Sonunda la olan 4 harfli 28 kelime var. LA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde la olan kelimeler listesine ya da başında la olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SILA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma
    • "Ara sıra memlekete, sılaya gitmek lazım." (Refik Halit Karay)
  2. Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer
    • "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var." (Karacaoğlan)

KULA

  1. [isim] Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
  2. [sıfat] Bu renkte olan (at)
    • "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı." (Reşat Nuri Güntekin)

SALA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
    • "Su salası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)

MALA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı, duvarcı ve sıva aracı, sürgü

KALA

  1. [zarf] Kaldığında
    • "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık." (Ahmet Haşim)

BİLA
...
BELA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum
    • "Kumar, toplum için büyük bir beladır."
    • "Geceleyin belanı arama, haydi nerden geldinse bas git oraya." (Etem İzzet Benice)
    • "Yurtlarına bela getiren bu kadını, ayıplamıyor kentin uluları." (Azra Erhat)
    • "Solda sıfırlar önemsiz sanılır ama sağda sıfırlar da öyle zaman gelir ki bela olur." (Aydın Boysan)
  2. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
    • "Hayatta dipdiri yanmak belasından da kurtulmuştum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Hak edilen ceza
    • "Allah belasını verdi."

ABLA

  1. [isim] Bir kimsenin kendinden büyük olan kız kardeşi
  2. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın
    • "Hatırda kalan şey değişmez zamanla / Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye abla!" (Ahmet Muhip Dranas)
  3. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama
    • "Bir akşam gel benimle, gidelim bir sarhoşluk edelim, ablaları şöyle bir dolaşalım." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz

CİLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik
    • "Çocukluk günlerin hatırası zihinlerine cila vermişti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Parlaklık
  3. Gereksiz süs, gösteriş

MOLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yorgunluğu gidermek için duraklama
    • "Köye gidinceye kadar iki yerde mola verdik."
    • "Otobüs, yol üzerinde bir kasabanın çarşısında yarım saat mola vermişti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Koyuverme
    • "Halatı, mola ettiler."
  3. Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme

KOLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
  2. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı
  3. Kolalama
    • "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir." (Refik Halit Karay)

LALA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse
    • "Mekteple ev arasında daima bir lalanın refakatinde gidip gelmeye alıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Şehzadelerin özel eğitmenleri
  3. [ünlem] Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz

HELA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tuvalet

ZULA

  1. [isim] Kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer

İMLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yazım
    • "İmla bahsi, yalnız bizde değil, Fransa'da dahi gariplikler uyandırmıştır." (Ahmet Rasim)
  2. Doldurma, doldurulma
    • "Tarihî inkılabımızın bir sahifesi, İkinci İnönü zaferiyle imla edildi." (Atatürk)

TELA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez

GALA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Resmî bir törenden sonra yapılan büyük ve gösterişli şölen
  2. Ön gösterim
    • "Yalnız bir gece için ecnebilere verdiği bir Kontes Maritza galasını da hiç unutamazdı." (Haldun Taner)

ASLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Hiçbir zaman, hiçbir biçimde
    • "Dünyada her şeyle alay edilir şaka yapılır ama şiirle asla!" (Sait Faik Abasıyanık)

EVLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Daha iyi, yeğ
    • "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)

LİLA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü