Sonunda la olan 5 harfli 44 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUĞLA

  1. [isim] Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
YAYLA

  1. [isim, coğrafya] Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük; yaylak, plato
  2. Denizden yüksekte olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri olarak kullanılmaya elverişli düzlük
    • "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür." (Memduh Şevket Esendal)
HAMLA

Kelime Kökeni: Arapça ḥamle

  1. [isim, denizcilik] Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması
  2. Sandalın bu biçimde aldığı yol
  3. Kıçtan birinci oturak
    • "Filikada hamlada oturan gemici, bir eliyle rıhtımın kenarına tutunmuş." (Zeyyat Selimoğlu)
TOPLA

  1. [isim] Üç parmaklı dirgen
MATLA

Kelime Kökeni: Arapça maṭlaʿ

  1. [isim, eskimiş] Gök cisimlerinin doğması
  2. [eskimiş] Gök cisimlerinin doğduğu yer
  3. [edebiyat] Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk beyti
İTİLA

Kelime Kökeni: Arapça iʿtilāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yücelme
    • "Beşer denen kuş doymaz itilalara." (Tevfik Fikret)
  2. Bakınız yükselme
TABLA

Kelime Kökeni: Arapça ṭabla

  1. [isim] Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi
    • "Bir hurmacının tablasında üstlerine vuran güneş ışığıyla parıldayan hurmalara imrenmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden, mermerden veya tahtadan yapılan tepsiye benzer altlık
  3. Bir şeyin düz ve geniş bölümü
    • "Çadır direği tablası. Hokka takımı tablası."
  4. Geniş ve düz levha
  5. Bakınız küllük
  6. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça
  7. [müzik] Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü
  8. [denizcilik] Makaraların yüzlerini oluşturan, dişbudak veya karaağaçtan yapılmış dış bölümleri
  9. [spor] Okçuların kullandığı nişan levhası
SUPLA

Kelime Kökeni: Fransızca supple

  1. [isim] Bakınız Amerikan servis
FODLA

Kelime Kökeni: Arapça faḍla

  1. [isim, eskimiş] Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü
VİGLA

Kelime Kökeni: İtalyanca vigilia

  1. [isim, denizcilik] Savaş ve ticaret gemilerinin direkleri üzerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine yapılmış gözetleme yeri; çanaklık
VALLA

  1. [ünlem, ağızlardan] Bakınız vallahi
    • "Valla ekmek çarpsın ödüm kopardı ondan, şimdi üstüme üfürecek, taş kesileceğim diye." (Emine Işınsu)
VİLLA

Kelime Kökeni: İtalyanca villa

  1. [isim] Yazlıkta veya şehir dışında, bahçeli, müstakil ev
    • "Bütün konsolosluklar orada ve önleri bahçeli, şirin villalar içinde." (Necip Fazıl Kısakürek)
TUZLA

  1. [isim] Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer; memleha
    • "Bize gelinceye kadar günde elli ton üretim yapan bu tuzlada biz bu rakamı iki yüz tona çıkardık." (Himmet Kayhan)
  2. [ağızlardan] Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler
  3. [ağızlardan] Bakınız tuzlak
ÇAĞLA

  1. [isim, bitki bilimi] Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
    • "Kayısı ve şeftali ağaçları birkaç günde çiçek açmış, badem ağaçlarında ise çağlalar belirmeye başlamıştı." (Metin Gerenler)
TAVLA

Kelime Kökeni: Arapça ṭavīle

  1. [isim] At beslenip bakıldığı yer, at ahırı
    • "Dağın ardında bir nazlı sultanım / Tavlamda doru bir küheylanım" (Ahmet Muhip Dıranas)
BAKLA

Kelime Kökeni: Arapça bāḳilā

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba)
    • "Evlerinin uğru bakla / Al beni koynunda sakla" (Halk türküsü)
  2. [bitki bilimi] Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi
  3. Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri
KUKLA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri
    • "Salıncağın üzerindeki kızlar, iki zarif kukla gibi fıldır fıldır dönüyorlardı." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Ayakları olmayan, alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek
  3. Bu bebeklerle oynatılan oyun
  4. [mecaz] Başkasının etkisinde olan, onun isteklerine göre davranan (kimse)
    • "Onu da kılıbık bir koca gibi kukla yapar oynatırım." (Etem İzzet Benice)
GAZLA

  1. [argo] "defol, git!" anlamında kullanılan bir söz
BUZLA

  1. [isim, coğrafya] Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı; bankiz, aysfilt
SIĞLA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız günlük ağacı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü