Başında la olan 7 harfli 51 kelime var. La ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında la bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LATERNA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org
- "İlkin laterna eşliğinde sirtakiler yapıldı, sonra hızlı danslara geçildi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org
- LAKIRTI
-
-
[isim]
Söz, laf
- "Biz burada lakırtıya başlayalı iki dakika ya oldu ya olmadı." (Peyami Safa)
- "Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye lakırtı çıkardılar." (Memduh Şevket Esendal)
- "Bir gün sinirli olur da ters bir lakırtı ederse ben susarım." (Memduh Şevket Esendal)
- "Birbirine lakırtı yetiştirmeye, cevap bulmaya çalışıyorlar ." (Memduh Şevket Esendal)
-
Boş söz, dedikodu, laf
- "Lakırtıdır o, aldırma!"
-
[isim]
Söz, laf
- LAKLAMA
-
-
[isim]
Laklamak işi
-
[isim]
Laklamak işi
- LAVANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- "Aşağıdan caz sesi, lavanta kokusu ve alkollü bir hava geliyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- LAMEKAN
- ...
- LANOLİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yapağıdan elde edilen, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan, sarımtırak renkte bir yağ
-
[isim]
Yapağıdan elde edilen, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan, sarımtırak renkte bir yağ
- LASKİNE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun
-
[isim]
İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun
- LALELİK
-
-
[isim]
Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo
-
[isim]
Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo
- LADESLİ
- ...
- LAĞIMCI
-
-
[isim]
Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi
-
Düşman kalelerini yıkmak için lağım kazan asker
-
[isim]
Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi
- LAİSİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Laiklik
-
[isim]
Laiklik
- LANGIRT
-
-
[isim]
Dikdörtgen masa üzerinde türlü aletleri yönetmek yoluyla küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun
-
[isim]
Dikdörtgen masa üzerinde türlü aletleri yönetmek yoluyla küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun
- LANETLİ
-
-
[sıfat]
Lanetlenmiş, kargınmış, kargışlı, melun
-
[sıfat]
Lanetlenmiş, kargınmış, kargışlı, melun
- LALALIK
-
-
[isim]
Lala olma durumu veya lalanın görevi
- "Onlara da lalalık galiba bize düştü." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Lala olma durumu veya lalanın görevi
- LAVTACI
-
-
[isim]
Lavta (I) çalan kimse
-
[isim]
Lavta (I) çalan kimse
- LANSMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tanıtım
-
[isim]
Tanıtım
- LACEREM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Elbette
-
[zarf]
Elbette
- LALANGA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı
- "Rana bir lalanga yapar, alimallah parmaklarını yalarsın." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı
- LAKAYIT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İlgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız
- "Yüzündeki gülümseyiş geçti, yeniden lakayıt, uzak ve donmuş hâlini takındı." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Onun gözyaşlarına lakayıt kalmak mecburiyetinde bulunuyorum." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
İlgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız bir biçimde
-
[sıfat]
İlgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız
- LAMBALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda lambası olan
- "Üç lambalı avize."
-
Lamba ile çalışan
- "Beş lambalı radyo."
-
Birbirinin içine geçebilecek biçimde yapılmış
- "Lambalı döşeme tahtası."
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda lambası olan