Başında la olan 8 harfli 42 kelime var. La ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında la bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LAĞVETME
-
-
[isim]
Lağvetmek işi veya durumu
-
[isim]
Lağvetmek işi veya durumu
- LATİNLİK
- ...
- LASTİKÇİ
-
-
[isim]
Lastik ürünlerini yapan veya satan kimse
-
Otomobil lastiğini satan veya onaran kimse
-
[isim]
Lastik ürünlerini yapan veya satan kimse
- LAVANTİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lavanta çiçeğinin bir başka türü
-
[isim]
Lavanta çiçeğinin bir başka türü
- LAKİNSİZ
- ...
- LAMBASIZ
-
-
[sıfat]
Lambası olmayan
-
[sıfat]
Lambası olmayan
- LAHURAKİ
-
-
[sıfat]
Lahor'a ait
- "Hasan lahuraki kumaştan bir entariyi Fatma Hanım'a uzattı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Lahor'a ait
- LACİVERT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Koyu mavi renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Bir lacivert pardösü almanın daha iyi olacağına karar verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Koyu mavi renk
- LAVABOLU
- ...
- LATİFECİ
-
-
[sıfat]
Şakacı
- "Acaba küçük hanım, latifeci bir adam diye işittiği için benimle böyle, zarifane bir şaka mı ediyordu?" (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Şakacı
- LAVDANOM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç
-
[isim]
İçinde afyon bulunan sulu bir ilaç
- LAĞVOLMA
-
-
[isim]
Lağvolmak işi
-
[isim]
Lağvolmak işi
- LAKLAMAK
-
-
[-i]
Laka veya vernik sürmek
-
[-i]
Laka veya vernik sürmek
- LAVSONİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidratlı alüminyum ve kalsiyum çift silikatı
-
[isim]
Hidratlı alüminyum ve kalsiyum çift silikatı
- LATİFLİK
-
-
[isim]
Latif olma durumu
- "Gölün latifliğini üstündeki yüksek ve çıplak dağ bozuyor." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Latif olma durumu
- LABORANT
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
- "Röntgen hademesi ile laborantı kandırıp bir radyografisini çektirmişti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse
- LAMBALIK
-
-
[isim]
Eski evlerde lamba koyacak veya takılacak yer
-
[sıfat]
Bir lambanın alabileceği kadar
- "Bir lambalık gaz yağı."
-
[isim]
Eski evlerde lamba koyacak veya takılacak yer
- LABİRENT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
- "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun
-
[isim]
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
- LASTİKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde veya üzerinde lastik bulunan
- "Lastikli şerit. Lastikli tekerlek."
-
Türlü anlamlar verilebilen (söz, konuşma)
-
[sıfat]
İçinde veya üzerinde lastik bulunan
- LANARKİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidratlı doğal kurşun sülfat
-
[isim]
Hidratlı doğal kurşun sülfat