Sonunda la olan 4 harfli 28 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- URLA
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- BULA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yenge
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yenge
- PALA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pala
-
[isim]
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
- "Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu."
-
Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
-
Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste
-
[isim]
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
- SELA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi."
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- MOLA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mola
-
[isim]
Yorgunluğu gidermek için duraklama
- "Aslında, molaya benim niyetim yoktu."
-
Ara verme
- "… şiir konusuna dalmış olan bayan sözüne hiç mola vermiyordu ki bana da söz sırası gelsin."
-
[denizcilik]
"Bırak, koyuver, gevşet” emri
- "Savulun varda! İskeleyi çek! Halatı bırak! Mola et!"
-
[spor]
Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme
-
[isim]
Yorgunluğu gidermek için duraklama
- İLLA
-
Kelime Kökeni: Arapça illā
-
[zarf]
Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun; ille, illaki
- "İlla seni evine kadar geçireceğim diye ayak diriyor."
-
Hele, özellikle
-
Bakınız kesinlikle
-
[zarf]
Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun; ille, illaki
- MALA
-
Kelime Kökeni: Farsça māle
-
[isim]
Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı biçimli, tahta saplı, demirden sıvama aracı
-
[isim]
Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı biçimli, tahta saplı, demirden sıvama aracı
- TELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tela
-
[isim]
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez
-
[isim]
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez
- HELA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalā
-
[isim]
Bakınız tuvalet
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- KOLA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca colla
-
[isim]
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
-
Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı
-
Bakınız kolalama
- "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir."
-
[isim]
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
- BALA
-
- KALA
-
-
[zarf]
Kaldığında
- "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık."
-
[zarf]
Kaldığında
- CİLA
-
Kelime Kökeni: Arapça cilāʾ
-
[isim]
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik
- "Üzerine özenle dizilmiş boya kutuları, parlatma bezleri, ayakkabı cilası ve fırça yerlere saçıldı."
-
Bir kişinin veya bir şeyin dış görünüşündeki parlaklık
-
[mecaz]
Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum
-
[mecaz]
Gereksiz süs veya gösteriş
-
[argo]
Sert içkiden sonra içilen hafif içki
-
[isim]
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik
- ZULA
-
-
[isim]
Kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
- "Hasan Kaptan, iskelenin altında hem gözcülük yapıyor hem de benim iple bağladığım sandıkları yukarı çekip zulaya yerleştiriyordu."
-
Rağbet gören ve sayısı az olan şeylerin zamanı geldiğinde kullanılmak üzere saklandığı yer
- "Bilet satışındaki kıza, tiyatrocu olduğumuzu söyledik; bize kıyıdan, köşeden, zuladan, iadeden yer buluyor."
-
[isim]
Kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
- ABLA
-
-
[isim]
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi; aba, bacı
- "Bir Türk on dört yaşına girdi mi annesinden, ablasından, kız kardeşinden ve nihayet teyzesinden ve halasından başka bir kadının yüzünü göremez."
-
Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın
- "Hatırda kalan şey değişmez zamanla / Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye abla"
-
[argo]
Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın; çaça, mama (II)
- "Bir akşam gel benimle, gidelim bir sarhoşluk edelim, ablaları şöyle bir dolaşalım."
-
[teklifsiz konuşmada]
Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz
- "Abla be, ne şanslı kadınsın, haftada iki kere çiçek geliyor. Ama helal olsun sana, adama kan kusturuyorsun be abla, demişti Serkan."
-
[isim]
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi; aba, bacı
- LALA
-
Kelime Kökeni: Farsça lālā
-
[isim, eskimiş]
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse
- "Mekteple ev arasında daima bir lalanın refakatinde gidip gelmeye alıştı."
-
[tarih]
Şehzadelerin özel eğitmenleri
-
[ünlem]
Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz
-
[isim, eskimiş]
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse
- LİLA
-
Kelime Kökeni: Fransızca lilas
-
[sıfat]
Leylak renginde olan, açık mor
-
[isim]
Bu renk
-
[sıfat]
Leylak renginde olan, açık mor
- EVLA
-
Kelime Kökeni: Arapça evlāʾ
-
[sıfat]
Daha iyi
- "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır."
-
[sıfat]
Daha iyi
- HALA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāle
-
[isim]
Babanın kız kardeşi; bibi
- "Halamın çevresi değişmiş, hayat standardı değişmişti ama üç yeğenine olan sevgisi, ilgisi azalmamıştı."
-
[isim]
Babanın kız kardeşi; bibi
- KULA
-
-
[isim]
Gövdenin sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
-
[sıfat]
Bu renkte olan (at)
- "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı."
-
[isim]
Gövdenin sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu