Sonunda la olan 5 harfli 44 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOALA
...
AKALA

  1. [isim] Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir pamuk türü

KIŞLA

  1. [isim] Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü
    • "Gece gündüz kışlada kaldığımızdan sivil hayat ile temasımız pek azdı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl

YAYLA

  1. [isim] Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato
    • "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri

MOLLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyük kadı
    • "Mısır mollası."
  2. Medrese öğrencisi
  3. Büyük bilgin
  4. Dinî yönü ağır basan kimse

ÇAĞLA

  1. [isim] Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli

HIZLA

  1. [zarf] Çabucak

ÇAPLA

  1. [isim] Maden kazımak için kullanılan çelik kalem

KİKLA

  1. [isim] Lapinagillerden, güzel renkli, 50 cm uzunluğunda bir balık (Labrus berggylta)

FAZLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    • "Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Daha çok, aşkın
    • "Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz." (Burhan Felek)
  3. Artmış olan
    • "Fazla ekmeğiniz var mı?"
  4. [zarf] Gereksiz, yersiz bir biçimde
    • "Fazla konuşma yeter."
  5. [zarf] Gereğinden, alışılmıştan çok olarak

İTİLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yücelme
    • "Beşer denen kuş doymaz itilalara." (Tevfik Fikret)

SAVLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemilerde bayrakları direğe çekmekte kullanılan ince ip

HAMLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması
  2. Sandalın bu biçimde aldığı yol
  3. Kıçtan birinci oturak
    • "Filikada hamlada oturan gemici, bir eliyle rıhtımın kenarına tutunmuş." (Zeyyat Selimoğlu)

TONLA

  1. [zarf] Pek çok
    • "Bizde ondan tonla var."

SUPLA
...
SIĞLA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Günlük ağacı

PUFLA

  1. [isim] Perde ayaklılardan, Kuzey Kutbu'na yakın yerlerde, İskandinavya kıyılarında yaşayan, ince ve yumuşak tüyleri için avlanan bir kuş (Somateria)
    • "Pufla gibi yastık."
  2. [sıfat] Bu kuşun tüyleriyle doldurulmuş
    • "Tek atlı arabasının pufla ipek şiltesine uzanmış, kuş tüyünden, iri, pembe yastıklara dayanmış, gözleri açık, uyur gibi duran Masume Hanım, yoldan yaya geçenleri hiç görmüyordu." (Ömer Seyfettin)

BAKLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba)
    • "Ablam baklaları birer birer ağzından çıkarınca durumun vahimliği gözlerimin önüne serilmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi
    • "Bırak muamma konuşmayı / Çıkar ağzından baklayı / Bahtımız aydınlanıversin." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  3. Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri

VİGLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer

ZORLA

  1. [zarf] Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori
    • "Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti." (Ömer Seyfettin)
  2. İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki
    • "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık." (Burhan Felek)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü