Dökümcülerin kullandığı ağaçtan yapılmış kalıp

ORANLA

  1. [zarf] Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten
    • "Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde." (Salâh Birsel)

PUSULA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç
    • "Tam kutup noktasında pusula deli olmuş gibi dönmeye başlar." (Ömer Seyfettin)
    • "Aramızda bir profesör, bir de doçent vardı, hepimiz çoktan pusulayı şaşırmıştık." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

İSTİLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme
    • "İstanbul'a geldiğim zaman Habeşistan istilası başlamak üzereydi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yayılma, kaplama, sarma, bürüme
    • "Sevgilimizi bazen de gürültülü bir neşe istila ederdi." (Reşat Nuri Güntekin)

MORULA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Blastula

TIGALA

  1. [isim] Hekimlikte kullanılan, sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve öz su

EVVELA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Önce, ilk önce, ilkin
    • "Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi." (Peyami Safa)

SİGALA

  1. [isim] Sığla

PAROLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Askerlerin birbirlerini tanımalarını sağlayan ve kendi aralarında önceden kararlaştırdıkları kelime veya söz
    • "Bir asker uzaktan, görünmeyen bir yerden parola soruyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Varılmak istenen amacı özetleyen söz
    • "Öyleyse ya istiklal ya ölüm! İşte hakiki kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktı." (Atatürk)
  3. Gizlilik ortamında insanların birbirini tanımalarını ve anlaşmalarını sağlayan işaret
    • "Eşinin balkona asacağı çamaşırların parolasından İngiliz polisinin o gün kendini evde arayıp aramadığını ve civarda nöbet tutup tutmadığını anlar." (Haldun Taner)

FASILA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aralık, ara, kesinti
    • "Kısa bir fasıladan sonra kadının sesi tekrar işitildi." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti." (Peyami Safa)

KABALA

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı
  2. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı
  3. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı

KAVELA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama

FANİLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı
    • "Nihat'ı birkaç fanila ile sımsıkı giydirerek bitişik odada, karyolaya oturttu." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş)
    • "Fanila örtü."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü